|
TERBİYE
Ham tekstil malzemeleri görünüş ve
kullanışlılık açısından satılabilir durumda değildirler. Bunların albenisini
ve kullanışlılığını arttırarak satışa hazır duruma getirme işlemlerinin tümüne
terbiye denir. Terbiye işlemlerini basit olarak şöyle sınıflandırabiliriz.
1-Ön Terbiye
2-Renklendirme
2.1-Boyama
2.2-Baskı
3-Apre ( = Bitim )
3.1-Mekanik Apre ( = Kuru Apre )
3.2-Kimyasal Apre ( = Yaş Apre )
Geniş anlamda " terbiye " terimi yukarıdaki işlemlerin hepsini kapsar.
Fakat genellikle daha dar anlamda sadece 3. basamağı yani mekanik ve kimyasal
apre işlemlerini ifade etmekte kullanılır.
1- ÖN TERBİYE :
Kumaşım dokuma tezgahı veya örgü makinasındançıktıktan
sonra boyanma ve / veya basılmaya hazır duruma gelene kadar gördüğü işlemlerin
tümüne ön terbiye denir.
Ön terbiyenin, terbiye teknolojisindeki önemi büyüktür. Çünkü terbiye edilen
tekstil malzemelerinin hemen hepsi ön terbiyeye uğrarlar ve ön terbiyeyi takip
eden basamaklarda özellikle boyama ve baskıda görülen hataların yaklaşık %
60-70 ' i yanlış veya yetersiz ön terbiyeden kaynaklanır.
1-1 PAMUĞUN ÖN TERBİYESİ :
Pamuk tekstil lifleri içinde en eski ve bolluğu, ucuzluğu, yıkama özelliklerinin
mükemmelliği, mukavemeti, ömrü bakımından en önemli tekstil lifidir. Ancak,
pamuğun boyanıp / basılabilir hale gelmesi diğer liflerin çoğuna göre deha
fazla ön muamele gerektirir. Bu nedenle pamuklu mamullerin ön terbiyesi özel
bir önem taşır.
Düzgün bir ön muamele ile pamukta elde edilen başlıca özellikler şunlardır:
· Haşıl, çöpel, pektin, mum, katalitik maddeler
gibi safsızlıkların düzgün şekilde ekstraksiyonu,
· Düzgün bir beyazlık derecesi,
· Boya nakli için düzgün şekilde şişmiş lifler,
· Sabit bir pH,
· Düzgün bir artık nem yüzdesi,
· Düzgün bir su emme yeteneği,
Düzgün bir ön terbiye ve dolayısıyla renk verimi ve tekrarlanabilirliğe etki
eden başlıca faktörler şunlardır:
· Makine parkı ve dolayısıyla uygulanan ön terbiye metodu,
· Takip edilen proses basamakları,
· Uygulanan reçeteler ve çalışma şartları ( sıcaklık, zaman, vb. )
Pamuğun ön terbiyesinden amaç ekstraksiyonyoluyla
selülozu üzerindeki safsızlıklardan temizleyerek hidrofil kılmak ve bileşimindeki
doğal boya maddeleri oksitleyerek rengini ağartmaktır. Pamuğun ortalama bileşimi
aşağıdaki gibidir. Öte yandan dokuma prosesinden önce dokuma işlemini kolaylaştırmak
için çözgü ipliklerine uygulanan haşıl da selülozdan uzaklaştırılması gereken
safsızlıklardandır. Haşıl miktarı ham kumaş ağırlığının ortalama % 8-10 '
u kadardır. ( Bu rakam % 15 'e kadar da çıkabilir ). Tekstil malzemeleri üretim
sırasında bulaşan kir ve makine yağlarını da ihtiva eder.
Standart bir ön terbiye üç ana proses basamağından oluşur. Bu basmaklar ve
amaçları şöyle özetleyebiliriz:
Prosese Amacı
Haşıl sökme - Haşılı parçalama ve uzaklaştırma
- Selülozu ön pişirme
Alkali ile Muamele ( pişirme ) - Yabancı maddeleri liften uzaklaştırma
- Selülozu şişirme
- Tohum Kabuğunu çözme
Ağartma - Lifteki renkli maddeleri parçalama
- Tohum kabuğunu uzaklaştırma
Özel makineler gerektiren yakama ve merserizasyonu
dışındaki ön terbiye işlemlerini ( haşıl sökme, pişirme, ağartma ) aynı tip
makinelerde yapmak mümkündür. Bu makinelerin bir kısmı kesikli ( = parti usulü
), bir kısmı yarı kesikli ( = yarı kontinü), bir
kısmı da kesiksiz ( = kontinü) çalışmaya uygundur.
Bu nedenle mevcut makine parkına bağlı olarak ön terbiye prosesleri kesikli,
yarı kesikli ve kesiksiz prosesler diye sınıflandırılır.
Ön terbiye prosesleri, kumaşın halat veya açık ende muamele edilişine bağlı
olarak açık ön terbiye metotları ve halat halinde ön terbiye metotları diye
de sınıflandırılabilir.
Gerek halat halinde, gerek açık enli olarak pamuklu kumaşı kesikli, yarı kesikli
veya kesiksiz işleyen çok çeşitli ön terbiye makineleri veya sistemleri vardır.
Bunların başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz.
1- Açık-en muamele sistemleri ;
a- Kesikli çalışanlar ( jigger)
b- Yarı kesikli çalışanlar ( coldpad-batch= emdirme - soğuk bekletme pad
- roll= emdirme - sıcak bekletme sistemleri )
c- Kesiksiz çalışanlar ( pad- steam
= emdirme - buharlama sistemleri )
2- Halat halinde muamele sistemleri ;
a- Kesikli çalışanlar ( Haspel, kazan,overflowve jetler )
b- Kesiksiz çalışanlar ( J-Boxsistemleri )
Bu sistemlerin temel özellikleri aşağıda kısaca özetlenmiştir:
1- Başlıca Açık - En muamele Sistemleri :
Jigger
En eski ve en basit açık - en muamele makinesi jiggerdir.
Haşıl sökme, alkali kaynatmadan beyazlatmaya kadar bütün ön muamele prosesleri
jiggerdeçektirme ( tam banyo ) metoduna göre kesikli olarak
yapılabilir.
Bu makinede paslanmaz çelikten bir tekne üzerinde iki silindir vardır. Muamele
görecek kumaş bu silindirlerden birine gergin olarak sarılır. Kumaş bu silindirden
boşalıp diğerine sarılırken banyo teknesi içinden geçer.
Kumaşın bu silindirden diğerine sarılmasına 11 pasaj denir. İlk pasaj bitince
silindirlerin dönme yönü değiştirilerek ikinci pasaja geçilir. Bu şekilde
muamele türüne bağlı olarak bir kaç pasaj çalışılır. Muamele sonrası yıkamalar
da banyo değiştirilerek aynı makinede yapılır.
Jiggerdebanyo hareketsiz kumaş hareketlidir. Aynı
prensibe göre çalışan fakat kumaşı halat halinde muamele edenhaspelegöre kısa flotteoranlarında
çalıştığından haspelegöre daha ekonomik bir makinedir.
Ancak burada kumaş çekme gerilimlerine maruz kaldığından ince, hassas kumaşlardan
çok orta ağırlıkta ve ağır kumaşların muamelesinde kullanılır.
Jiggerlerlekesiksiz çalışmak mümkün değildir. Bu
nedenle rasyanilizasyoniçin günümüz gereklerini
karşılamamaktadır. Yani bu makineler de büyük metrajlar ekonomik olarak çalışılamaz.
2- Başlıca Halat Halinde Muamele Sistemleri :
Haspel Jet ve Overflow
:
Bu makineler kumaşın halat halinde çektirme metoduna göre çözelti içinde kesikli
olarak çalışmasına uygundurlar. Halat halinde muamele sistemlerinin en basiti
olup, tahta ve paslanmaz çelikten bir tekne ile teknenin üzerinde kumaşın
devrini sağlayan bir çıkrıktan oluşur. Yuvarlak veya oval kesitli bu çıkrık
üzerinden kumaş halatının iki ucu dikilir. Çıkrık boyunca aynı anda çok sayıda
çıkrık muamele görebilir. Haspelmakineleri küçük
metrajlarda çalışan küçük fabrikalar için özellikle önem taşır. Triko mamullerin
terbiyesinde hala geniş ölçüde kullanılır Özel avantajı, düşük yatırım maliyeti
yanında, tutum ve hacim açısından kaliteye yarar sağlanmasıdır. Büyük çekme
gerilimlerine dayanmayan hafif ve hassas kumaşlarhaspeldeçalışılır.
Haspeldemuamele uzun flotte
oranları gerektirir. Bu makine için normal olarak kullanılan 1 : 15flotteoranı yüksek bir su, kimyasal madde ve enerji tüketimine
sebep olur, bu nedenle haspel, sadece 750 kg / gün
kumaş kapasitesine kadar ekonomiktir.
Muhtelif haspelmakinelerini bir araya getirerek
kontinümuamele imkanı sağlanabilir. Bu prosüdürde
haspellerarsındaki mesafenin ve dolayısıyla kumaş
geriliminin çok fazla olmaması gerekir.
Jet makineleri haspellerindeğişik bir versiyondur.
Bu makinelerin haspeldenfarklı kumaş hareketinin
çıkrıkla değil, bir jet ( düse ) yardımıyla sağlanmasıdır. Şöyle ki, bu makinelerde
kazana bağlı olan bir boru üzerinde bir daralma olur. Bu daralma olur. Bu
daralma bir pompa vasıtasıyla hareket eden banyonun daralan bölgede akış hızının
artmasına ve basıncının düşmesine sebep olur. Banyo düşük basınçlı kısma hücum
ederken beraberinde kumaşı da sürükler.
Ower- flowveya yumuşak
akımlı diye isimlendirilen makinelerde ise, kumaşın hareketi bir jet yardımı
ile değil, sadece banyonun normal akışı ile yani dinamik bir basınç olmaksızın
sağlanır. Bu durum muameleyi çok yumuşak kılar. Böylece çok ince ve hassas
kumaşların zorlanmadan hareket etmesi sağlanır.
Kazanlar :
Ön terbiye işlemleri kazanlarda da yapılabilir. Kumaş kazanlarda halat halinde
çektirme etodunagöre çözelti içinde muamele edilir.
Muamele kesiklidir. Yaklaşık 1 / 5 olan flotteoranı
haspellerinflotteoranından çok
daha iyidir ve bu flitte oranında su, kimyasal madde ve enerji tüketimi daha
düşüktür.
Pişirme prosesi için atmosfer çık kazanlar veya 100º C ' nin
üzerinde çalışabilen kapalı, yüksek basınçlı kazanlar ( otoklavlar ) kullanılır.
Ağartma için kullanılan kazanlar da vardır. Esas itibarı ile taştan yapılan
bu kazanlar son derece uzun ömürlüdür. H2O2 ağartması için uygun değildirler,
fakat özellikle kloritağartmasına uygundurlar.
Kazanlarda zahmetli elle istifin yerini otomatik halat istifleyiciler almıştır.
Otomatik kontrol ünitelerinin kullanımı ise, yüksek prodüktivite, tekrarlanabilme
güvenirliliği sağlamıştır.
Hangi sistem kullanılırsa kullanılsın ön terbiyede başlıca proses basamakları
olan haşıl sökme, pişirme ve ağartma ile bunlara ek olarak yakma vemerserizasyonungenel esasları proses akış sırasına göre şöyle
özetlenebilir:
Yakma:
Yakma tamamıyla mekanik bir prosestir. %100 pamuklu kumaşların yakma işlemi
sırasında hiçbir önemli problemle karşılaşılmamasına karşılık PES/Pamuk karışımlarında,
alev sıcaklığının PES lifinin ergime noktasının altına düşmemesi sağlanmalıdır.
Öte yandan alev ve kumaşın zaman ve mesafe bakımından aşırı derecede temasını
önlemeye özen gösterilmelidir. Aksi halde PES lifi kavrulur.
Klasik bir terbiye işlem dizisinde yakma çoğu kez enzimatik
haşıl sökme ile kombine edilir. Haşıl sökmenin oksidatif
olarak yapılması halinde de kumaşı yaktıktan sonra kuru olarak sarmak ve sonra
doğrudan doğruya oksidatifhaşıl sökme maddesini
de ihtiva eden pişirme çözeltisiyle muamele etmek mümkündür.
Haşıl Sökme:
Dokuma işletmesinde, çözgü ipliklerine haşıl uygulamanın ana amacı düşük kopuşlu
optimum çalışma şartları sağlamaktır. Ancak etkili bir pişirme ve dolayısıyla
düzgün bir boyama ve / veya baskı eldesiiçin dokuma
sırasında uygulanan bu haşılın iyi bir şekilde sökülmesi gerekir. Bu amacı
sağlamak üzere birçok haşıl karışımları kullanılmaktadır. Haşıl seçiminde
maliılsökme için bakteri, pankreas veya malt esaslı
amilazlar kullanılır. Fakat bakteri esaslı amilazlarla haşıl sökme genellikle
hakimdir.
Enzimatikhaşıl sökme kesikli ve kesiksiz yöntemlerle
uygulanabilir. Ancak en yaygın uygulama şekli kumaşı yakma işleminden sonra
haşıl sökme maddesi ve bir ıslata maddesi / deterjan ihtiva eden çözeltiyle
emdirip, sonra sıcaklığa bağlı olarak saate 12 saate kadar - çoğu kezroliklerdebekletmektedir, daha sonra sıcak yıkamauıygulanır.
Enzimatikhaşıl sökmenin bir dezavantajı bu işlemin
müstakil bir işlem olmasıdır. PH ' bağmlılığıyüzünden
diğer proseslerle kombine edilemez. Oysa oksidatif
haşıl sökme kontinüpişirme ve ağartma prosesleri
ile kombine edilebilir.
Oksidatifhaşıl sökmenin uygulandığı bu kombine
prosesler zaman, su, buhar ve yardımcı maddelerde tasarruf sağlar. Ayrıca
enzimatikyolla tatminkar şekilde haşıl sökmenin mümkün olmadığı
durumlar da vardır.
Genellikle haşılın yüksek miktarda yağ ihtiva etmesinden, parçalanamayantapiokanişastası kullanılmasında ve haşıla küflenmeyi önleyici
maddelerin ilavesinden kaynaklanan böyle durumlardaoksidatifhaşıl sökme tavsiye edilir.
Bugün oksidatifhaşıl sökme hemen hemen
sadece kontinüemdirmemetoduyla yapılmaktadır. Uzun
yıllardan beri en çok bilinen oksidatifhaşıl sökme
maddesi persülfatlardır. Ancak persülfatların
nişastayı parçalama yanında selülozu da parçalayabilecekleri unutulmamalı
ve bu risk minumumaindirilmedikçe yada tamamıyla
elimine edilmedikçe oksidatifhaşıl sökme uygulanmalıdır.
Yeni tip oksidatifhaşıl sökme maddelerinin geliştirilmesiyle
lifin çürüme riskinin önüne geçilmiştir. ( Bu tür maddeler, aktif oksidatif
bir madde ile seçilmişanyonik/ noniyonikyüzey aktif
maddelerin kombinasyonlarıdır. )
Persülfatlardanbaşka H2O2 de oksidatif
haşıl sökme maddesi olarak önerilmiştir ve özellikle İngiltere'de kullanılmaktadır.
Ancak, tecrübeler, H2O2 ile nişasta parçalanmasının ağartmayı da içine alan
birçok muamele basamağından sonra elde edildiğini göstermektedir. Bu nedenle
metot sadece tam beyazlık istenen hallerde uygundur. H2O2 ile kombine tek
basamaklı bir pişirme işlemi sonunda elde edilen haşıl sökme derecesi yeterli
değildir.
Pişirme:
Gerçek anlamda pişirme işlemi, pamuklu malları seyreltik sıcak sodyum hidroksit
çözeltisi ile muamele ederek ihtiva ettiği safsızlıklardan temizleme işlemidir.
Pişirilecek pamuklu malzeme yağ, mum, proteinler, renk maddeleri gibi selüloz
dışı safsızlıkları, yaprak, çöpel, vs. gibi bitki
artıklarını, makine yağı, gibi imalattan gelen ilave safsızlıkları ihtiva
eder. Pişirme işlemi sırasında renk maddeleri hariç bütün safsızlar müteakip
bir yıkama ile mamulden uzaklaşabilecek duruma gelirler. Şöyle ki yağlar sabunlaşarak,
proteinler basit aminoasitlerin sodyum tuzlarına
parçalanarak suda çözünür hale gelirler. Mumlar ve makine yağları suda çözünür
hale gelmezler ancak yağların meydana getirdiği sabunlar yardımı ile pişirme
çözeltisi içinde emülsiyeolurlar. Liflerin NaOH
etkisi ile şişmesi sonucu yaprak,çöpel, vs. gibi bitki artıkları da çözünür hale gelir.
Bütün bu çözünebilir hale gelen veya emülsiyeolan
safsızlıklar, pişirmeyi takibedeniyi bir durulama
ile tekstil malzemesinden uzaklaşır. Safsızlıkların uzaklaştırılması, mamulde,
uzaklaşan madde miktarına eşdeğer bir ağırlık kaybına sebep olur.
Ağartma:
Ağartma işleminin birinci derecede amacı pamuğa arzu edilmeyen esmerliği veren
renkli safsızlıkları ( boyar maddeleri ) gidermektedir. Pamuğun ağartılmasında
oksidatifağartma maddeleri kullanılır. Bu tür maddelerle
çalışıldığında, ağartma olayı atomik oksijen açığa çıkması ile başlar.Oksidatifağartma maddelerinin en önemlileri hidrojen peroksit,
sodyum hipokloritve sodyumklorittir.
Merserizasyon:
Merserizasyonher zaman uygulanmayan, ön terbiye
işlemlerine, daha çok yüksek kaliteli mamullerde ( bluzluk ve üst giyim poplinlerde
) veya boyalı ve baskılı malların boya verimini arttırmak üzere ilave edilen
bir prosestir.
Merserize prosesi, pamuğun makinelerde bir yandan gerilim altında tutulurken
bir yandan da yüksek konsantrasyonda (26-30º Be' ) NaOH
çözeltisiyle muamele edilmesi diye tanımlanabilir.
Merserizasyonunamaçları aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
n Kumaş yüzeyinde bir parlaklık elde etme
n Boyutsal stabilite
n Daha yüksek mukavemet
n Selüloz liflerinin muntazam şekilde şişmesi
n İç yüzeydeki artış nedeniyle daha iyi boya alma
n Olgunlaşmamış ve " Ölü " pamukta boya absorblama
kabiliyetini arttırma
1.2 DİĞER SELÜLOZİK LİFLERİN ÖN TERBİYESİ
KETENİN ÖN TERBİYESİ :
Tekstil endüstrisinde kullanım alanı bulan diğer bir doğal selüloz lifi ketendir.
Keten bir sap lifidir. Özellikle yapay liflerin üretimlerinin artışıyla ketenin
üretimi gerileniştir. Ancak son yıllarda yeniden bir artış gözlenmektedir.
Bunun başlıca nedenleri moda, keten liflerin serin tutma özelliklerinin çok
iyi oluşu, artan hayat standardı ( daha pahalı, lüks mamullere yönelme ) olarak
sıralanabilir.
Kimyasal yapıları bakımından selüloz lifleri olan keten liflerinin terbiye
işlemleri genellikle pamuktakine benzer yalnız içerdikleri yabancı madde miktarının
fazla olması nedeniyle ketenin ön terbiyesi daha teffarruatlıdır.
REJENERE SELÜLOZ LİFLERİNİN ÖN TERBİYESİ
:
Rejenereselüloz lifleri yapıları itibarıyla temiz,
beyaz ve parlak lifler olduklarından bunların terbiyesi pamuk, keten, vb.
doğal selüloz liflerine nazaran çok daha ılıman şekilde yapılabilir. Bunun
yanındarejenereselüloz lifleri kimyasal maddelere, özellikle bazlara
karşı hassas olduklarından ve yaş dayanımları düşük olduğundan ön terbiye
işlemlerinin ılıman bir şekilde yapılması zorunludur Aksi halde lifler kimyasal
ve mekanik bakımlardan zarar görürler.
Rejenereselüloz liflerin ön terbiyesinde başlıca
işlemleri haşıl sökme, alkali ile muamele ve ağartmadır. Bu liflere genellikle
suda çözünebilen haşıl maddeleri uygulandığından haşıl sökme etkili bir sıcak
yıkamadan ibarettir. Suda çözünmeyen haşıl maddelerinin uygulanması halinde
pamuktakine benzer enzimatikhaşıl sökme yöntemleri
uygulanır.
-1.3 PROTEİN LİFLERİNİN ÖN TERBİYESİ
:
YÜNÜN ÖN TERBİYESİ :
Yün, zayıf alkali ortamda yüksek sıcaklıklarda yıpranan nazik bir tekstil
Malzemesi olduğundan yünün terbiyesinde alkali ortamda çalışırken çok dikkatli
olmak gerekir. Sulu ortamda yapılan germe, sıkma, ovma gibi her türlü mekanik
işlem de yünün keçeleşmesine sebep olur.
Yünün ön terbiyesinde uygulanan aşlıca işlemleri şunlardır:
Yıkama : Yünün kendine yapışkanlık veren ve eğrilmesini zorlaştıran doğal
yağlardan temizlenmesi için uygulanır.Genellikle az miktarda amonyak ve soda
konulan sabunlu suya 40-50° C ' de yapılır.
Yağlama : Elyafı kayganlaştırmak liflerin birbirine yapışmasını kolaylaştırmak
böylece iyi eğrilmesini sağlamak için yapılır.
Karbonizasyon: Yünde bulunan çalı, diken, ot, saman
vb. bitkisel maddeleri uzaklaştırmak için yapılır. Bu amaçla yün seyreltik
( 4-5° Be ) H2SO4 ile oda sıcaklığında bir müddet ıslatılır. Sonrakarbonizasyonsobalarında 80-100° C ' deısıtlır. Bu sırada buharlaşan su yüzünden derişikleşen H2SO4
yündeki selüloz artıklarını kömürleştirir. Sonra kömürleşen partiküller dövülerek
uzaklaştırılır. Yün durulanır, sodalı su ile nötralize
edilir.
Ağartma : Yün daha çok renkli kullanıldığından ağartılması pamuğunki kadar
önem taşımaz. Sadece beyaz ve açık renklere boyanacak trikotajlar ile asılacak
yünlü malzemeler ağartılır. Ağartma redüktif( =
indirgen ) veya oksidatif( = yükseltgen
) maddelere veya bunları kombine ederek yapılabilir.
İPEĞİN ÖN TERBİYESİ :
İpeğin ön terbiyesinde uygulanan başlıca işlemler şunlardır:
Zamk Çıkarma : Fibroininetrafını saran serisin
maddesini uzaklaştırmak için uygulanır. Bu işlem kaynar derişik sabun banyolarında
yapılır.
( Serisini Uzaklaştırma )
Ağartma : Serisini uzaklaştırılmış ipek oldukça beyaz olduğundan ipeğin ağartılması
büyük önem taşımaz. Ağartma gerektiren hallerde ipek indirgen veyayüseltgenmaddelere ağartılabilir.
Ağırlaştırılmış : İpekli mamullerin hacim ve ağırlığını arttırarak böylece
dolgunluk ve zenginlik sağlamak ve serisinin uzaklaştırılması yüzünden meydana
gelen ağırlık kaybını telafi etmek için uygulanır. Bu işlem ipeği anorganik
maddelerle ( birbiri ardına kalay, fosfat ve slikat
tuzlarıyla ) veya bitkisel maddelerle ( tanen, meşe mazısı özü, vb. maddelerle
) muamele ederek yapılabilir. Veya bu yöntemin karışımı uygulanabilir.
1.4 SENTETİK LİFLERİN ÖN TERBİYESİ
Poliester, Nylon,Poliakrilonitril, polipropilenve
diğer sentetik lifler bütünüyle kimyasal olarak elde edildiklerinden genelde
boyama öncesi önemli bir ön muamele gerektirmeyen temiz liflerdir. Bu nedenle
burada, sade fikir vermek üzere Poliesterinön terbiyesi
satır başları ile verilecektir.
POLYESTERİN ÖN TERBİYESİ :
Polyesterin ön terbiyesinde başlıca şu işlemler yer alır :
Yıkama : Üretim sırasında muhtelif maddelerden ( eğirme yağları, haşıl maddeleri,
makine yağları vs. ) ileri gelen kirlenmeleri gidermek için yapılır. Bu amaçla
PES mamulleri 70-80° C' de soda-sabunlu suda 20-30 dakika muamele edilir,
durulanır sonra asetik asitle nötralizeedilir.
Ağartma : PES lifin beyazlığı hayli yüksek olduğundan ağartılmaya pek ihtiyacı
yoktur. Çok gerekirse kimyasal olarak sadece NaC1O2 ' le
ağartılabilir. Ya da optik ağartma uygulanır.
PES / Pamuk veya PES / Viskoz karışımları NaC1O2 veya H2O2 ile, PES / Keten
karışımları asidik ortamda sodyum hipokloritve
takiben sodyum kloritveya takiben H2O2 ile,
PES / Yün karışımları peroksitle,
PES / Naylon karışımları asidik ortamda sodyum kloritle
ağartılır.
Termofikse: Aslında bir bir
bitim işlemi olmaklşaberaber genellikle ön terbiye
sırasında uygulanır. PES lifin iç gerilimlerini giderek metaryali
boyamadan önce boya ve şekilce stabilize etmek için uygulanır. Sıcak hava,
sıcak su, doymuş buhar veya sıcak silindirlerle yapılır
Kostikleme: PES lifinin tipik sentetik karakterini
değiştirerek kumaşa ipek tutumu ve görünümü vermek ve esnekliğini arttırmak
için uygulanır. İşlem sonunda boyar maddeler life daha fazla çeker. Ancak
bu prosesin mukavemeti düşürme etkisi yüzünden çalışma şartları ( zaman, sıcaklık
ve NaOHkonsantrasyonu ) dikkatle seçilmelidir.
2 BOYAMA VE BASKI
Tekstil malzemelerinin çeşitli boyar maddelerle muamele edilerek oldukça kalıcı
bir şekilde renklendirilmesine boyama denir. Kalıcılık terimiyle yıkama ve
ışığa tutma ile rengin kolayca giderilemeyeceği anlatılmak istenir. Ancak
boyamada rengin kalıcılığı mukayese amacıyla belirtilir. Yoksa gerçekten bütün
koşullarda kalıcı olduğu, yani rengini değiştirmediği garanti edilebilen hiçbir
boyar madde yoktur.
Bu bileşikler için " boya " terimi yerine " boyar madde "
teriminin kullanılması, özellikle anlamlıdır. Burada " boya " ve
" boyar madde " terimleri arsındaki farkı açıklamakta yarar vardır.
Bir cismin renklendirilmesi iki şekilde olur.
a) Cismin renkli bir tabaka ile örtülmesi. Burada cisme renk veren madde o cisme nüfuz etmez, sadece yüzeyini kaplar.
Biraz kazıyınca cismin ilk rengi meydana çıkar. Böyle boyamalar için kullanılan
renkli maddelere " boya " denir. Boya tozları kuruyan yağlar ve
film meydana getirici plastik bir maddeyle karıştırıldıktan sonra zemin yüzeyine
sürülür. Bu prosesin esası boyanın bir bağlayıcı yardımıyla cismin üzerine
yapıştırılmasından ibarettir. Boya ile cisim arsında herhangi bir ilgi söz
konusu değildir
b) Asıl boyama : Tekstil maddelerinin
( veya deri ve kağıdın ) bizzat kendisini renkli kılmaktır. Bunu sağlayan
renkli ve renksiz maddelerin hepsini birinci gurup boyalardan ayırmak için
boyar madde denmesi daha uygundur.
Renkli maddelerin ve dolayısıyla boyar maddelerin renkliliği, üzerlerine düşen
beyaz ışıktan belirli dalga boylarını yutup kalanını yansıtmalarından ileri
gelir ki biz buna seçimli ışık absorbsiyonudiyoruz.
Disperzve pigment boyar maddelerin dışındaki bütün
boyar maddeler suda çözünen veya boyama sırasında çözünür duruma gelerek lif
tarafından emilen boyar maddelerdir.
Bütün bu boyar maddelerin tekstil liflerine bağlanması, boyar maddelerin ve
lifin yapısına bağlı olarak aşağıdaki mekanizmalardan biri yardımı ile sağlanır.
1. Boyar maddenin adsorbsiyondenen kuvvetlerle
life bağlanması ( direkt boyar maddelerin tekstil liflerine bağlanışı bu yolla
olur. )
2. Suda çözünmüş durumda life emdirilen boyar maddenin lif içinde çözünmez
duruma getirilmesi ( örneğin, küp, çözülebilen küp, azoik gibi boyar maddelerinin
tekstil liflerine bağlanışı böyle olur. )
3. Boyar madde ile lif arasında elektrostatik çekime dayanan bir tuz oluşması
( örneğin, asit boyalarının yüne ve ipeğe, veya boyaların akrilik liflerle
bağlanması böyle olur. )
4. Boyar maddelerin lif içinde çözünmesi ( Disperz
boyar maddelerin sentetik liflere ve asetat liflerine bağlanması böyle olur.
)
5. Boyar maddelerin life kimyasal olarak bağlanması, ( Reaktif boyaların selüloz
liflerine bağlanması böyle olur. )
6. Boyar maddelerinin yapay reçineler yardımı ile life yapıştırılması ( pigment
boyar maddelerin life bağlanması böyle olur. )
Boyama ve baskı sırasında yukarıdaki mekanizmalardan biri ile life bağlanan
boyar maddenin dış etkilere karşı mukavemeti çok önemlidir. Bu özelliğe renk
haslılığı denir. Renk haslılığı boyar maddenin kimyasal yapısına yakından
bağlıdır. Ancak uygulanan boya ve baskı prosesi de haslığı önemli ölçüde etkiler.
Bu nedenle boyama ve baskıya başlamadan önce kullanım amacına en uygun haslıklara
sahip boyaların seçimi kadar bu boyaların doğru proseslerle uygulanması da
önemlidir. Rengin koyuluğu ve lif cinsinin de haslık üzerine etkileri vardır.
Renk haslıkları üretim ve kullanım haslıkları olmak üzere, iki guruba ayrılır.
Üretim haslıkları boyalı ve baskılı malzemenin daha terbiye işletmesiniterketmeden, uğrayabileceği müteakip proseslere karşı renginin
- veya renklerinin - mukavemetini gösterir. ( Pişirme haslığı, peroksit haslığı,
dinklemehaslığı gibi ).
Kullanım haslıkları ise, malzemenin satışa sunulduktan sonra kullanım sırasındaki
dış etkilere karşı renginin - veya renklerinin- mukavemetini gösterir. ( Işık
haslığı, yıkama haslığı, ter haslığı, sürtme haslığı gibi )
2.1 BOYAMA :
Tekstil malzemeleri açık elyaf, tops, iplik, kumaş
hatta hazır giysi halinde boyanabilirler. Her durum için geliştirilmiş özel
boyama makineleri vardır. Konum genişliği açısından burada sadecetellanılanen önemli makine ise fular ' dır. Bu makine, içinde
sevk rolikleribulunan bir tekne ile, tekne çıkışından
en az bir çift sıkma silindirlerinden oluşur.
Emdirme yönteminde kumaşın üzerine aldığı çözelti miktarı bir çok faktöre
bağlıdır. Lif cinsi ve kumaşın yapısı, geçiş hızı, sıkma basıncı, kumaşın
daha önce gördüğü işlemler, banyo sıcaklığı gibi. Fakat bütün bunların içinde
en önemlisi sıkma silindirlerinin sıkma basıncıdır. Bu yüzden kumaşın aldığı
çözelti miktarı çoğu kez sıkma efekti terimiyle ifade edilir. Örneğin sıkma
efekti % 70 demek, 100 gr. kumaş üzerine % 70 gr. çözelti almış demektir.
Fularda boya ile emdirilen kumaşın daha sonra fikse
ve yıkama için tamamlayıcı bazı muamelelerden geçmesi gerekir. Bu yüzden bir
fular bayarmadde cinsine ve boyama metoduna bağlı
olarak daima başka makinelerle kombine edilerek kullanılır. Bu kombine sistemleri
şöyle sıralayabiliriz.
Emdirme - Buharlama ( = Pad- Steam
)
Emdirme - Kurutma ( = Pad- dry
)
Emdirme - Termofikse( = Pad
- ermofixation)
Emdirme - Soğuk bekletme ( = Pad-batch)
Emdirme - Sıcak bekletme ( = Pad-roll)
Emdirme - Jiggerdemuamele ( = Pad
- jig)
Emdirme - Açık en yıkama
Kumaş boyamacılığında çektirme veya emdirme metotlarından hangisinin uygulanacağına
kumaştan beklenen özellikler ( tutum, vs. ), üretim miktarı, lif cinsi, boyar
madde cinsi ve mevcut makine parkı göz önüne alınarak kara verilir. Boyama
reçetelerinin hazırlanmasında da boyama metodu, lif ve boyar madde cinsi,
fikseşartları gibi faktörler esas alınır.
" Boyama Reçetesi " denince, bir boyama banyosuna konulacak boyar
madde miktarı ile kimyasal ve yardımcı kimyasal madde miktarlarını belirten
formülasyonakla gelir. Boyar madde bildiğimiz gibi tekstil
malzemesinin renklenmesini sağlar.
2-2 BASKI
Tekstil malzemeleri tarak bandı, çözgü ipliği ve kumaş halinde basılabilirler.
Bunlardan en önemlisi şüphesiz kumaş basmacılığıdır ve burada konunun genişliği
nedeniyle sadece kumaşların baskısı ele alınacaktır.
Basılacak kumaş genellikle beyaz olur, fakat bir ön boyamadan geçirilmiş kumaşlar
üzerinde de baskı yapılabilir. İkinci durumda orjinal
boyama ve baskı ile örtülür veya bazı kimyasal maddelerin etkisi ile tahrip
olur. Buna göre baskı metotlarını üç gurupta toplayabiliriz.
1. Direkt ( Aplike ) Baskı : Bu
baskıda baskı patı beyaz veya bir ön boyadan geçmiş kumaş üzerine uygulanır.
Kumaşın daha önce bir ön boyamadan geçtiği hallerde basılı alanlarda zemin
boyası tahrip olmaz, sadece örtülür.
2. Aşındırma ( Ronjan
) Baskı : Aşındırma baskısının esası boyalı bir kumaşın rengini basılı
alanlarda tahrip etmektir. Bu amaçla bir ön boyamadan geçmiş, boyası tamamen
fikseolmuş kumaşlar üzerine, içinde aşındırma maddesi dediğimiz
zemin boyasını tahrip eden kimyasal maddeler bulunan bir baskı patı ile baskı
yapılır.
Böylece basılı alanlarda zemin boyasını tahribi ile beyaz figürler oluşur
ki, buna beyaz aşındırma denir. Eğer baskı patı içine aşındırma maddelerine
dayanıklı ve zeminden farklı renkte olan boyar maddeler eklenirse basılı alanlarda
zemin boyasından farklı renkte figürler oluşur ki buna da renkli aşındırma
denir.
Aşındırma baskılar, şüphesiz ancak zemin boyası aşındırılabilir özellikte
ise, yani aşındırma maddelerine karşı dayanıksız ise, yapılabilir. Örneğin
Azoik boyalar, seçilmiş direkt boyalar, reaktif boyalar, selülozik elyaf için
en çok kullanılan aşındırılabilir zemin boyalardır. Bu lifler üzerine renkli
aşındırma yapmak için baskı patına ilave edilen aşındırma maddelerine karşı
dayanıklı boyar maddeler ve seçilmiş pigment boyar maddelerdir.
3. Rezerve Baskı : Rezerve baskının
esası basılı bir alanda zemin renginin fiksesini
önlemektir.
Bu amaçla beyaz kumaş üzerine önce rezerve maddesi dediğimiz bir madde içeren
bir baskı patı ile basılır, daha sonra kumaş boyanır. Rezerve maddesi basılı
alanlarda ya boyanın kumaşa nüfuz etmesini bloke eder ( mekanik rezerve )
veyafiksesiniönler ( kimyasal rezerve ).
Böylece basılı alanlarda beyaz figürler elde edilir, bunu beyazrezervelerelde edilir. Rezerve baskıda bir başka yöntem de
boyar madde çözeltisi ile muamele edilmiş fakat boyası fikse
edilmemiş kumaşı rezerve maddesi içeren baskı patı ile basmaktır. Daha sonraki
fikseişlemi sırasında basılmayan yerlerde zemin rengifikseolurken basılı alanlarda renk fikse
olmaz ve rezerve patının boyar madde içerip içermemesine bağlı olarak beyaz
veya renkli rezerve efektleri elde edilir.
Mekanik açıdan baskı tekniklerini dört grupta incelemek mümkündür.
1- El Basmacılığı ( Hand
Printing, BlockPrinting)
El basmacılığında basılacak şekli tahta kalıplarla çıkıntı halinde oyulur.
Boya patı hazırlandıktan sonra keçeden bir ıstampaya emdirilir. Kalıplar ıstampa
üzerine basılarak çıkıntı kısımlar boyanır. Bu boyalı kalıplar kumaş üzerine
basıldığında basılan yerler boyanmış olur. En eski ve artistik baskı metodudur.
Fakat yavaş ve pahalı bir prosestir.
2- Şablon Basmacılığı ( =Stencilling)
Şablon basmacılığında basılması istenen desenler bir çinko veya mukavvaya
olur. Bu kalıp basılacak kumaşın üzerine konulduktan sonra boya patı bir fırça
veya püskürtme tabancası ile oyulmuş kısımlardan kumaş üzerine uygulanır.
Bu proses çok eski bir proses olmakla beraber kısa bir zaman öncesine kadar
unutulmuş durumdaydı. Bu da zor ve pahalı bir metoddur.
3- Rulo Basmacılığı
Bu metoda makine baskıcılığı da denir. 1783 yılında Bell
adlı bir İngiliz ' in Rulo basma makinasınıicadı
ile bu metot kullanılmaya başlandı.
Bu makinede büyük bir ana s silindir etrafında basılacak renk sayısı kadar
baskı silindiri bulunur. Bakırdan yapılmış bu silindirlere desen ya çıkıntı
halinde işlenir ki buna röllefbaskı denir, veya
derinliğine oyulur ki, buna derin baskı veya gravür baskı denir.Röliefbaskı daha çok kağıt basmakta kullanılmasına karşılık,
derin baskı tekstil baskıcılığında kullanılır. Derin baskıda, baskı silindirlerinin
her birinin altında bir boya teknesi vardır. Silindir dönerken tekneden boyayı
alır. Baskı patının fazlası rakledenilen bir bıçakla
sıyrılır. Böylece sadece oyuk kısımların içi boya patı ile dolar, bu boya
ana silindir üzerinden geçen kumaşa basınçla basılır.
Rulo basma makineleri icat edildiğinden günümüze kadar yaygın şekilde kullanılmış,
bol miktarda ve ucuza baskı sağladığından tekstil endüstrisine büyük hizmeti
olmuştur. Ancak günümüzde yerini büyük ölçüde film baskıcılığına bırakmıştır.
4- Film Baskıcılığı ( =ScreenPrinting)
Film baskıcılığı şablon baskıcılığının gelişmiş bir şeklidir. Bumetoddaince ipek veya metal tellerden dokunmuş bir elekle
örtülü tahta veya metal çerçeveler kullanılır. Şablon adı verilen bu eleklerin
üzeri deseni meydana getiren kısımlar hariç su ve boya geçirmez bir lak tabakası
ile kaplanır. Baskı sırasında şablon kumaş üzerine yatırılır ve üzeri boya
patı ile sıvanır. Lakla kaplı olmayan kısımlardan boya kumaşa geçerek orayı
boyamış olur.
Film baskıcılığı elle veya makinede yapılır. El baskısında 20-80 m. uzunluğunda
masalar kullanılır. Basılacak kumaş ya masa üzerine hafifçe yapıştırılır veya
iğneler ile tutturulur. Her renk için bir çerçeve gerekir.
Bitim işleme veya makinede
yapılır. El baskısında 20-80 m. uzunluğunda masalar kullanılır. Basılacak
kumaş ya masa üzerine hafifçe yapıştırılır veya iğneler ile tutturulur. Her
renk için bir çerçeve gerekir.
Mekanik film basma makineleri ya düz veya rotasyon tipi makinelerdir. Düz
film basma makinesi elle yapılan film baskısı gibidir. Şablonlar dikdörtgen
şeklinde çerçevelerdir. Rotasyon tipi makinelerde ise, şablonlar silindir
şeklindedir. Pat şablonları içine pompalanır rakle
içten sıyrılır.
Baskı ve kurutmadan sonra boyaların fiksesiiçin,
kullanılan boyar madde cinsine bağlı olarak şu metotlardan biri uygulanır:
1-Buharlama ile fikse
a-Doymuş buharla
b-Kızgın buharla ( HT-buhar )
c-Basınçlı buharla
2-Sıcak hava ile fikse
-150° C sıcaklıktaki hava
ile
b-195-200° C sıcaklıktaki hava ile ( Termozolmuamelesi
)
3-Yaş fiksemetotları
Pigment baskılar dışındaki bütün baskılarda boya fiksajını
yıkama işlemi takip eder. Böylece kıvam maddelerinin, fikse
olmamış boya partüküllerinin, kimyasal madde artıkları
vs. ninkumaştan uzaklaştırılması, mümkün olur. Bazı
boyar maddelerin ( örneğin küp boyaların ) fiksajı
yıkama sırasında tamamlanır. Sonuç olarak yıkama optimum haslık özellikleri
sağlar rengi parlatır.
BİTİM İŞLEMLERİ
Kullanımı
Geliştiren Apreler
Çekmezlik
Buruşmazlık
Güç
Tutuşurluk
Su Geçirmezli
Güve
Yemezlik
Boncuklanmayı
Önleyici Apre
Çürümeyi
Önleyici Apre
Kir
İticilik
· vb.
Tutum
Ve Görünümü Geliştiren Apreler
Yumuşatma
Sertleştirme
Dekatür
Presleme
Kalandırlama
Dolgunlaştırma
vb.
Tekstil
ürünlerinin tutum, görünüş ve kullanım özelliklerini geliştirmek için yapılan
son işlemlere bitim işlemleri denir. Bitim işlemleri sanayide zamanzaman" terbiye " ve " apre " terimleri ile de ifade edilmekle
beraber kavram kargaşasına yol açmamak için burada bu terimlerin kullanılmasında
sakınılacaktır.
Eskiden
bitim işlemlerinin ana amacı alıcıda satın alma isteği uyandırmak, yani ürünün
albenisini arttırmaktı. Bu ise, tutum ve görünümü geliştirmekle sağlanıyordu.
Oysa sentetik liflerin ortaya çıkması ve değişen yaşam koşulları yüzünden
doğal liflere, kendilerine has iyi özelliklerini kaybetmeden ilave bazı özellikler
( örneğin buruşmazlık gibi ) kazandırılması olayı gündeme geldi. Böylece doğal
liflerin sentetik liflerle rekabeti mümkün olabilecekti. Bu eğilim, tekstil
ürünlerinin kullanım özelliklerini geliştirmeye yönelik bitim işlemlerinin
doğmasına yol açtı.
Diğer
bir gelişme de bitim işlemleri ile elde edilen etkilerinin dayanıklılığı (kalıcılığı)
konusunda
oldu. Eskiden bitim işleminden ana amaç alıcıda satın alma isteğini uyandırmak
olduğundan elde edilen etkilerin kullanıma dayanıklı olmasına çok önem verilmezdi.
Bugün ise, çoğu kez tekstil ürününe bir takım özelliklerin verilmesi yeterli
olmakla bu özelliklerin kullanıma, özellikle yıkmaya, karşı dayanıklı olması
istenmektedir.Tekrarlı
yıkamalara karşı dayanıklı olup olmamasına göre geçici veya kalıcı diye sınıflandırdığımız
bitim işlemleri ile tekstil malzemesine verilen başlıca özellikler şunlardır:
1-Görünüş
ile ilgili özellikler: Düzgünlük, parlaklık, sıklık matlık gibi
2-Tutum
ile ilgili özellikler: Sertlik, dirilik, dolgunluk, yumuşaklık, elastiklik,
tokluk gibi.
3-Kullanım
ile ilgili özellikler: Buruşmazlık, yanmazlık, su geçirmezlik, çekmezlik,
keçeleşmezlik, kir tutmazlık ve yıkama ile kiri kolay giderme, küflenmezlik,
antimikrobiklikgibi.
Bu işlemleri
iki büyük gurupta incelemek mümkündür.
1.Kimyasal
bitim işlemleri ( =yaş bitim işlemleri )
2.Mekanik
bitim işlemleri ( =kuru bitim işlemleri )
Kimyasal
bitim işlemlerinin esası terbiye maddelerinin herhangi bir uygulama yöntemine
göre tekstil ürününe uygulanması ve bu sırada life bağlanmasıdır. Terbiye
maddeleri malzemeyi bir banyodan uygulandıkları için bu işlemlere yaş bitim
işlemleri de denilmektedir. Kimyasal bitim işlemlerine yine yaş terbiye işlemleri
olan ön terbiye işlemlerinden ayıran başlıca özellik ön terbiye işlemlerinin
ekstraktifolmasına karşılık kimyasal bitim işlemlerinin
additif( katılma ) işlemi olmasıdır. Yani işlem
sonunda tekstil malzemesine bir şeyler katılmakta, dolayısıyla ağırlığından
artış olmaktadır.
Kimyasal
bitim işlemlerinde kullanılan tekstil terbiye maddelerinin genellikle liflere
fazla afinetisiyoktur. Dolayısıyla çektirme yöntemi
yerine çoğunlukla emdirme yöntemine göre uygulanırlar. Ayrıca aktarma, kaplama,
püskürtme yöntemlerinden birine göre da çalışmak mümkündür.
Mekanik
bitim işlemlerine gelince, bu tür işlemlerde kimyasal bir madde uygulaması
söz konusu değildir. Elde edilmek istenen efektler bastırma, kesme, tüylendirme,
ısıl işlemler gibi mekanik ( fiziksel ) yollarla sağlanır. Bazı durumlarda
mekanik bitim işlemleri sırasında tekstil malzemesine su, yardımcı madde vb.
etki ettirilirse bile genellikle bu tip bitim işlemleri kuru işlemlerdir.
Bu işlemler bazen tek başına, ama çoğu kez kimyasal bitim işlemlerinden sonra
uygulanır.
Mekanik
bitim işlemlerinden amaç, genellikle kumaşın görünüm ve tutumu geliştirmektir.
Fakat; örneğin, pamuklu malların çekmesini önlemek için yapılansanforizasyongibi bazı işlemler kullanım özelliklerini geliştirmek
içindir.
Malın
kullanım amacı da uygulanacak bitim işlemlerini belirlemede önemlidir. Örneğin,
giysi yapımında kullanılacak bir mala uygulanacak bitim işlemleri ile döşemelik
mallara uygulanacak aynı değildir
Kısaca
bitim işlemleri ;
Tekstil
mamullerine ön terbiye ve renklendirme işlemleri sonrasında uygulanan ve tekstil
mamulüne istenilen görünüm ve özellikleri sağlamak amacıyla uygulanan işlemlerdir.
İkiye
ayrılırlar;
A-Tutum
ve görünümü geliştiren apreler,
B-Kullanımı
geliştiren apreler
A-TUTUM
VE GÖRÜNÜMÜ GELİŞTİREN APRELER
YUMUŞATMA:
Tekstil
mamullerine yumuşak tutum verebilmek amacıyla yapılan işlemlerdir. yumuşatma
işlemi mekanik olarak elde edilebilse de yinede yumuşatıcı maddelerin kullanılması
ile daha iyi sonuç elde edilir. Tekstil mamulleri, piyasaya sunulmadan önce
alıcı isteği uyandırma ,kullanım rahatlığı vermek amacıyla yumuşatıcı maddelerle
muamele edilirler.
SERT TUTUM
APRESİ:
Sert tutum
apresi genellikle pamuklu dokumalar için kullanılır. Kumaşlar sertleştirici
madde içeren apre çözeltisine sokulur ve apre maddesinin mamulün gözeneklerine
yerleşmesi sağlanarak, istenilen sertlik elde edilebilir.
PRESLEME:
Yünlü
mamullerin yüzey düzgünlüğünü sağlamak amacıyla silindir preslerle ile yapılan
işlemdir. Kumaş basınç uygulayan iki silindir arasından geçirilir.
KALENDERLEME:
Tekstil
mamulünü yumuşatmak ve yassılatmak , iplikler arasındaki aralıkları kapatmak
veya yüzeye parlaklık vermek amacıyla kumaşın basınçlı silindirler arasından
geçirilmesidir. En az iki silindir arasından geçirilir. Yünlüler hariç pamuklu
ve sentetik elyafların tümüne uygulanır.
MAKASLAMA:
Kumaş
yüzeyindeki hav tüycüklerini tamamen uzaklaştırmak yada bunların belirli bir
yükseklikte düzgün bir seviyede kesmek amacıyla yapılır. Yünlü kumaşların
yakılması zor olduğundan genellikle makaslanır.
ŞARDONLAMA:
Dokuma
yada örme kumaşların ipliklerinin içerisinden ,liflerin çekilerek kumaş yüzeyine
çıkarılması ve böylece tüylendirilmiş yüzeyli bir kumaş görünüşü oluşturulmasıdır.
Şardonlamaenlemesine açık durumdaki kumaşın, doğal
veya metalik ince teller yada zımpara kaplı dönen silindirler ile aksi yönde
geçirilirken mamulün üzerinden geçirilmesi ile gerçekleşir. Battaniye, peluş,
oduncu göleklik kumaşlarında özellikle uygulanır.
ZIMPARALAMA:
Şardonlamanın diğer bir şeklidir. Dokuma yüzeyinin güderi benzeri bir görünüş elde
etmesi için ,zımpara kağıdı ile kaplı bir silindir ile işlemden geçirilmesidir.
İnce dişli bıçakların yada zımpara silindirlerinin kullanımı ile uygulanan
mekanik işlemlerdir. Montluk, elbiselik vb gibi
kumaşlara şevtalikabuğu gibi tüylük kazandırılır.
DEKATÜR:
Tekstil
mamulünün bir bant üzerinde hareket ederken istenilen ende basınç altında
ısı verilerek açıldıktan sonra silindirler arasından geçirilirken ütülenir.
Ütülemenin daha iyi olması için buhar verilir.
DOLGU
APRESİ:
Açık yapılı
pamuklu kumaşlarda , atkı ve çözgüler arasındaki boşlukların dolgu maddesi
ile emdirme yapılarak doldurulması işlemidir. Dolgu maddeleri kumaşıtüllendirdiğindenbeyaz mamullerde kullanılır.
B-KULLANIMI
GELİŞTİREN APRELER
ÇEKMEZLİK
APRESİ :
Çekmezlik
apresi; tekstil materyalinin çekmesine neden olan etkileri en aza indirmek
veya yok etmek amacıyla yapılan işlemlerdir ancak; bir mamulün çekmezlik işlemi
görmesi halinde çekmeyi sağlayan tüm şartlara karşı direnç kazanacağı söylenemez.
Bu tekstil mamulünün yapısına ve daha çok işlem koşullarına bağlıdır.
BURUŞMAZLIK
APRESİ :
Bir tekstil
kumaşının kullanımı sırasında oluşan buruşukluklara karşı direncini ve ondan
kurtulma özelliğini ifade eder. Buruşmazlık da tamamen direnç gösterme kabiliyetinden
ziyade, ilk şekline dönebilme kabiliyeti önemlidir.
GÜÇ TUTUŞURLUK,
YANMAZLIK APRESİ :
Liflerin
yada kumaşların güç tutuşurluk maddeleri ile işlemden geçirilmeleridir. Bu
bitim işlemi;
Tekstil
materyalinin alev almaya karşı koymasını,
Eğer alev
almışsa hızının yavaşlatılmasını,
Yakıcı
etkenden uzaklaştırıldığında kısa bir süre sonra yanmanın kendiliğinden durmasını
sağlar.
SU GEÇİRMEZLİK
APRESİ :
Kumaşın
yüzeyinin su ve hava geçirmez bir tabaka ile kaplanmasıdır. Deri solunumu
ve ter nakli mümkün değildir.
SU İTİCİLİK
APRESİ :
Mamuldeki
lif ve ipliklerin etrafında çok ince bir hidrofob
zar oluşturmaktır. Lifler ve iplikler arasındaki gözenekler kapanmaz. Deri
solunumu ve ter nakli gerçekleştirilebilir. Çok fazla yağmur sonucu zamanla
mamul gözeneklerden su girebilir.
BONCUKLANMAYI
ÖNLEYİCİ APRE:
Boncuk
veya pillingdenilen ufak lif düğümlerinin ortaya
çıkmasını önleyen ve mamul kumaşlara uygulanan bir ard
işlemdir. Prensip ; boncuklanmaya neden olan lif uçlarının yok edilmesidir.
Yakma ve makaslama işlemi bu işlem için uygulanabilir.
GÜVE YEMEZLİK
APRESİ:
Güve kurdu
ve halı kınkanatlıları, hayvansal liflerden oluşan kumaşlara, zarar verici
olarak bilinirler. Bu lifler karışım halde iken de , karışımı oluşturan diğer
lif bu zararlının sindirebileceği bir lif olmasa dahi hayvansal lifle birlikte
zarar görebilir. Güve yemezlik apresi; yün yada diğer protein liflerini güve
ve benzeri gibi haşerelerin verebileceği zarardan korumak amacıyla uygulanır.
YAĞ İTİCİLİK:
Yağ itici
kimyasalların kullanılarak, tekstil mamulünün katı ve sıvı yağlara karşı leke
tutmazlık kabiliyetinin sağlanmasıdır.
KAYMAZLIK
APRESİ:
Yapay
lif flamentlerindenoluşana dokumalarda ipliklerin
kayma dayanımını artırmaya yarayan bitim işlemidir. Astarlar için önemlidir.
Yapay reçineler, yapışkan ve film oluşturucu maddeler ile gerçekleştirilir.
KİR İTİCİ
APRE- KİR TUTMAZLIK APRESİ:
Tekstil
liflerinde elektrostatik yüklenme yalıtkanlığı ve yağlı kirlerin tutunma özelliğini
engellemeye yarayan ve daha sonraki temizleme işlemlerini kolaylaştıran tüm
bitim işlemleri için kullanılan genel bir terimdir.
Kir iticilik
, kir tutmazlık ve kirin kolay uzaklaştırılması gibi kavramlar aşağıda gösterilen
üç sınıflandırma ile açıklanabilir:
Kuru kirin
itilmesi ve kuru tekstil mamullerinden ıslak kirin itilmesi,
Hafif
kirlerin uzaklaştırılmasının kolaylaştırılması,
Yıkama
sırasında ıslak tekstillerden ıslak kirin itilmesi.
SANFOR - RAM:
Sanforda ramdan farklı olarak keçeli silindir bulunmaktadır. Bu silindirler özellikle
selüloz esaslı mamullerde ( pamuk, viskon, keten
vb.) ,mamulün her yerinde aynı özelliği sağlamakta daha iyi sonuç alınmasını sağlar. Bu işlemlerin asıl amacı tekstil işletmelerinde dokuma (veya örme) öncesi
, dokuma (veya örme) ve terbiye işlemleri sırasında kumaşta oluşan çözgü yönündeki
gerilimlerin yok edilmesi olsa da, (böylece lifler doku içinde daha rahatlamış, daha
gerilimsiz hale getirilmiş olur ve gömleklik kumaşlara genelde uygulanır.)
Her iki işlemde de:
- Boyutsal değişmezlik
- Enine ve Boyuna gerdirme ve toplama işlemleri yapılarak en ve gramajın kontrolü.
<- Kurutma
<-Silikon ve Gold apre
<- Kumaş< kenar kesim işlemleri yapılabilmektedir.
BİTİM
(APRE) İŞLEMLERİNDE GENEL HATALAR
Düzgün
Olmayan Apre
Apre
Lekeleri (Özellikle Silikon Lekeleri)
Kırışık
İzi (Kumaşta)
Basınç
Uygulama Farkı (Basınç İzi)
TuşeninÇok Sert Olduğu Sert Tutum Hatası
Dolgunlaştırma
Apresinden Kaynaklanan Hata
Tozlanma,
Gri TüllenmeHatası
Reçine
Esaslı Apre Maddelerinden Kaymaklanan Kötü Koku Hatası
Aşırı
Kimyasal Kullanımından Kaymaklanan Elyafın Zarar Gördüğü Hatalar
Eko-Teksİçerisinde İstenmeyen Formaldehit Fazlası
Hare,
Apre Maddesi Kalıntısı
Bozuk
Tüylendirme, ŞardonApresinden Kaynaklanan Hatalar
Buruşmazlık
Apresi Gibi Aşırı Kimyasal Kullanılan Aprelerden Kaynaklanan Haslık Düşmesi
(Mamülde)
Bu sayfada yer alan bilgiler Araştırmacı Teknik Yazar Kasım UZUNOZ'ün kişisel sitesi www.tekstiltek.com'dan derlenmiştir.
|