TeKSTiL TeKNiK GüNDeM

Tekstil, Moda ve Perakendenin Nabzı

"agbulaka" tarafından yazılmış yazıları görüntülüyorsunuz

Ege Üniversitesi`nin 3 yılda bir dağıttığı `Duayen Tekstilci` ödülü bu yıl Mahmut Çalık`a verilecek.

Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü tarafından 3 yılda bir gerçekleştirilen Uluslararası Tekstil Sempozyumu`nda bu yıl, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık`ın babası, Mahmut Çalık`a `Duayen Tekstilci` ödülü verilecek. 27 Ekim tarihinde düzenlenecek ödül töreninde ayrıca Denizlili işadamı geçtiğimiz yıl intihar eden Funika Holding`in Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Sözkesen ile Trakya İplik Kurucusu Ertekin Asaboğlu da ödüllendirilecek.

Tekstil Araştırmaları Derneği Başkanı ve Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Emekli Öğretim Üyesi Işık Tarakçıoğlu, daha önce Hacı Sabancı, Sani Konukoğlu, Sakıp Sabancı, Fazıl Boyner gibi tekstil sektörüne hizmet eden duayenlere verdikleri ödülü bu yıl da sürdüreceklerini söyledi. 1976 yılından bu yana her 3 yılda bir yaptıkları ve bu yıl 12`ncisi düzenlenen Uluslararası Tekstil Sempozyumu`nun 27 Ekim tarihinde Çeşme Altınyunus`ta başlayacağını belirten Işık Tarakçıoğlu, şu bilgileri verdi: `Bu seneki sempozyuma binin üzerinde akademisyen katılıyor. Sempozyum bünyesinde ayrıca sektöre hizmet etmiş duayen isimlere de ödül veriyoruz. Bu yıl da tekstil sektörünün önemli isimlerinden Mahmut Çalık ile birlikte Nuri Sözkesen ile Trakya Birlik`in kurucusu Ertekin Asaboğlu`nu ödüllendireceğiz.` BUGÜNE KADAR KİMLER ÖDÜL ALDI? Hacı Sabancı, Sani Konukoğlu, Fazıl Boyner, Mithat Gürsoy, Sakıp Sabancı, Rüştü Akın, Halit Narin, Esat Sivri, Haydar Akın, Raif Dinçkök, Kemal Haraçcı, Sait Molu.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Moda haftalarında sözü geçen 5. büyük şehir olma iddiasıyla hayata geçirilen ve bu sene de başarılı bir şekilde sona eren İstanbul Moda Haftalarının hemen ardından Nev York Moda Haftalarında yer alacak tasarımlar yarın itibari ile moda meraklıları için podyuma çıkıyor.

BCBGMAXAZRIA, DKNY,Calvin Klein gibi bir çok ünlü tasarım markalarının yanı sıra bir çok moda etkinliğinin yer alacağı moda haftaları takviminin detayları www.domoda.com da.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Türk hazır giyim ve konfeksiyoncularının en gözde pazarı kuşkusuz Rusya. Nitekim halen yurtdışında en çok Türk mağazasının bulunduğu ülke de Rusya. Bir dönemler bavul ticareti yoluyla bu ülkeye mal satan firmaların yerini artık perakende zincirleri almış durumda.

Para Dergisi`nin bu haftaki sayısında yer ala Rusya`yı fetheden Türk hazırgiyimciler. Rusya`da en çok mağazası olan Türk şirketi 152 şubesiyle, blue jean markası Colin`s`in sahibi Eroğlu Holding. Adil Işık`ın 29, Damat Tween`in 9, Ramsey`in 14 mağazası var. Süvari, 2 yıl içinde 20 mağazaya ulaşmayı hedefliyor. Rusya hazır giyim perakendeciliğinde öne çıkan Türk şirketleri arasında, kendi kategorisinde lider olanı bile var. Romano Botta markasının sahibi Kanpak Tekstil, 74 mağazayla erkek giyiminde en çok mağazası olan firma durumunda.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Jean’in yaratıcısı Levi’s® “Kadınlar İçin Yepyeni Kalıplar” geliştirdi. Dünyanın dört bir yanındaki 60.000 kadının bedenini 3 boyutlu olarak tarayan Levi’s® tasarım ekibi, yoğun bir araştırmanın ardından Levi’s® Curve ID koleksiyonunu yarattı. Beden ölçüsü yerine beden şeklini dikkate alan Levi’s® Curve ID, jean dünyasını Slight Curve (Zarif Kıvrımlar), Demi Curve (Doğal Kıvrımlar) ve Bold Curve (Çarpıcı Kıvrımlar) adını taşıyan üç farklı kalıpla tanıştırıyor. Levi’s® Curve ID sayesinde artık jean’ler kadınların üzerine mükemmel bir şekilde oturuyor, jean tarihi yeniden yazılıyor…
GfK tarafından yapılan küresel bir araştırmaya göre, kadınların %95’i mükemmel kesimli jean pantolon olmadığına inanıyor. Araştırmanın ortaya koyduğu dikkat çekici daha başka sonuçlar da var. Örneğin, kadınların %87’si sahip olduklarına nazaran üstlerine daha iyi oturan jean’ler istiyor, yani giydikleri onları mutlu etmiyor. Sıkı durun; kadınların %54’ü satın alabilecekleri bir jean bulmadan önce en az on pantolon deniyor. Anlaşılan o ki, jean’ler üstlerine tam oturmadığı zaman kadınların çoğu kusuru kendisinde buluyor diyete başlıyor ya da kilo vermek için daha başka yöntemler deniyor. Ama artık kadınların jean’lerle ilgili hayal kırıklığı sona eriyor…

Jean’in yaratıcısı Levi’s®, kadınlar için yepyeni kalıplar yarattı. Kadınlar Levi’s® Curve ID koleksiyonu sayesinde “Bu jean tam benim için tasarlanmış” diyecekleri jean’lere kavuşuyor. Üzerinize sıkıca oturan, bacakları uzun gösteren, kalçaları dikleştiren ve bel kısmını kavrayan bir jean bulmak Levi’s® Curve ID sayesinde artık imkansız değil.

Levi’s® Curve ID, beden ölçüsü yerine beden şeklini dikkate alıyor ve Slight Curve (Zarif Kıvrımlar), Demi Curve (Doğal Kıvrımlar) ile Bold Curve (Çarpıcı Kıvrımlar) adını taşıyan üç farklı kalıbı jean dünyasıyla tanıştırıyor. Levi’s® Curve ID kalıpları dünya çapında 60.000 kadının bedenlerinin 3 boyutlu taramasını temel alan bu araştırma sürecinin ardından oluşturulmuş bulunuyor. Levi’s® tarafından gerçekleştirilen bu yenilikçi çalışma sayesinde kadınlar için yaratılan yepyeni kalıplar, jean tarihinde bir ilk anlamına geliyor. Kalıpların bir diğer özelliği ise (Levi’s® tarafından GfK’ya yaptırılan araştırmaya göre) dünyadaki kadınların %80’inin beden biçimlerini kapsaması. Bir diğer ifadeyle Levi’s® Curve ID kalıpları dünyada her 5 kadından 4’ünün üzerine tamı tamına, mükemmel şekilde oturacak bir kesime sahip.
Levi’s®’ın dünya genelindeki fit teknisyenleri, , denim uzmanları ve stil liderlerinden oluşan tasarım ekibi, yapılan araştırmanın sonuçlarından yararlanarak kadınların jean hakkındaki düşüncelerini kökten değiştirecek Levi’s® Curve ID koleksiyonunu yaratmış bulunuyor. Günümüz kadınlarının gerçek beden yapılarına göre tasarlanmış farklı stil ve renklerdeki, jean’ler Levi’s® mağazalarında satışa sunuluyor.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Moda Haftası İstanbul Fashion Week’in (IFW) özelleştirileceğini açıkladı.
Türk marka ve tasarımcılarını buluşturan ve 4 milyon euro harcanan IFW, Moda Fuarı Collection Premiere İstanbul (CPI) ve Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ile birlikte ekonomiye 11 milyon doların üzerinde katkı sağlandı. 4 günlük etkinliklerin sonuçlarını dün açıklayan İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, IFW ve CPI’ın Türk moda endüstrisinin gelişiminde öncü rol üstlendiğini belirtirken Moda Fuarı’nı birkaç yıl içinde özelleştirmeyi planladıklarını, bunun için bir iki büyük markayla görüştüklerini açıkladı.
CPI’ın başlangıç fuarı olduğunu ve 2011 yaz koleksiyonu olan firmaların fuara katılabildiklerini anımsatan Tanrıverdi, “Birçok firmamız hazır olmadıkları için ilk fuara katılamadı. Ama şubattaki fuara birçoğu hazırlık yapıyor. Bu fuarlar sayesinde de biz sektörün koleksiyonunu öne çekmiş olacağız. Türkiye’yi artık günlük ürün satan bir ülke olmaktan ziyade bir yıl sonrasının koleksiyonlarını satan bir ülke konumuna getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Sadece 21 katılımcı firma için değil, tüm sektör için çok önemli bir etkinlik olduğunu düşündüklerini vurgulayan Tanrıverdi, bunun kaldıraç etkisinin firmalara önümüzdeki dönemde yavaş yavaş yansıyacağını düşündüklerini kaydetti. Tanrıverdi, “Bugün İtalya’da yüzde 15′i büyük markalar tarafından yapılan ihracatın yüzde 85′i de bilinmeyen markalarca yapılıyor. Ama o yüzde 15′in kaldıraç etkisi yüzde 85′i de ayakta tutuyor. Ülke imajını yukarılarda tutuyor” dedi.

CNR faydalanmaya çalıştı
Tanrıverdi, aynı tarihlerde CNR Holding’in düzenlediği İstanbul Fashion Fair ile ilgili ise şunları söyledi: “Diğer fuar, sivil toplum örgütlerinin hiçbirinin katılmadığı, ticari amaçla yapılan ve özellikle aynı tarihe denk getirilip İstanbul Moda Haftası’nın rüzgârından faydalanılmaya çalışılan bir fuar oldu. Bölünmüşlük yok. Geçen yıllarda orada yapılan fuarların başarısız olmasından dolayı böyle bir fuar organizasyonuna gidildi.”
İşlerinin fuarcılık olmadığını kaydeden Tanrıverdi, “İlk 2-3 taneyi yapıp hemen ardından özelleştireceğiz. Bugün talip çıkarsa bugün bırakacağız. Zamanı da kaçırmamamız lazım. 3-4 sene içinde bugün Avrupa’da özenerek gittiğimiz fuarlardan daha büyük fuar haline gelecek. Ben diğer fuarın bir daha yapılacağını da zannetmiyorum” dedi. Milyarlarca dolarlık ihracat yapan sektörün organizasyon için ayırdığı bütçenin yetersiz olduğu eleştirilerini de yanıtlayan Tanrıverdi, “Bir marka değeri yaratmaya çalışıyoruz ancak kimsenin böyle bir kaynağı yok. Sektörün kârlılıklarında ciddi düşüşler var. Birçok şirket yurtdışı fuarlarda bile tasarrufa gitti. Bu nedenle sektörün para ayırmasına gerek kalmayacak bir yapı oluşturmak istiyoruz. Parasal işlerin içinden tamamen çıkacağız. Bu konuda bir iki büyük markayla görüşüyoruz” diye konuştu. Tanrıverdi, “200 milyon dolarlık bir tanıtım etkisi bekliyordunuz. O etki oldu mu” sorusunu da “Birkaç gün sonra değerlendirmeli ama yaklaşık o rakamı buluruz” diyerek yanıtladı.

Kravatlılar hoşumuza gitmiyor
Bu sene ağırlığın tasarımcıların üstünde olduğunu belirten Tanrıverdi, “Neticede biz burada bir iş yapıyoruz ve birtakım şeyleri de zaman zaman devlete anlatmak zorundayız. Devletin de gelip yaşaması, görmesi lazım. Onları da ancak bu vesileyle buralara getirebiliyoruz. Ne zamandır bu tasarımcı tebliği ile uğraşıyoruz. Bakan gelecek, yanında müdürler gelecek, görecekler, yaşayacaklar. Yoksa burada kimsenin çok fazla hoşuna gitmiyor kravatlı insanların dizilmesi. Gerçi bu sene onu yapmadık. Bundan sonrasında daha moda ağırlıklı olur” diye konuştu.
IFW Danışma Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu da dünyada moda endüstrisinin tek kutupluluktan sıkıldığını ve yeni heyecanlar aradığını belirterek Türkiye’nin de moda endüstrisini bu sıkıcılıktan kurtaracak çok sayıda malzemesinin bulunduğunu söyledi. Orakçıoğlu, “Zayıf yönümüz de projelendirip başlamıyoruz, önce başlayıp sonra projelendirmeye çalışıyoruz. Zamanı doğru kullanma ve organize olma konusunda da bazı eksikliklerimiz olabiliyor. Üretim ekonomisi ile birlikte bir tasarım, marka ekonomisinin temelleri burada birlikte oluşturuluyor” dedi.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 5.0/10 (1 vote cast)

Global moda endüstrisinin öncü marka ve tasarımcılarını İTÜ Taşkışla’da buluşturan İstanbul Fashion Week (IFW) ile Collection Premiere İstanbul (CPI), 4 gün süren defile ve etkinliklerin ardından sona ererken, İstanbul, dünya moda gündeminde ilk sıraya oturdu.

Moda, tasarım ve ticaret üçgenini aynı çatı altında buluşturarak İstanbul’u dünya markası yapma hedefinde önemli bir misyon üstlenen IFW ile CPI, hazır giyim endüstrisine olduğu kadar kent ekonomisine de büyük katkı sağladı.

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Gürkan, Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Yılmaz Yılmaz, Moda Tasarımcıları Derneği (MTD) Başkanı Bahar Korçan, IFW Danışma Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, IFW İcra Kurulu Başkanı Cem Kaprol ve CPI Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Atik’in katılımıyla düzenlenen basın toplantısında IFW ile CPI’ın sonuç rakamları açıklandı.

SEKTÖRDEKİ GÜÇ BİRLİĞİ BAŞARIYI GETİRDİ

İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi yaptığı konuşmada, İTKİB’in üçüncüsü gerçekleştirilen IFW ve ilk kez düzenlenen CPI Fuarı ile Türk moda endüstrisinin gelişiminde öncü rolünü sürdürdüğünü söyledi.

Hikmet Tanrıverdi, IFW ve CPI için Birleşmiş Markalar Derneği,  Moda Tasarımcıları Derneği, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı gibi kurumların verdiği desteğin önemine dikkat çekerek, sektörün güçlerini birleştirmesinin başarıyı da beraberinde getirdiğini belirtti.

Organizasyonların mali yapısı hakkında da bilgi veren Tanrıverdi, IFW, CPI ve Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması için toplam 4 milyon avro harcandığını açıkladı. Hikmet Tanrıverdi, bunun yaklaşık 2 milyon 860 bin TL’sinin İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından, kalan miktarın ise katılımcı firmalar ve sponsorlarca karşılandığını dile getirdi.

IFW ve CPI’ı 38 bin 500 kişinin ziyaret ettiğini, böylece yaklaşık 40 bin olarak belirlenen ziyaretçi hedef sayısına ulaşıldığını belirterek, ortaya çıkan rakamların organizasyonun başarısını ortaya koyduğunu anlattı.

İstanbul Fashion Week’in dünya moda takvimindeki yerini güçlendirmek ve dünya modasına yön veren ilk 5 şehir arasına girebilmek için kalite çıtasını her organizasyonda biraz daha yukarıya taşımayı amaçladıklarını kaydeden Tanrıverdi, “Bunun için moda haftalarının görünen yüzü olan defileleri güçlendirmeye çalıştık.

Bu nedenle Alessandra Ambrosio başta olmak üzere önemli moda haftalarına katılan 40 yabancı modelin defilelerde yer almalarını sağladık. Ünlü tenisçi Anna Kournikova dâhil olmak üzere davet ettiğimiz celebrity’lere toplam 500 bin TL ödedik” dedi.

ÇARPAN ETKİSİ TÜRKİYE’Yİ UÇURACAK

Hikmet Tanrıverdi, rastlantısal değil sistematik bir şekilde hareket ettiklerini ve geriye dönüşü olmayan bir yolda ilerlediklerini vurguladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:

“IFW ve CPI etkinlikleri İstanbul’un geleceğini şekillendirecek; bu kentin bir bakıma yazgısını değiştirecek. Bu organizasyona gelen yaklaşık 38 bin 500 kişinin 5 binini yabancı konuklarımız oluşturdu. Yerli davetlilerin IFW süresince yaklaşık 150 dolar, yabancı konuklarımızın ise günde 300 dolardan dört gün süresince bin 200 doların üzerinde bir harcama yaptıklarını düşünüyoruz. Toplamda etkinlikler süresince yerli ve yabancı konuklarımız kent ekonomisine 11 milyon doların üzerinde katkı sağladılar.

Öte yandan organizasyonumuzu izleyemeye gelen yaklaşık 150 yabancı basın mensubunun dört günlük ulaşım ve konaklama giderleri için 400 bin avro harcadık. Burada bir konuya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Aralarında dünyaca ünlü moda ve ekonomi yayınlarının da bulunduğu 150 medya kuruluşunu Türkiye’de tek bir markanın tanıtımı veya defilesi için getiremezsiniz. Tüm bu yabancı basın mensuplarını IFW’de defileleriyle yer alan 21 marka için ayrı ayrı getirmeye kalksak 9–10 milyon avro harcamamız gerekirdi. Bununla birlikte bu kadar çok sayıda yabancı basın mensubu da etkinliğin yarattığı sinerji için geliyor. Uluslararası basında Türk moda endüstrisi ve İstanbul üzerine milyonlarca avro değerinde haberler yer aldı.

Bu sayede uluslararası anlamda sağlanan tanıtımın sektörümüze yansıması sadece 21 marka ile sınırlı kalmayacak. Yaratılan ‘Türk modası ve İstanbul’ imajı sektörümüzün tamamına fayda sağlayacak. İtalya örneğine baktığımızda, ülkenin hazır giyim ihracatının sadece yüzde 15’ini ünlü markalar gerçekleştiriyor. Kalan yüzde 85’i ise bu büyük markaların yarattığı ‘İtalyan’ gücünün kaldıraç etkisinden yararlanıyor. İtalya’yı yakalayabilmemiz için bizim markalarımızın da koleksiyon tarihlerini en az bir yıl geriye çekerek gelecek yılın tasarımlarını önceden ortaya koymaları gerekiyor. İlk kez gerçekleştirdiğimiz CPI’a katılım için şart koştuğumuz bu kritere hazır giyim sektörümüzün tamamının odaklanması gerekiyor.”

18 ÜLKEDEN ALICILAR 83 MARKA VE TASARIMCI İLE BULUŞTU

İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, üçüncüsü gerçekleştirilen IFW ile Türkiye’de hazır giyim endüstrisiyle ilgili pek çok dinamiğin harekete geçtiğine dikkat çekerek, genç tasarımcıların deneyim kazandığını, mankenlik mesleğinin bir üst segmente yöneldiğini, moda yazarı kavramının geliştiğini, yine modayla ilgili blogger’ların çoğaldığını sözlerine ekledi.

IFW ve CPI’ı ABD, İtalya, Almanya, İngiltere, Rusya, Avusturya, İspanya, Hollanda, Yunanistan, Gürcistan, Ürdün, Japonya, Lübnan, Peru, Romanya, Ukrayna, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden yabancı basın mensupları ziyaret etti. Aynı zamanda İngiltere, Kanada, Japonya, Avusturya, Avustralya, Çek Cumhuriyeti, Mısır, İsveç, İran, Tunus, Gürcistan, Ürdün, Peru, Romanya, Rusya, Ukrayna’nın aralarında bulunduğu 18 ülkeden alıcılar, IFW ile yerli-yabancı 83 marka ve tasarımcının katıldığı CPI’ı ziyaret etti.

CPI’da güvenlik için 20, nakliye için 40, temizlik için 15, stant tasarımı için 45 kişilik ekipler görev aldı. IFW’deyse 20 kişilik özel ekip etkinlik koordinasyonunu sağladı. 32 host-hostes ile giriş-çıkışlar kontrol edildi. 40 temizlik elemanı görev yaptı. 62 özel güvenlik görevlisi 24 saat çalıştı. 260 kişilik ses-ışık ve teknik ekip 24 saat görev aldı. 90 işçi 7 bin 200 dakika defile alanının hazırlığında çalışırken bu alan 20 klima ile soğutuldu. Etkinliklerin öteki çözüm ortaklarıyla birlikte toplamda yaklaşık bin 100 kişi CPI ve IFW için çalıştı.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Bücürük, müşteri kitlesini 16 yaşa kadar yükseltiyor. Şirketin sahibi Ünal, “Çocuklar büyüdükçe ‘Ben Bücürük değilim’ diyerek bizim mağazalarımıza girmiyor. Bu yüzden 16 yaş grubuna BCK markasıyla hizmet vereceğiz” dedi. Şirket, Suriye ve Viyana’da 2′şer mağaza açacak�
Bücürük Tekstil sahibi Kenan Ünal, “Çocuklar büyüdükçe ‘Ben Bücürük değilim’ deyip bizim ürünlerimizi almak istemiyor. Bu nedenle biz de BCK markasıyla satış yapacağız” dedi. Ünal 14 yaş ürünlerini 10 yaşlarındaki kilolu çocuklara sattıklarını ifade etti.


YURTİÇİNDE 5 MAĞAZA AÇACAK
2009′da 7 mağaza kapatıp 8 mağaza açtıklarını söyleyen Ünal, yüzde 18 büyüme kaydettiklerini, bu yıl yüzde 35 büyümeyi hedeflediklerini belirtti. 2009′da 28 bin 400 lira ciro elde ettiklerini ifade eden Ünal, “Bu yıl 2′si İstanbul’da, 2′si Ankara’da biri de Bursa’da olmak üzere 5 mağaza açacağız. 2013′te 62 mağazaya ulaşacağı” dedi. Yurtdışında da büyümeyi hedeflediklerini kaydeden Ünal, “Yurtdışında 80 satış noktamız var. Bu yıl 2 adet Suriye’de 2 adet de Viyana’da satış noktası açacağız. Bu yıl yurtdışında 100′un üzerinde satış noktasına ulaşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Üretimlerinin tamamını Türkiye’de gerçekleştirdiklerini belirten Kenan Ünal, “Uzak Doğu ülkelerine üretim yaptıran markalarda müşteri şikayetleri üst seviyelerdeyken, tüketici şikayetlerine baktığınızda bizim ismimizi göremezsiniz” diye konuştu.


MALATYA’YA FABRİKA KURDU
Yılda 3 milyonun üzerinde üretim gerçekleştirdiklerini kaydeden Ünal, “Teşvikten yararlanarak Malatya’da 500 bin dolarlık yatırımla bir fabrika kurduk. Şuanda burada 150 çalışanımız var, 2013′te bu sayıyı 500′e çıkaracağız” diye konuştu. Bugüne kadar frenchise bedeli almadıklarını ifade eden Kenan Ünal, 2011′den itibaren 50 bin dolar civarında marka kullanım bedeli alacaklarını bildirdi.

Ciro hedefi 5 milyon lira
2008 yılının sonunda ihracat yapamaya başladıklarını kaydeden Ünal, geçen yıl 3 milyon liralık ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu yılki hedefi 5 milyon lira olarak belirlediklerinin altını çizen Ünal, “37′si kendimize ait olmak üzere 300′ün üzerinde mağazamız var. Yurtdışında da Libya, Azerbaycan, Türkmenistan, İsviçre, Bulgaristan, Mısır, Almanya ve Ürdün gibi ülkelerde 80 satış noktamız var” diye konuştu.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

2011 İlkbahar Yaz Milano Sezonu Dsquared2 Tüm Defile Fotoğrafları İçin Resme Tıklayınız.

Sıcaktan kavrulduğumuz ağustos günlerinde dünyanın moda başkentlerinde kış koleksiyonları vitrinlerde görücüye çıktı. Erkek modasında lacivert ve gri ile devetüyünün trend olacağı kesin gibi geliyor.

Ağustos ayı, Paris, Londra, New York ve Milano gibi moda merkezlerinde sonbahar-kış sezonunun görücüye çıktığı dönemdir. İstanbul da yavaş yavaş bu ritme ayak uydurmaya kararlı gibi görünüyor. Gerçi yaz sezonu İstanbul’da diğer şehirlere kıyasla daha u

zun sürüyor olsa da İpekyol, Vakko, Machka gibi iddialı Türk markaları da ülkemize yıllardan beri yerleşmiş olan yabancı markalarla birlikte ‘sezon açma’ politikasını geliştiriyor.
Bunaltıcı sıcaktan kaçarak bütün günümü evde geçirdikten sonra akşamüstü eczaneden bir şeyler almak için evden çıktım. Bir de ne göreyim, tüm vitrinler kışa girmiş bile. Dışarısı 40 dereceyken vitrinler –2 dereceyi gösteriyor. Yünlü paltolar, kazaklar, çizmeler… Melis Alphan duymasın, ayağımda bu sezon Türkiye’de ‘inn’ olan ‘Birkenstock’ sandaletler, şort ve bir karış sakal. Gerçi benimkiler Kıvanç Tatlıtuğ veya Kenan İmirzalıoğlu’nun tercih ettikleri parmak arası model olmasa da tedirgin oldum “Melis Nişantaşı’nda mı acaba” diye. Normandiya’daki köy evinde kullanmak için civardaki bir AVM’den almıştım Birkenstock’larımı yıllar önce. Ne de olsa Alman markası olduğu için bir türlü eskimiyorlar.

Pringle Of Scotland
2011 İlkbahar Yaz Milano – Pringle Of Scotland tüm defile detayları için resme tıklayınız.

İnsanoğlu işte! Üşenmedim, mağazalara girip paltoları, hırkaları denemeye başladım. Şort ve palto; ilk bakışta bir erkek için anlamsız gelse de “neden olmasın” diye aklımdan geçirmedim değil. Erkek modasında lacivert ve grinin ve kadında olduğu gibi devetüyünün trend olacağı kesin gibi geldi bana.
Sabah gazetesinde erkek modasının trendlerini aktaran Başak Dizer Fransez, kış sezonunun ‘out’larını yayımlamış hafta sonu yazısında. Siyah takım elbise+siyah gömlek formülünün demode olduğunu belirtmiş. Bunun yerine lacivert takımlar, devetüyü ceket ve açık gri gömlek giymemizi öneriyor.

Dizi kostümcülerine duyuru
Doğru bir tespit, başta Kurtlar Vadisi olmak üzere, tüm dizi kostümcülerine duyurulur. ATV’nin gözde dizisi ‘Suç ve Ceza’da başrolü oynayan Murat Yıldırım’ın da bu konuda dikkat etmesi gerekiyor kış sezonunda. Başak’ın önemli bir diğer mesajı ise takım elbise+spor pabuç formülünün
son bulmuş olması. Spor pabuçlar çöpe, iki renkli mokasenler başköşeye.
Her ne kadar kadın koleksiyonu tasarımcısı olsam da giyinmeyi çok sevdiğim için erkek modası her zaman ilgi alanıma girmiştir. O nedenle dikkatle okumaya devam ediyorum ve ‘her kombine kaşkol dolamak’ başlığı ilgimi çekiyor. Bu eğilim Türkiye’ye özgü olsa gerek, Avrupa’da hiç rastlamadım. Kavurucu sıcaklarda bile boynuna şile bezi türünden atkı saran o kadar çok erkek görüyorum ki Başak’la bu konuda da hemfikirim. Gerçi anladığım kadarı ile bu eşarp trendi, bazı modacı ve mimarlarımızın kişilikleri ile bütünleşiyor ancak bu kış maalesef yeni bir aksesuar bulmak zorunluluğu var. Geçenlerde bir cenazede karşılaştığım Özcan Deniz de ‘atkıseverler’den gibi geldi bana. Bence tüm atkılarını birilerine verip ‘out’ olmaktan kurtulmalı.

2011 İlkbahar Yaz Milano Sezonu Alexander_McQueen tüm defile fotoğrafları için resme tıklayınız.

Başak’tan aldığımız bir diğer sevindirici haber ise dar kesim yazılı tişörtlerin sonunun gelmiş olması. Onun yerine asker yeşili, indigo mavisi, gri, füme gibi düz renk tişörtler 2010–2011 sezonunda revaçta olacakmış.

Yazı: Alex Akimoğlu

Resimler: www.domoda.com

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Hazır giyim eşyası satan esnafın yüzünün Ramazan Bayramı sonrası okulların açılacak olması ile biraz olsun güleceği bildirildi.

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Tarık Bozbey, hazır giyim satışlarında uzun süredir yaşanan durgunluğa dikkat çekerek yaklaşan bayram öncesinde hareketliliğin artmasını beklediklerini kaydetti.

Ramazan Bayramı`nın ve yeni eğitim-öğretim yılının yaklaşması ile esnaflarda satış telaşının başladığının görüldüğünü ifade eden Bozbey, `Sezonun başlaması ile giyim sektöründe hazırlık telaşı yaşanıyor. Bilindiği gibi nisan ve mayıs aylarında sektörde önemli derecede durgunluk yaşandı. İhracatın da ağustos ayında mevsimsel olarak durgunluk göstermesi ile giyim sektörü zor günler geçirdi. Ancak önümüzdeki ayda, bayramın olması aynı zamanda da okul sezonunun gelmesi, perakende satışlarına hareketlilik getirecektir. Esnafın işlerinin önemli ölçüde açılacağını umut ediyoruz“ ifadesini kullandı.

Tüketicilerde her yıl bayram öncesi zam olacakmış gibi bir yanlış bir beklenti oluştuğunu ifade eden Bozbey şöyle devam etti: `Fiyatlarda bu yıl da herhangi gibi bir değişimin olmayacaktır. Geçen yıl pamuk fiyatlarındaki aşırı artış nedeniyle yüzde 10 oranında zorunlu bir artış gerçekleşti. Şu an vitrinlerde kışlıkların görülmesi yazlık giysilerde fiyatların yükselmeyeceğinin bir göstergesi. Herkes alışverişini rahat bir şekilde yapsın. Bu yıl hem ekstra zamlar görülmeyecek, hem esnafın hem de vatandaşın yüzü gülecek.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

CNR Expo Fuar Merkezi’nde düzenlenen “Bayram Alışveriş Günleri” fuarı bayram öncesi ucuza alışveriş imkânı sunuyor. Vatandaşlar tek seferde bütün bayram alışverişini yapma imkânı tanıyan fuar, iç çamaşırı, çorap, hazır giyim, çocuk giyim, ev tekstili, züccaciye, hobi malzemeleri, parfümeri ve kozmetik, bijuteri, hediyelik eşya, çikolata ve şekerleme, ayakkabı, deri aksesuarlar, elektrikli küçük ev aletlerinden oluşan geniş bir yelpaze sunuyor. Fuar 8 Eylüle kadar açık kalacak.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)