TeKSTiL TeKNiK GüNDeM

Tekstil, Moda ve Perakendenin Nabzı

"Marka ve Mağazalar" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

Jean’in yaratıcısı Levi’s® “Kadınlar İçin Yepyeni Kalıplar” geliştirdi. Dünyanın dört bir yanındaki 60.000 kadının bedenini 3 boyutlu olarak tarayan Levi’s® tasarım ekibi, yoğun bir araştırmanın ardından Levi’s® Curve ID koleksiyonunu yarattı. Beden ölçüsü yerine beden şeklini dikkate alan Levi’s® Curve ID, jean dünyasını Slight Curve (Zarif Kıvrımlar), Demi Curve (Doğal Kıvrımlar) ve Bold Curve (Çarpıcı Kıvrımlar) adını taşıyan üç farklı kalıpla tanıştırıyor. Levi’s® Curve ID sayesinde artık jean’ler kadınların üzerine mükemmel bir şekilde oturuyor, jean tarihi yeniden yazılıyor…
GfK tarafından yapılan küresel bir araştırmaya göre, kadınların %95’i mükemmel kesimli jean pantolon olmadığına inanıyor. Araştırmanın ortaya koyduğu dikkat çekici daha başka sonuçlar da var. Örneğin, kadınların %87’si sahip olduklarına nazaran üstlerine daha iyi oturan jean’ler istiyor, yani giydikleri onları mutlu etmiyor. Sıkı durun; kadınların %54’ü satın alabilecekleri bir jean bulmadan önce en az on pantolon deniyor. Anlaşılan o ki, jean’ler üstlerine tam oturmadığı zaman kadınların çoğu kusuru kendisinde buluyor diyete başlıyor ya da kilo vermek için daha başka yöntemler deniyor. Ama artık kadınların jean’lerle ilgili hayal kırıklığı sona eriyor…

Jean’in yaratıcısı Levi’s®, kadınlar için yepyeni kalıplar yarattı. Kadınlar Levi’s® Curve ID koleksiyonu sayesinde “Bu jean tam benim için tasarlanmış” diyecekleri jean’lere kavuşuyor. Üzerinize sıkıca oturan, bacakları uzun gösteren, kalçaları dikleştiren ve bel kısmını kavrayan bir jean bulmak Levi’s® Curve ID sayesinde artık imkansız değil.

Levi’s® Curve ID, beden ölçüsü yerine beden şeklini dikkate alıyor ve Slight Curve (Zarif Kıvrımlar), Demi Curve (Doğal Kıvrımlar) ile Bold Curve (Çarpıcı Kıvrımlar) adını taşıyan üç farklı kalıbı jean dünyasıyla tanıştırıyor. Levi’s® Curve ID kalıpları dünya çapında 60.000 kadının bedenlerinin 3 boyutlu taramasını temel alan bu araştırma sürecinin ardından oluşturulmuş bulunuyor. Levi’s® tarafından gerçekleştirilen bu yenilikçi çalışma sayesinde kadınlar için yaratılan yepyeni kalıplar, jean tarihinde bir ilk anlamına geliyor. Kalıpların bir diğer özelliği ise (Levi’s® tarafından GfK’ya yaptırılan araştırmaya göre) dünyadaki kadınların %80’inin beden biçimlerini kapsaması. Bir diğer ifadeyle Levi’s® Curve ID kalıpları dünyada her 5 kadından 4’ünün üzerine tamı tamına, mükemmel şekilde oturacak bir kesime sahip.
Levi’s®’ın dünya genelindeki fit teknisyenleri, , denim uzmanları ve stil liderlerinden oluşan tasarım ekibi, yapılan araştırmanın sonuçlarından yararlanarak kadınların jean hakkındaki düşüncelerini kökten değiştirecek Levi’s® Curve ID koleksiyonunu yaratmış bulunuyor. Günümüz kadınlarının gerçek beden yapılarına göre tasarlanmış farklı stil ve renklerdeki, jean’ler Levi’s® mağazalarında satışa sunuluyor.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Bücürük, müşteri kitlesini 16 yaşa kadar yükseltiyor. Şirketin sahibi Ünal, “Çocuklar büyüdükçe ‘Ben Bücürük değilim’ diyerek bizim mağazalarımıza girmiyor. Bu yüzden 16 yaş grubuna BCK markasıyla hizmet vereceğiz” dedi. Şirket, Suriye ve Viyana’da 2′şer mağaza açacak�
Bücürük Tekstil sahibi Kenan Ünal, “Çocuklar büyüdükçe ‘Ben Bücürük değilim’ deyip bizim ürünlerimizi almak istemiyor. Bu nedenle biz de BCK markasıyla satış yapacağız” dedi. Ünal 14 yaş ürünlerini 10 yaşlarındaki kilolu çocuklara sattıklarını ifade etti.


YURTİÇİNDE 5 MAĞAZA AÇACAK
2009′da 7 mağaza kapatıp 8 mağaza açtıklarını söyleyen Ünal, yüzde 18 büyüme kaydettiklerini, bu yıl yüzde 35 büyümeyi hedeflediklerini belirtti. 2009′da 28 bin 400 lira ciro elde ettiklerini ifade eden Ünal, “Bu yıl 2′si İstanbul’da, 2′si Ankara’da biri de Bursa’da olmak üzere 5 mağaza açacağız. 2013′te 62 mağazaya ulaşacağı” dedi. Yurtdışında da büyümeyi hedeflediklerini kaydeden Ünal, “Yurtdışında 80 satış noktamız var. Bu yıl 2 adet Suriye’de 2 adet de Viyana’da satış noktası açacağız. Bu yıl yurtdışında 100′un üzerinde satış noktasına ulaşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Üretimlerinin tamamını Türkiye’de gerçekleştirdiklerini belirten Kenan Ünal, “Uzak Doğu ülkelerine üretim yaptıran markalarda müşteri şikayetleri üst seviyelerdeyken, tüketici şikayetlerine baktığınızda bizim ismimizi göremezsiniz” diye konuştu.


MALATYA’YA FABRİKA KURDU
Yılda 3 milyonun üzerinde üretim gerçekleştirdiklerini kaydeden Ünal, “Teşvikten yararlanarak Malatya’da 500 bin dolarlık yatırımla bir fabrika kurduk. Şuanda burada 150 çalışanımız var, 2013′te bu sayıyı 500′e çıkaracağız” diye konuştu. Bugüne kadar frenchise bedeli almadıklarını ifade eden Kenan Ünal, 2011′den itibaren 50 bin dolar civarında marka kullanım bedeli alacaklarını bildirdi.

Ciro hedefi 5 milyon lira
2008 yılının sonunda ihracat yapamaya başladıklarını kaydeden Ünal, geçen yıl 3 milyon liralık ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu yılki hedefi 5 milyon lira olarak belirlediklerinin altını çizen Ünal, “37′si kendimize ait olmak üzere 300′ün üzerinde mağazamız var. Yurtdışında da Libya, Azerbaycan, Türkmenistan, İsviçre, Bulgaristan, Mısır, Almanya ve Ürdün gibi ülkelerde 80 satış noktamız var” diye konuştu.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Moda dünyasının kalbi dört gün boyunca İstanbul’da attı. 21 defilenin yapıldığı İstanbul Fashion Week ünlü Brezilyalı top model Alessandra Ambrosio’nun podyuma çıktığı Koton Beach Wear defilesi ile son buldu.

Koleksiyonda, geniş renk paletinde, taş, deniz, kum renkleriyle fuşya tonlarını, mavileri, yeşilleri gibi doğal hayatın renkleriyle, doğada olmayan farklı gri ve siyah tonlarını dikkat çekti.
Kaldığı süre içerisinde Çırağan’da konaklayan Ambrosio, havalimanında gazetecilere, Türkiye hakkında çok güzel şeyler duyduğunu belirterek, ”İlk defa ülkenize geliyorum. Çok heyecanlıyım” dedi.

Defilede sadece iki tasarım giyen Victoria Secret meleğinin aldığı 100 bin euro’nun 60 bin euro’sunu Koton’un ödediği, kalan kısmın da sponsorlar tarafından karşılandığı belirtildi.

Alessandra Ambrosio, Koton’un ilk plaj koleksiyonunun da yüzü oldu. Ambrosio, plaj çekimlerinin yapılacağı yere gitmek için dün sabah erken saatlerde helikoptere bindi. Çekim yeri gizli tutuldu.

Alessandra Ambrosio fotoğrafları ve model hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

İstanbul Fashion Week 2010, önceki akşam Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması’nın finaliyle başladı, dün gerçekleşen Gizia ve Deniz Mercan defileleriyle moda severlerin büyük ilgisini topladı.

 Dünün bombası Atıl Kutoğlu’nun uzun zamandır Türkiye’de yapması beklenen defilesiydi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Taşkışla Yerleşkesi avlusuna kurulan çadırdaki defilede Rolling Stones’un efsane gitaristi Keith Richards’ın kızı Alexandra Richards, ‘siyah inci’ diye anılan model Alek Wek, Alman model Franziska Knuppe ve Demet Kutluay’ın da aralarında olduğu 22 model görev aldı. İzleyiciler arasındaysa Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve kızı Pınar Günay’ın yanı sıra Avusturya Prensesi Francesca von Habsburg, Belçikalı şarkıcı Viktor Lazlo, Osmanlı hanedanı mensupları Zeynep Osmanoğlu ve Nilüfer Sultan, ‘Sex and the City’nin stilisti Patricia Field, İtalyan Vogue’un editörü Anna Piaggi yer aldı. Finalde Richards’la podyuma çıkan Atıl Kutoğlu, ayakta alkışlandı.

Tüm IFW defile programı ise aşağıdaki gibi olacaktır. Büyütmek için resme tıklayınız.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

 

Moda devi Dior`un gözdesi olan üç top model; Charlotte di Calypso, Yulia Karlapanova ve Elena Lazic, Gizia`nın 2011 ilkbahar-yaz defilesi için İstanbul`a geliyor. 25 Ağustos`ta `İstanbul Fashion Week`in açılış defilesini yapacak Gizia için podyuma çıkacak ünlü modeller hemen sonra New York Fashion Week için İstanbul`dan ayrılacak.

 

Gizia Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kutlu, üç top model dışında bu yılki defileleri için Paris, Milano ve New York moda haftalarında podyuma çıkan mankenler arasından dev bir kadro oluşturduklarını söyledi. Kutlu defilelerinde ayrıca; Sasha Melnychuk, Jen Messelier ve Caterina Ravaglia gibi önemli isimlerin de podyuma çıkacağını söyledi.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Son dönemde artan Arap turist sayısı büyük beden markaların da yüzünü güldürdü. Sumak XL Fashion’ın satışları geçen yıla göre iki kat arttı.

Büyük beden üretim yapan markalar kilolu Arap turistlerin ilgi odağı oldu. Türkiye’nin ilk yerli büyük beden markalarından biri olan Sumak XL, satışlarının yüzde 60′ını yabancılara yapmaya başladı.
İstanbul Nişantaşı’ndaki mağazalarının müşterisinin yüzde 40′ının yabancılar olduğunu belirten Sumak XL Fashion Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Tatlısumak, “Bu yaz döneminde yabancılara satışımız geçen yıla göre iki kat arttı. 15 Haziran’dan sonra mağazalarda yabancılara satış oranımız yüzde 60′lara kadar çıkıyor. Örneğin Ruslar geldi mi 15 parça birden alıp gidiyor. Bunun yanında son dönemde artan Arap turist sayısı da alışverişlerimize olumlu yansıyor” dedi.

Ruslar ve Araplar Türk kadınına rengi sevdirdi
Sumak XL olarak şu anda 5 mağazalarının olduğunu ve yıl sonuna kadar bu sayıyı 7′ye çıkaracaklarını kaydeden Tatlısumak, “Özellikle yabancı turistlerin yoğun olarak gittiği bölgelerdeki mağaza sayımızı artırarak bu pazardan daha fazla pay almak istiyoruz. Sumak olarak mağaza açmaya 2.5 yıl önce başladık. Krizde biraz ara vermiştik. Bundan sonra her yıl iki mağaza açarak 4 yıl içinde 15 mağazaya ulaşmayı planlıyoruz” diye konuştu.
6′ncı mağazalarını eylül ayında Adapazarı’nda açacaklarını da kaydeden Tatlısumak, özellikle AVM’lerde büyümek istediklerini söyledi. Tatlısumak, şunları söyledi: “Bursa, Ankara, İzmir, Adana, Kocaeli ve İstanbul Bakırköy’de yeni mağaza arayışlarımız sürüyor.” Kilolu müşterilerinin büyük kısmının kendi bedenleri ile barışık olduğunu belirten Tatlısumak, şunları söyledi: “Ruslar, Ukraynalılar ve Araplar sayesinde büyük beden Türk kadınının da özgüveni yerine geldi. Artık kendilerini siyah ve kahverengi ile sınırlamıyor. Altta yaz-kış en çok kapri satıyoruz. 44-46 beden deri mini etek yok satıyor. Renkler de ise mercan, kırmızı, mor, gri tercih ediliyor” dedi.

2009′da kriz nedeniyle ertelenen düğün, nişan, sünnet gibi aktivitelerin bu yıl bolca yapıldığını bunun da özellikle ‘abiye’ satışına doping olduğunu da aktaran Tatlısumak, “Bu grupta fiyatlar 180 ile 325 TL arasında değişiyor ama hiç indirime bile girmiyoruz. Buna rağmen çok yoğun satış yapıyoruz. Yeni sezonda fiyatı 500 ile 1000 TL arasında değişen ‘üst’ gruba yönelik abiye koleksiyonu da hazırlayacağız” diye konuştu.
Sumak olarak 44 bedenden 54 bedene kadar her türlü ürünü ürettiklerini ifade eden Tatlısumak, “Türkler için basenleri geniş pantolan, Ruslar için ise karın kısmı daha büyük pantolon üretiyoruz. Türk kadının beli gittikçe kalınlaşıyor. Bu nedenle son 2.5 yıldır ürünlerimizde bel ölçülerinin büyüttük” dedi.

KİLOLU TÜRK MANKEN BULMAK ZOR
Kıyafetlerin tanıtımı için yerli manken bulmanın çok zor olduğuna da dikkat çeken Tatlısumak, “Türkiye’de kilolu profesyonel manken bulmak çok zor. Bu nedenle 6 yıldır yurtdışından model getiriyoruz. Bu konuda da en iyisi Avustralyalı mankenler” dedi.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

 Markalarının tescil haklarını faaliyet gösterdikleri sektörler dışında ihmal eden firmalar, bunun bedelini ağır ödüyor. Yerli yabancı birçok marka hukuk savaşıyla haklarının peşine düşerken son dönemde yurtdışında birçok ülkede ‘Sarar’ markasını tescil ettirmek için 1.5 milyon dolara yakın para harcayan Sarar Giyim de tescil ettirmeyi unuttuğu ürün gruplarından biri nedeniyle mağdur markalar arasına katıldı. Türkiye’de gözlük konusunda Sarar markasının tescilini yaptırmayan firma, Doğan Optik’le hukuk savaşında.
İki firma arasındaki sorun 16 yıldır dünyanın önde gelen birçok gözlük markasının temsilciliğini yapan Doğan Optik’in bu sektördeki tecrübesine güvenerek 5 yıl önce Sarar Eyewear ismi ile kendi gözlük markasını oluşturmasıyla başladı. Sarar markasının gözlük alanında tescilinin boş olması sayesinde bu markayla çıkan şirket, önemli bir avantaj sağladı. Doğan Optik’in gözlük markasının logosunun Sarar Giyim’in logosu ile benzerlik göstermesi ve bu benzerliği kullanarak sektörden önemli bir pay alması, Sarar Giyim’in sahibi Cemalettin Sarar’ı harekete geçirdi.

Markayı tesadüfen öğrendik
Bu firmanın Sarar markasının bilinirliğini kullanarak pazardan önemli bir pay aldığını belirten Sarar Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar, firmaya dava açtı. “Bu firmayı ve markayı tesadüfen öğrendik” diyen Cemalettin Sarar şunları söyledi: “Özellikle bize gelen müşterilerin ne kadar güzel gözlük yapıyorsunuz demeleri üzerine bu firmanın Sarar markası ve benzeri logo ile gözlük ürettiğini öğrendik. Gözlük konusunda markamızı tescil ettirmemişiz. Onlar da bu boşluktan hareket etmişler. Bizim marka bilinirliliğimizi kullanarak önemli bir pazar payı elde ettiler. Ama şu anda kendilerine dava açtık.

Avukatlar çalışıyor. Sarar markası yıllardır oturmuş bir marka. Biz güzel güzel reklamını yapıyoruz. Onlar da bunun meyvesini topluyor.” Doğan Optik’te Sarar Eyewear’ın Reklam Müdürü Dursun Çelik, Sarar markasının gözlük konusundaki haklarının 5 yıldır kendilerinde olduğunu belirterek, “Biz gözlük sektörüne sonradan gelmiş ve Sarar markasıyla bir yere ulaşmış firma değiliz. Biz 17 yıldır bu sektördeyiz. 5 yıldır da kendi markamızla satış yapıyoruz. Reklam konusunda da önemli yatırımlarımız var. Hiçbir markadan faydalanmıyoruz” diyor. Bakalım Sarar gözlük markası nedeniyle girişilen hukuk savaşından hangi firma galip çıkacak.

Sevgi Sayar Başaran

Referans

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Türkiye genelinde 21 mağazası bulunan Ender Mağazaları, yönetimi gençlerin eline bıraktı. 33 yıl önce Ender Mağazaları’nı kuran 3 kardeş Ercan Gizer, Orhan Gizer ve Bülent Gizer’in 13 çocuğundan 10′unun yönetim kuruluna girdiği marka, farklı alanlarda eğitim alan genç varisleriyle mağaza sayısında atak yapmaya hazırlanıyor.
Ender Mağazaları’nın 24 yaşındaki Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Gizer, 7 mağaza açmayı hedeflediklerini, bunun için 25 milyon dolarlık yatırım planladıklarını açıkladı. Ancak şirketin ‘mülk edinmeden mağaza açmama’ stratejisinin yatırımları zora soktuğunu anlatan Gizer, yönetim kurulunda bu konuda alternatifler geliştirmeye çalıştıklarını söyledi.
2 yıl önce Koç Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitiren ve 1 yıl AC Nielsen’de çalışan Gökçe Gizer, genç bir yönetim kadrosuyla çalışmaktan ve karar mekanizmalarını harekete geçirebilmekten mutlu. Eylül 2009′dan bu yana şirkette çalışan Gizer, tüm kuzenlerin farklı bir alanda eğitim aldığını ve aldıkları bu eğitimle şirkete çok farklı katkılar sağladıklarını düşünüyor. Gizer, “Hepimizin genç olması itibariyle çevremizden, arkadaşlarımdan tavsiyeler alıyoruz. Duyduğumuz yeni fikirleri araştırıp hayata geçirebiliyoruz. Şu anda benden sonra gelen kuzenimle en yeni iki üyeyiz. Diğerleri 6-7 yıldır bu işin içinde. Onlar genelde merkezimiz olan Adana bölgesinde. İstanbul’da 4-5 kişiyiz” dedi.

Mülk edinmeden mağaza açmıyoruz
Yönetimde çok kişi olmanın avantaj sağladığını anlatan Gizer, “Farklı eğitimler almamızı da bir güç haline getirdik. Hepimiz görev paylaşımı yapıyoruz. Güncelden hep haberdar oluyoruz. Bilgi işleme ağırlık verilmesinin sebebi ağabeyim mesela. Ben ve yeni başlayan kuzenim, müşterinin çok önemli olduğuna inanıyoruz, buna odaklanıyoruz. Şirketi 10 farklı açıdan bakıp her açıdan geliştirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Yatırımlara hız vereceklerini anlatan Gizer, ancak firmanın ‘mülk edinmeden mağaza açmama’ stratejisi nedeniyle bu yıl açacaklarını duyurdukları 7 mağazayla ilgili sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Gizer, “Çatır çatır mağaza açamamamızın sebebi, en az 2 bin metrekare bir yere ihtiyacımız olması. Çok katlı mağazacılık yapıyoruz. Yatırımı uzun vadeli düşündüğümüz için kiralayıp o yeri alabilecek ücreti 10 yıl vereceğimize, satın almayı tercih ediyoruz. Ancak kendi mülkümüzle mağaza açma stratejimiz bizi sıkıntıya sokabiliyor. Şu an yönetim kurulunda alternatif çözümler konuşuluyor. Kira gibi, reyonları bölüp mağaza açmak gibi çözümler düşünüyoruz” dedi. Mülk satın almanın kolay olmadığını vurgulayan Gizer, mutlaka tapu veya arazinin büyüklüğüyle ilgili sıkıntı yaşadıklarını, bu nedenle mağazaların 2011′de açılabileceğini kaydetti.
Açılacak yeni mağazalar için 25 milyon dolarlık yatırım planlandığını dile getiren Gizer, yeni mağazaların Samsun, Sivas, Trabzon, Çanakkale, Pendik, Kadıköy ve Tarsus’ta olacağını ifade etti. Gizer, İstanbul’da mağaza yatırımı içinse Pendik, Gebze ve Ümraniye’yi düşündüklerini belirtti.

300 yerli üreticiden alıyoruz
Diğer kuzenleriyle birlikte şu anda 1500 olan çalışan sayısını 2020′ye kadar 2 kat artırmayı planlayan Gizer, bayram ve okul sezonunda da yeni eleman alacaklarını dile getirdi. Mağazalar hakkında da bilgi veren Gizer, mağazaları olabildiğince güncel tuttuklarını ve ürünlerin günlük geldiğini, stok yapmadıklarını ifade etti. Erkek giyim, kadın giyim, çocuk, spor, elektronik, züccaciye ve genç aktif kategorilerinde ürün sunduklarını belirten Gizer, bütün ürünleri yurtiçindeki 300 tedarikçiden temin ettiklerini ifade etti.
“Bizim en güçlü yanlarımızdan biri köklü bir firma olmamız” diyen Gizer, kendi içlerinde yaptıkları bir çalışmayla da bilgi işleme ağırlık verdiklerini ve kişiye özel promosyon sistemini geliştirdiklerini anlattı. Ayrıca, mağazaların performansı, ürün stoku gibi kriterlerin de ölçülebildiğini dile getiren Gizer, kendisinin de bu sürecin bir parçası olduğunu anlattı. Şu anda sadece geçen yıl Denizli’de açtıkları mağaza ile alışveriş merkezlerinde (AVM) olduklarını belirten Gizer, bundan sonra AVM’lerde yer alacaklarını kaydetti. AVM’de bir mağaza yatırımının 2.5 milyon dolar, bir cadde mağazasının ise 6 milyon dolar yatırım gerektiğini belirten Gizer, yeni mağazalarla birlikte 300 kişiyi istihdam edebileceklerini dile getirdi.


ESKİDEN BİZ PEŞLERİNDEYDİK ŞİMDİ AVM’LER BİZİM PEŞİMİZDE
2009′da 110 milyon dolar ciro gerçekleştirdiklerini ve bu yılki hedeflerinin 150 milyon dolar olduğunu söyleyen Gökçe Gizer, “2008 yılında başlayan krizle beraber gelen bazı fırsatları da değerlendirmek istiyoruz. Kriz bize avantaj olarak döndü. Biz büyük metrekare kullanıyoruz. Artık alışveriş merkezleri de bize yer vermek istiyor. Daha evvel biz alışveriş merkezleri yöneticileriyle görüşmek ve yer tutmak istiyorduk. Şimdi onlardan bize teklif gelmeye başladı. Mağazamızda çok hızlı bir ürün sirkülasyonu var. ‘B’ ve altı tüketici grubuna hitap ediyoruz. 7′den 77′ye herkes kendine göre bir ürün bulabiliyor” şeklinde konuştu.
Daha sonraki yıllarda yurtdışına da açılmayı planladıklarını söyleyen Gizer, Suudi Arabistan ve Irak’tan teklif aldıklarını, ancak yurtiçi operasyonlarını tamamlamadan yurtdışına çıkmayacaklarını belirtti.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

 3 Ağustos gecesi Suada’da gerçekleşen defilede 30’lu ve 40’lı yıllardaki ‘’asi ve tutkulu boksör’’ yaşamı Tween İlkbahar Yaz 2011 koleksiyonu ile yeniden yorumlandı…

Dünya moda başkentlerinde giderek etkinliğini arttıran Tween, Suada’da gerçekleştirdiği muhteşem defile ile 30’lu 40’lı yılların “asi ve tutkulu” ruhundan yola çıkarak günümüzün uğruna savaşılacak değerlerini yansıttı…

Dünya moda markaları ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilen defilede, herkesin uğruna savaşabileceği değerlerini ortaya çıkaran Tween, moda severlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Tween İlkbahar Yaz 2011 Erkek ve Kadın koleksiyonlarının sergilendiği defile; iş, sanat ve cemiyet hayatının seçkin isimlerini bir araya getirdi. Tween’in birbirinden çarpıcı ve özgün koleksiyonlarının yer aldığı etkinliğe dünya modasının önde gelen profesyonelleri de katıldı. Tween’in Londra, Floransa, NewYork başta olmak üzere tüm dünyadaki organizasyonlarını ilgiyle takip eden moda profesyonelleri Tween İlkbahar Yaz 2011 defilesi için İstanbul’a geldi. Amerika’nın bir numaralı erkek moda dergisi Esquire Magazine moda editörü Wendell Brown, Holywood ünlülerinin stil danışmanı Seth Howard, dünya modasının en önemli portalı select.com moda editörü Jason Dike, İtalya’nın trend belirleyici moda dergisi MF Fashion Dergisi moda editörü Giampietro Baudo ve daha bir çok dünyaca ünlü moda öncüsü defileyi hayranlıkla izleyen isimler arasındaydı.

ORKA Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halidun Orakçıoğlu ve ORKA Yönetim kadrosunun ev sahipliğini yaptığı defilede, Suada 30’lu ve 40’lı yılların tutkulu boks maçı konsepti ile adeta yeniden tasarlanarak Tween’e özel çarpıcı bir atmosfer yaratıldı.

Yabancılar ilgisiz kalamadı

ORKA Group’un yurt içi ve yurtdışından gelen 200’e yakın müşterisinin de özel olarak yer aldığı defile, 1 hafta süre ile devam edecek bayii toplantısı ile de eşzamanlı olarak gerçekleştirildi. Defilenin ardından müşteriler, 2011 İlkbahar Yaz koleksiyonu siparişi vermek üzere ORKA Group’un misafiri olarak İstanbul’da ağırlandılar. İngiltere, Amerika, Rusya, İspanya, Dubai, Hindistan, Lübnan gibi ülkelerden gelen bayilerin de katılımı ile devam edecek toplantılarda marka tanıtmanın yanı sıra, dünya sipariş takvimi ile aynı anda hazır olan koleksiyondan siparişler verilecek.

ORKA Group’un yurt içi müşterisinin yanı sıra dünyanın pek çok ülkesinden gelen 100’e yakın yurt dışı müşterisinin de özel olarak yer aldığı defile, 1 hafta süre ile devam edecek bayii toplantısı ile de eşzamanlı olarak gerçekleştirildi. Aralarında İngiltere, Amerika, Rusya, İspanya, Dubai, Hindistan, Lübnan gibi ülkelerden 200’e yakın bayi ve müşteri katılımı ile devam edecek toplantılarda marka tanıtmanın yanı sıra, dünya sipariş takvimi ile aynı anda hazır olan koleksiyondan siparişler verilecek.

15 milyon dolarlık satış hedefi

Bu arada defile yalnızca Tween markası için gerçekleşirken, diğer 3 markanın ( Damat Tween ADV ) 2011 yaz koleksiyonu hazır durumda. Geçen yıla oranla yüzde 30 artışla, 15 milyon dolarlık bir sipariş hedefiyle çalışırken, yabancı basının da izlediği defilenin bu hedefe ulaşmasında büyük katkısı olacak.

ORKA Group Kreatif Direktörü Güneş Güner Işık tarafından hazırlanan Tween ‘Uğruna Savaşmak’ konseptli defilede yüksek ritimli müziğin “asi ve tutkulu” ruhu podyuma taşındı. Tween’in özgün ve öncü ruhundan ilham alınarak tasarlanan özel podyum ve Öner Evez’in çarpıcı koreografisi ile sergilenen Tween İlkbahar Yaz 2011 Erkek ve Kadın koleksiyonu davetlileri adeta büyüledi. Tween İlkbahar Yaz 2011 defilesi için İstanbul’a özel olarak gelen, pek çok ünlü markanın da defilesinde podyuma çıkan toplam 21 Yabancı ve Türk erkek & bayan manken yer aldı.

Tween İlkbahar Yaz 2011 Erkek ve Kadın defilesinin ardından başlayan after parti, davetlilere unutulmayacak bir gece yaşattı.

Tween İlkbahar Yaz 2011 Koleksiyonu;

Tween 2011 İlkbahar Yaz koleksiyonu kalıplaşmış kurallara meydan okuyarak genç jenerasyonun zengin ve yenilikçi bakış açısıyla kendini besliyor; “Tutku uğruna savaşmaya değer, fakat bazıları icin box sanatı sadece bir motivasyondur” sloganı ile yola çıkan ve herkesin uğruna savaşmaya değer bir şeyler bulacağı yaratıcı ve benzersiz bir koleksiyonla dünya erkek modasındaki yerini alıyor.

30’lu ve 40’lı yılların asi, rahat ve kendine güvenen ünlü boksörlerinden ilham alan koleksiyon, sartorial dikim tekniklerini günlük hayata taşıyarak, hafif pamuklu kumaşlar ve kendine özgü desenleriyle beraber koleksiyonun temelini oluşturuyor. Şehirli, şık, dinamik ve kendine güvenen bir duruşa sahip salaş siluetlerin yanı sıra zengin detaylar ile tasarlanmış ürünler; %100 pamuk, keten ve deri gibi natürel malzemeler doğadaki zengin renklerle birleşerek Tween 2011 İlkbahar Yaz koleksiyonunu oluşturuyor.

Tween koleksiyonu geçmişten günümüze kadar varolan değerlerin yeni kalıplar, farklı formlar ve en önemlisi kolay giyilebilir ürünler yaratarak erkek moda dünyasına yeni bir yorum getiriyor. Yıkanmış görünümlü sade ve şık ceketler, denim süslemeli gömlekler %100 pamuk veya ipek ince trikolar, doğal işlemlerden geçirilmiş deri aksesuarlar sezonun anahtar ürünleri; kruvaze ceketler ve denim detaylar ise sezonun öne çıkan ürünleri…

Göz alıcı desenler ve buğulu renkler ise Tween 2011 yazının en çarpıcı detayları…

İlkbahar Yaz 2011 koleksiyonunda 30’lu ve 40’lı yıllardaki ‘’asi ve tutkulu boksör’’ yaşamından ilham alan Tween, karma oluşturduğu doğu ve batı kültürleri ile özgün tasarımlarını, inovatif kumaşları ve yüksek kaliteyi birleştirerek gece ve gündüz giyilebilecek otantik ve sade bir koleksiyon yarattı…

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Küçük üreticinin havlu attığı kriz döneminde yeniden yapılanan ve RodiMood adını alan Rodi, 2 yılda 2 kat büyüdü. Jean üretirken, stratejik bir kararla 7′den 77′ye tüm aile bireylerine yönelerek hitap ettiği kitleyi genişleten RodiMood, logo ve mağaza kopseptini de değiştirdi. Krize rağmen mağaza alanını 3.5 kat artıran marka, 2010 yılı sonunda 152 olan mağaza sayısını 170′e, 118 milyon TL olan cirosunu ise 240 milyon TL’ye çıkarmayı hedefliyor.
Firmanın gelecek hedeflerini paylaşmak amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan RodiMood Genel Koordinatörü Ahmet Can, konsept değişikliğine giderek markanın algısını da değiştirmeye karar verdiklerini söyledi. Can, Rodi’nin her zaman bir erkek markası gibi algılandığını, bu algıyı yıkmak istediklerini vurgulayarak, “Yeni logomuzu bile kadınları göz önünde bulundurarak oluşturduk” diye konuştu. Yatırımlarının büyük bölümünü mağazacılık alanında yaptıklarını anlatan Can, şunları söyledi: “2008 yılından sonra mağazaları değiştirmeye karar verdik. 200 metrekare olan mağazaları 800 metrekarelere kadar genişlettik. Toplam metrajı üçe katladık. En çok da mağazalarımızın daha büyük olmasına özen gösterdik. 2006′da 110 mağazamız vardı. Ağustos ayı itibariyle bu rakam 32′si franchise olmak üzere 162′ye ulaşacak. Son iki sene mağazacılığa yaptığımız yatırım 20 milyon dolar.”
RodiMood markasıyla birlikte tarzlarını tamamen değiştirdiklerini dile getiren Can, “Rodi Jeans zamanında kot markası gibi anılırdık. Ancak RodiMood markasıyla birlikte hem gençlere hem de bir ailedeki tüm bireylere hitap eden casual ürünler satan marka haline geldik. Şimdi sıra insanlara bunu anlatmaya geldi. Eskiden reklam yapmıyorduk. Çünkü mağazalarda onun bir karşılığı yoktu. Ancak şimdi hem mağazalar hem de ürünler çok güçlü. Önümüzdeki dönemde ciddi reklam yatırımlarımız olacak” dedi.

Komşuya mağaza açacak
Krizin kendilerini çok fazla etkilemediğini vurgulayan Can, 2008′de 68 milyon TL olan ciroyu, kriz yılı 2009′da 118 milyon TL’ye taşıdıklarını kaydetti. Can, bu yıl sonu ciro hedeflerinin ise, 230-240 milyon TL olduğunu açıkladı. İlk 7 ay verilerinin bu hedefe ulaşacaklarını gösterdiğini anlatan Can, “Bunda en büyük etken mağazacılığa verdiğimiz önem. Bir diğeri ise 2 milyon dolar yatırım yaptığımız IT sistemi yani anlık verilerin düzenli biçimde toplanması” diye konuştu.
Henüz yurtdışında mağazalarının bulunmadığını, ancak bu konuda da çalışmalarının olduğunu aktaran Can, konuyla ilgili şunları söyledi: “Özellikle komşu ülkelerden çok fazla franchising talebi geliyor. Şu an için bu konuda araştırma yapıyoruz. Yurtdışı için sağlam adımlar atmak istiyoruz. 2011 yılında komşu ülkelerden birisinde sürpriz bir mağaza açacağız. Fas ilgimizi çeken bir pazar. Onun dışında Azerbaycan ve Ukrayna’da da mağaza girişimlerimiz olabilir. O bölgelerden birisine yoğunlaşıp güçlü konuma gelmek istiyoruz.”
Anadolu’da da mağaza arayışlarının olduğunu anlatan Ahmet Can, şu anda RodiMood markasıyla 53 şehirde bulunduklarını, önümüzdeki dönemde tüm illerde olmayı planladıklarını söyledi. Can, Türkiye’de üretim yapmanın herhangi bir avantaj sağlamadığını belirterek, “2006 yılından beri Türkiye’de üretim yapmıyoruz. Kot haricindeki tüm ürünleri dışarıdan getirtiyoruz. Ancak bu kesinlikle Çin değil. Çin artık pahalı. Bangladeş, Hindistan, Myanmar ve Pakistan’da üretim yaptırıyoruz. Ancak İzmir’de de küçük de olsa üretim yapıyoruz” dedi.

Hayranlıkla izlediğimiz markalarla şimdi yan yana mağaza açtık
Türkiye’de peş peşe açılan alışveriş merkezleriyle (AVM) birlikte yabancı oyuncuların da pazara olan talebinin arttığını dile getiren RodiMood Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fettah Kazancı ise, “Türkiye AVM yapımında ve perakende piyasasında Avrupa’nın çok önünde. Türkiye’de giyim sektörü 30 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşıyor. Bence takip bile edemiyorlar bizi. Avrupa bitik durumda. Biz zamanında fuarlarda izlediğimiz markalarla bir baktık ki komşu olmuşuz. H&M yakında Türkiye pazarına giriyor. Eskiden korkardık böyle markalar gelirken ama şu anda hiç çekinmiyoruz. Çünkü H&M şu anda Türkiye’deki fiyatla rekabet edecek durumda değil” değerlendirmesinde bulundu.


Yards’ı buzdolabında saklıyor, 2012′de yeniden canlandıracak
RodiMood Genel Koordinatörü Ahmet Can, alt marka düşünmediklerini ancak üst gruba hitap edecek bir markalarının olduğunu belirterek, “Buzdolabında bir markamız var. Yards’ı şimdilik nadasa kaldırdık. 2012′de onunla ilgili gelişmeler olacak. O markamızı üst segmente konumlandıracağız. Şu anda aklımız tamamen RodiMood’da” dedi.

VN:F [1.9.4_1102]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)