"Moda" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

1- Küçük Beyaz Elbise 2-Trençkot vakti 3-Askere gidiyoruz. Deniz, Hava ya da Kara Kuvvetleri, birliğinizi seçin. 4-Alçakgönüllülük mü o da ne? İç çamaşırı artık dış giyim oldu. 5-Pantolon ceket takımlar yeniden gardropların vazgeçilmezleri olacak. 6-Elbiselerinizi makasla kesmeye var mısınız? 7-Yırtık, pırtık eskilerinizi atmayın, ihtiyacınız olabilir.

Dünya modasına yön veren dergi Vogue, uzun bir bekleyişin ardından Türkiye’de yayın hayatına başlıyor.  

Vogue Modayı Yarattı17 ülkede çıkan farklı edisyonlariyla modaya yön veren dergi Vogue, ilk sayısı ile Türk okurlarına ve moda tutkunlarına merhaba demeye hazır.   Seçici, özgün bakış açısını kadınları merkezine alan zarif üslubu ve parıltılı görselliğiyle harmanlayan Vogue, 117 yıl önce ilk yayınlandığı günden bu yana değişmeyen çizgisiyle modayı, güzelliği ve hayatı anlatıyor.   Dünya modasına yön veren moda dergisinin Türkiye’de genel yayın yönetmenliğini Seda Domaniç üstleniyor. VOGUE Türkiye, moda ve stil dünyasındaki trendlerin yanı sıra yeni yeme içme alışkanlıkları, uluslararası yetenekler, sıra dışı yaşam hikayeleri ve dünya metropollerindeki renkli sosyal hayatları da anlatan zengin bir içeriğe sahip olacak.  Kazanılmış başarılardan, keşfedilmeyi hak edenlerden, yaşamın ta kendisinden oluşan Vogue dünyasını tüm ihtişamıyla sayfalarına taşıyacak olan VOGUE Türkiye, Şubat sonundan itibaren bayilerde yerini aldı.   Derginin moda direktörlüğü, Conde Nast bünyesinden bir isme emanet edildi: Mary Fellowes.   Derginin kreatif direktörleri ise Andrew ve Iain Foxall olarak duyuruldu.   Merak edenler bu isimlerin özgeçmişlerini aşağıda bulabilirler. 

Vogue sonunda Türkiye'de

Vogue Türkiye'nin koleksiyonerler için hazırlanan numaralandırılmış 1000 özel baskılı nüshası için İstinye Park markalar sokağındaki Vogue standında uzun kuyruklar oluştu. 24 Şubat öğle saatlerinde İstinye Park Alışveriş Merkezi'nde moda sevenleri hoş bir sürpriz bekliyordu. Vogue Türkiye, İstinye Park'a açtığı özel standında meraklılarını ve yıllardır bekleyenlerini ilk 1000 sayısıyla, kapağında Jessica Stam'le karşıladı. Vogue Türkiye'nin numaralandırılmış bu ilk 1000 sayısına sahip olmak isteyen modaseverler ve koleksiyoncular, uzun bir kuyruğu göze almak zorunda kaldı. Ancak bu kuyruğun insanları yolundan alıkoymak şöyle dursun daha da tahrik ettiğini söylemek gerek. İlk sayılara sahip olan şanslı azınlık, dergiyi alır almaz şaşkınlıklarını gizleyemedi. Zira Vogue Türkiye, ilk sayının hakkını vermiş ve 562 sayfalık özel bir sayı çıkartmış. Sanırım bayağı ağır olan bu ilk sayı ile yılların öcünü almak istercesine "İşte sonunda Türkiye'ye de geldik, moda dergisi dediğin böyle olur" demek istemişler ve bunu da başarmışlar. Derginin, 1 numaralı sayısını, Vogue Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Seda Domaniç aldı. Onun ardından kuyrukta bekleyenler, dergileri almaya başladı. Ancak sıradakiler taşıma zorluğuna rağmen bir dergi ile yetinmedi, iki-üç dergiyi birden kucaklayıp götürdü. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de, VOGUE koleksiyonu yapan pek çok takipçi olduğunu bilen Vogue Türkiye, numaralandırılmış baskıları onlar için hazırladı. Bu özel sayılar dergi piyasaya çıkmadan 20 saat önce meraklılarına ulaştırıldı. 24 Şubat Çarşamba, saat 13.00'den itibaren İstinye Park markalar caddesinde özel hazırlanan VOGUE TÜRKİYE standında başlayan satış, 28 Şubat Pazar akşamına kadar devam edecek.
 
Seda Domaniç

Seda Domaniç

“Georgetown Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans derecesini Avrupa Çalışlmaları ve Uluslararası Ekonomi alanlarında Johns Hopkins Üniversitesi SAIS’tan aldı. Washington’da CNN televizyonunda, Milano’da Dow Jones haber ajansında, İstanbul’da CNN Türk’e muhabirlik yaptı. Tribeka İletişim Danışmanlık bünyesinde Avrupa Komisyonu’na Turizm Bakanlığı’na ve Colgate Palmolive, Tetrapak, Borusan Holding şirketlerine iletişim danışmanlığı hizmeti verdi. İstanbul’da kurulan AB Bilgi Merkezi’nde Direktörlük ve ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi ( EDAM ) isimli düşünce kuruluşunda Genel Sekreterlik görevlerini yürüttü. Doğuş yayın Grubu İş Geliştirme ve Dış İlişkiler Direktörü olarak görev yaptı. Aynı zamanda CNBC Europe / World televizyonunda yayınlanan “Business Turkey’’ programını hazırladı ve sundu. Sabancı Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi doktorasını tamamlayan Domaniç, İngilizce, İtalyanca ve Fransızca konuşuyor.”   
Andrew ve Lain Foxall

Andrew Foxall ve Iain Foxall

“Edingburg Leith School of Art’ta resim bölümünü bitiren Andrew Foxall, Liverpool Üniversitesi’nde Moda ve Tekstil okudu. Yüksek Lisans’ını Moda Tasarımı ve Pazarlaması alanlarında Milano’da bulunan Domus Academy’de aldı. İtalya ve İngiltere’de Future Concupt Lab, Neil Barrat, Boxfresh, Deutsche Bank ve Ideo London’da çalıştı. 2003’te İstanbul’daki Türk ortağı ile birlikte 20 ML adlı şirketi kurdu. Bünyedeki tüm projelerin kreatif direktörlüğünü üstlendi.   Iain Foxall, Liverpool John Moores Üniversitesi’nde Grafik Tasarım okudu. David Crow, Jonathan Hitchen ve Michael O ‘Shaughnessy’den ders aldı. Serbest çalıştığı dönemde Unilever, Lloyds Bank, Canon, Aquascutum ve Nike’a görsel tasarımlar yaptı. 2006 yılında Andrew ve Iian Foxall İstanbul’da “Foxall Associates’i kurdular. Vitra, Yapı Kredi ve Nuxx gibi firmalara görsel tasarım hizmeti verdiler. 2008’de Londra ofisini açtılar.”  
Mary Fellowes

Mary Fellowes

   “Mezunlarının arasında John Galliano, Alexander McQueen, Stella McCartney gibi isimlerin yeraldığı dünyaca ünlü İngiliz moda okulu Central St Martins’ten mezun oldu. İngiliz Vogue’da 5 yıl “ Junior ’’ Moda Editörü olarak Lucinda Chambers ve kate Phelan ile çalıştı. Serbest çalıştığı dönemde Vogue İtalya, Vogue Japonya, Vogue Çin, Vogue ABD, ve Teen Vogue başta olmak üzere birçok dergi için moda çekimleri gerçekleştirdi. 2007 Sonbaharında İngiliz The Economist dergisinin Moda Edötönü olarak atandı ve derginin ilk kez çıkardığı stil eki İntelligent Life ‘i yarattı. Londra’dan Tokya’ya birçok ünlü modacının defilelerine stil danışmanlığı yaptı, aynı zamanda Mischa Barton, Clare Danes, Amy Adams ve Camilla Belle gibi ünlüleri giydirdi.”
Daha ilk karşılaşmamızda şöyle bir süzdü ve "Siz Contemposunuz" dedi.
Contempo?
İngilizce "contemporary"den türetilmiş "güncel" demekmiş.
Meğer Türkiye'nin en köklü markalarından YKM, Whitaker danışmanlığında bir süredir "yaşam tarzı mağazacılığı" yapmaktaymış.
YKM Genel Müdürü Jaklin Güner, müşterilerinin yaşam tarzını dikkate alarak altmışa yakın mağazayı baştan aşağı değiştirmiş.
Aslına bakarsanız Amerikalı danışmanlık şirketi YKM'ye on yaşam tarzı belirlemiş.
Fakat YKM yaptığı araştırmada müşterilerinin ağırlıklı olarak dört yaşam tarzını benimsediğini görmüş.
Contempo (Güncel) yüzde 42,5
Fashion (Moda) yüzde 32,7
Neo Traditional (Yeni Geleneksel) yüzde 13,8
Traditional (Geleneksel) yüzde 11.
Göçebe ve Romantik gibi kategoriler de var ama onlar azınlıkta.
Peki beni "Contempo" yapan ne?
Güner'e göre ilk bakışta kıyafet seçimim, esasında düşünme biçimim.
"Kıyafet ve marka seçiminden başlayalım…"
Koyu kahve deri spor ayakkabı (Custom National)
Taba rengi pantolon (Dockers)
Uçuk mavi gömlek (Milimetric)
Lacivert hırka (Stefanel)
Açık kahve yıpranmış deri mont (C.P Company)
Renk, uyum, kesim dahil bir sürü teknik analiz.
Peki ya Contempo müşterinin kişiliği?
Hayatta en önemli şey; kim olduğunu ve ne istediğini bilmek.
Teknoloji sayesinde sürekli iletişim ve hareket halinde, eklektik, yenilikçi ve şehirli.
İlla "Moda" hayat tarzını tercih eden müşteri gibi en son trend, en gözde mekân saplantısı yok. "Geleneksel" gibi kontrollü ve sürprizlere kapalı değil.
Bu arada kullandığınız parfümden tatil zevkinize, yatakta sağ ya da solda yatmaktan beslenme ve spor alışkanlığına onlarca soru var.
Çünkü artık yaşam tarzları yaş, cinsiyet ve gelir düzeyinden bağımsız şekilleniyor.
Trendler bile yetersiz, düşünme biçiminiz yaşam tarzınızı belirliyor.
Öyle ki yenilikçi perakendeciler 24 saatinizi bilmek istiyor.
1950'de kurulan YKM, Boyner'le birlikte Türkiye'de çok katlı mağazacılığın öncüsü.
Biri köklü diğeri yenilikçi.
Fakat artık ne YKM'nin 1950'lerin sonunda ilk taksit uygulamasını başlatmış olması yeterli ne de Boyner'in 1990'ların başında alışveriş kartıyla sadık müşteri yaratma becerisi.
Eskiden müşteriye bol seçenek sunabilen kazanıyordu, çünkü alternatif azdı.
Şimdi o kadar çok seçenek var ki müşterinin neyi neden seçtiğini bilerek alternatifleri azaltmanız gerekiyor.
Şaşırdınız değil mi?
Psikolog Barry Schwartz bu durumu "tercih paradoksu" ile açıklıyor.
Schwartz 2000'lerin başında "The Paradox of Choice"u yayımladığında sadece akademi dünyası değil perakende sektörü de ciddi dalgalanmıştı.
Eskiden bol seçeneğin bizi özgürleştirdiğine inanırdık, oysa bol seçenekli tüketim toplumunda mağazalardan eli boş çıkan müşterilerin sayısı her geçen gün artıyor.
Çünkü seçenekler arttıkça tüketici paralize oluyor.
Bol seçenek mutluluk yerine tatminsizliğe yol açıyor.
Bu yüzden perakende sektörü insanların yaşam tarzlarına uygun seçenekler üzerine yoğunlaşıyor.
YKM'nin 2 milyona yakın kartlı müşterisi var.
Bu ne demek?
Eğer bu 2 milyonun içindeyseniz Jaklin Güner size ait verilerle çoktan yaşam tarzınızı tespit etmiş durumda.
Siz daha mağazaya girmeden o, nereye yöneleceğinizi biliyor.
Baksanıza YKM kartına sahip olmamama rağmen ilk karşılaşmada sadece gözlem yaparak beni "Contempo" ilan etti.
Ne kadar "güncel"im bilmiyorum, size tavsiyem yenilikçi perakendecilerin her zaman sizden bir adım önde, bir adım daha "güncel" olduklarını unutmayın.
Benim gibi "ava giderken avlanmak" istemiyorsanız, tarzınıza bakıp kim olduğunuza kendiniz karar verin.
Yoksa Jaklin Hanım gibi biri çıkar bir gün sizin adınıza hem tarzınıza hem de kim olduğunuza karar verir.
İstanbul Moda Fuarı

İstanbul Moda Fuarı

İSTANBUL - İstanbul`un moda merkezi olması ve hazır giyim alanında varolan ticaretin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen İstanbul Moda Fuarı açıldı.
 
İstanbul Moda Fuarı 2010 24-26 Ocak
CNR Expo`dan yapılan açıklamaya göre, ABD, Fransa, İngiltere, İspanya, Danimarka, Hollanda, Almanya, Yunanistan, Mısır, Lübnan, Rusya, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin`in ziyaretçi ülke olduğu fuar, 26 Ocak Salı gününe kadar devam edecek. İstanbul Moda Fuarı, 125 katılımcı firma ile 10 bin metrekarelik alanda düzenleniyor. Fuardan Suudi Arabistan`ın zincir mağazası Saudi Home`un, yüksek miktarda satın alma yapması bekleniyor. Yunanistan ve Bulgaristan tekstil ve hazır giyim derneklerinden 120 kişi, Ürdün ve Romanya`dan 10`ar kişilik 2 heyet, İsveç Moda Derneği ve Stockholm Ticaret Odası`ndan 20 kişilik alım grubu da fuara geldi.