"Tekstil" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

ULKELERE_GORE_HAZIR_GIYIM_2014Rekor Almanya ve Romanya'da 2014 yılı Hazır giyim ihracatında Almanya toplam hazır giyim pazarında %21'lik dilimle ilk sırayı alırken, pastadan ilk 10 ülke grafikteki gibi pay aldı. İlk 10 ülkenin payı %69 olarak gerçekleşirken yaklaşık 207 farklı ülkeye yapılan ihracatın %80'nini yalnızca 16 ülke gerçekleştirdi.     ULKELERE_GORE_HAZIR_GIYIM_DEGISIMI_2014 ilk 10 içinde tek gerileyen İtalya İhracatta en yüksek payı alan İlk 10 firma içinde geçen seneye göre en büyük artışı oranını %82,33 ile Romanya gösterirken, Irak %16,27 ve Birleşik Krallık %14,92 ile 2. ve 3. sırayı aldılar. İlk 10 firma içinde sadece İtalya'nın payı gerildi.     SEKTORE_GORE_IHRACAT_RAKAMLARI_ver2 Rekor Hazır Giyimin Toplam ihracatı gerçekleştiren 27 sektör içinde en büyük payı alan sektör 22,2 milyar dolarla otomotiv sektörü olurken , 18,74 milyar dolarla hazır giyim ikinci sırayı aldı. ilk 11 sektör 151 milyar dolarlık toplamı ihracatın %80'inin oluştururken, bu sektörlerin içinde geçen seneye göre en yüksek artışı da %7,97 ile Hazır Giyim gerçekleştirdi.         Grafikler, TİM verilerinden alınmış ve Tekstil Teknik Ekibi tarafından derlenmiştir.
image Hazır Giyim İhracatı, 2014 Yılında bir önceki seneye göre % 7.9'luk bir artış göstererek seneyi 18,74 milyar dolarla kapattı. Bu oran toplam ihracatta %4'de kaldı. Böylelikle 2000 yılına göre Hazır Giyim ihracatı %251'lik bir artış göstererek yeni bir rekora imza atmış oldu. Son 14 sene içinde sadece 2008, 2009 ve 2012 Yılında gerileme gösteren ihracat artış yönündeki hareketine de devam etmiş oldu. Türkiye Genelinde Artış %4 Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Aralık ayı ve 2014 geneli ihracat verilerine yönelik bir basın açıklaması yaptı. Buna göre Aralık ayında Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 artışla 13 milyar 137 milyon dolar oldu. 2014 yılının tamamında ise Türkiye’nin ihracatı yüzde 4 artışla 157 milyar 622 milyon dolara ulaştı. Bu rakam Türkiye Cumhuriyeti’nin senelik ihracatta yeni rekoru oldu. 2015 yılına yeni umutlarla girdiklerini belirten TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, yeni yılın Türkiye’ye ve tüm bölgemize, ihracatçılara, bu ülke için üreten tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını; sağlık, mutluluk ve barış getirmesini diledi.
wpid-wp-1420696746631.jpeg Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin, "Türkiye olarak AB hazır giyim ithalatından 2010 senesinde yüzde 8,25 pay alıyorduk, 2014'de bu oran yüzde 8,06'ya geriledi" dedi. Yaptığı yazılı açıklamayla TGSD'de yeniden aday olmayacağını açıklayan Cem Negrin, başkanlık yaptığı 5 yılda Türk giyim sanayisinin katettiği yolu değerlendirdi. Negrin, bölgesel çatışmaların zirveye çıktığı 2014'ü 18,7 milyar dolar ihracat ile kapatmanın başarı olarak görülmesi gerektiğini belirterek, 2015'te sektörü zor bir yılın beklediğini kaydetti. Ekonomi ve Strateji Danışmanlık Hizmetleri'nin TGSD için hazırladığı Hazır Giyim Endeksi'nin sonuçlarını değerlendiren Negrin, başta Rusya, Irak ve Suriye'de yaşanan gerilimlerin yaşanmaması halinde 2014'de rahatlıkla 20 milyar doların yakalanabileceğini ifade etti. - "AB hazır giyim ithalatından aldığımız pay, 2014'de yüzde 8,06'ya geriledi" Negrin, TGSD Genel Kurulu'nda aday olmayacağını belirterek, hazır giyim endeksinde görev yaptığı 2010-2014 arasındaki değişimlere dikkati çekti. Karlılık noktasında yaşanan sıkıntının devam ettiğini vurgulayan Negrin, sözlerini şöyle sürdürdü: "2010 yılında bir erkek gömleğinin kilogramını 25,4 dolara ihraç ederken 2014'de bu rakam 36 dolara çıktı. Örme kadın gömlek ve bluz aynı yıl içinde 22,4 dolardan 29,4 dolara; erkek ceket ve takım elbise 23 dolardan 28 dolara, kadın ceket ve pantolon ise 29,3 dolardan 35,3 dolara çıktı. Öte yandan en büyük ihracat pazarlarımıza baktığımızda bu 5 yıl içinde ilk sırada yer alan Almanya'ya ihracatımızı 3,6 milyar dolardan 3,9 milyar dolara ikinci İngiltere'ye ise 2 milyar dolardan 2,5 milyar dolara çıkardığımızı görüyoruz. Hızlı modanın merkez üssü olan İspanya'ya ise ihracatımızı 1,1 milyar dolardan 1,6 milyar dolara yükselttik. Tüm bu artışlara karşın Türkiye olarak AB hazır giyim ithalatından 2010 senesinde yüzde 8,25 pay alıyorduk, 2014'de bu oran yüzde 8,06'ya geriledi." - "Romanya'ya yüzde 151 artış ile 200 milyon dolarlık ihracatımızı 501 milyon dolara yükselttik" Sektörün 2010-2014 arasında markalı hazır giyim ihracatında çok ciddi başarılara imza attığını aktaran Negrin, "Irak'a markalı hazır giyim ihracatımızı yüzde 224 artırarak 208 milyon dolardan 674 milyon dolara taşıdık. Romanya'ya yüzde 151 artış ile 200 milyon dolarlık ihracatımızı 501 milyon dolara yükselttik. Ukrayna'ya yapılan 77 milyon dolarlık markalı ihracat 4 yılda yüzde 308 artış ile 314 milyon dolara çıktı. İlk 14 ülkede yüzde 103'lik bir artış elde ettik. Tüm bu veriler işimizi yaşanan onca sıkıntıya rağmen doğru yaptığımızı gösteriyor. Tüm bu verileri yeni bastırdığımız TGSD Endeks kitabında sektörümüz ile paylaşacağız" değerlendirmesini yaptı. - Markalı hazır giyim ihracatı PAZARLAR 2010 - 2014 - 2010-2014 DEĞİŞİM % Irak 208 - 674 - 224 Romanya 200-501-151 Rusya 280-351-25 Ukrayna 77-314-308 S. Arabistan 95-289-204 Libya 66-144-118 Mısır 58-128-121 Tunus 92-99-8 İran 84- 72 - (-14) İsrail 134-228-70 Lübnan 58-67-16 Yunanistan 132-116-(-12) BAE 76-150-97 Cezayir 70-164-134 TOPLAM 1630-3297-103
image AMBARGO GEVŞİYOR Çağlar Başkan, bu ilginin uluslararası konjonktürde İran’la ilgili yaşanan gelişmelerle doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyerek, “Son aylarda İran’a yönelik ambargo da gevşemeye başladı. Türkiye’yi de olumsuz etkileyen bu yaptırımlar tamamen kalktığında komşumuz İran’ı muazzam gelişmeler bekliyor. İran kabuğunu kırarken, hem İran’daki hem de dünyadaki konjonktürden yararlanmamız şart. 2023 hedeflerimiz için İran stratejik nitelikli bir ticari ortağımız olacak” diye konuştu. İKİ KRİTİK GELİŞME  İran ile ticaretimizde kritik iki gelişme yaşandığını belirten İbrahim Çağlar, şunları söyledi: “Bu gelişmelerin ilki Sayın Cumhurbaşkanımızın İran ziyaretinde İran Ticaret Bakanı ile birlikte Ocak ayında imzalanan Tercihli Ticaret Anlaşması. Bu anlaşma çok kısa bir süre sonra; 1 Ocak 2015’te yürürlüğe giriyor. Tercihli ticaretle birlikte hazır giyimde uygulanan yüzde 100’lük gümrük vergisi yüzde 40’a düşecek. Diğer kritik gelişme ise İran ile BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri arasındaki nükleer müzakerelerin  30 Haziran 2015’e kadar uzatılması. Bu süreçte İran’a yönelik ambargo esnetildi. Güven tazeleme aşamasında problemler yaşanmazsa, anlaşma kalıcı hale gelecek ve yaptırımlar daha da gevşeyecek. Çok açık ki bu iki gelişme İran ile ticari ilişkilerimizde yepyeni bir dönemin kapısını aralıyor. Bu işbirliği fırsatını çok iyi değerlendirmeliyiz.” STK’LARLA İŞBİRLİĞİ * Bayrampaşa Tekstilci ve Sanayici İş Adamları Derneği (BATİAD) * Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) * Merter Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) * Osmanbey Tekstilci Işadamları Derneği (OTİAD) * Türkiye Trik o Sanayicileri Derneği (TRİSAD)  İran pazarında aktif olmalıyız İbrahim Çağlar, Tercihli Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin ardından İstanbul Ticaret Odası’nın 1-4 Şubat 2015’te Tahran’da düzenleyeceği Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Fuarı’nın büyük bir fırsat olduğunu söyledi. Türkiye’nin şu anda İran’da en şanslı olduğu sektörlerin başında hazır giyimin geldiğini belirten Çağlar, “Tekstil ve hazır giyim, Türkiye’nin en önemli ihracat sektörü. Bu sebepler İTO’nun Tahran’da ilk kez düzenleyeceği bu fuara katılmanın önemini daha da artırıyor. Türk iş dünyası olarak 2015’te İran pazarında aktif olmalıyız. İran’ın hazır giyim pazarına Türkiye imzasını atmanın tam zamanı. Fuara firmalarımızın gösterdiği büyük ilgi de bunu kanıtlıyor. Önümüzdeki yıllarda komşumuz kalkındıkça ticaretimiz daha da gelişecek” dedi.
image Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin, bazı Avrupalı hazır giyim devlerinin ödeme sıkıntıları nedeniyle, çok sayıda tedarikçinin zor duruma düştüğüne dikkat çekerek, ihracatçılara "sigorta" uyarısı yaptı. Krizden çıkamayan Avrupalı hazır giyim devlerinin iflasın eşiğine geldiğini vurgulayan Negrin, "Ünlü hazır giyim markalarının da bulunduğu çok sayıda Avrupalı şirket ödeme sıkıntısı çekerek Türk tedarikçileri de batağa sürüklüyor. Mexx’in vurduğu Türk şirketleri için Ekonomi Bakanı’mızla çare arayacağız" dedi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin, Hollanda’nın önde gelen markalarından Mexx’in iflas etmesiyle Türkiye’den çok sayıda tedarikçinin sıkıntıya düştüğünü belirterek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile yarın yapacakları çalıştayda soruna çözüm arayacaklarını söyledi. Cem Negrin yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa’da 300’ün üzerinde mağazası ve bin 500 çalışanı bulunan Mexx’in iflas kararıyla birlikte 25’ün üzerinde ihracatçının kendilerine başvurarak destek talep ettiğini söyledi. İlk belirlemelerine göre Mexx’in iflasıyla Türk firmaların en az 10 milyon Euro batırdığını ifade eden Negrin, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘KABUS GÖRMEK İSTEMİYORSANIZ İHRACAT SİGORTASI YAPTIRIN’ "Avrupa ekonomisi bir süredir devam eden krizden çıkmaya çalışırken, bu süreçten sağlıklı bir şekilde çıkamayanlar arkalarında ağır hasarlar bırakarak piyasalardan çekiliyorlar. Özellikle hazır giyimde yaşanan iflaslardan en çok ihracatının yüzde 75’ini Euro bölgesine yapan Türk üreticiler etkileniyor. Burada sektörümüz adına samimi bir öz eleştiride de bulunmamız gerekiyor. Türk hazır giyim sektörü olarak ciddi risk alıp açık hesap çalışıyoruz. Başta Avrupa olmak üzere tüm dünyayı etkileyen kriz karşısında üreticilerimize ‘mutlaka ihracat sigortası yaptırın, yoksa canınız çok fena yanar’ dedik. Ancak görünen o ki sözümüzü dinletemedik. Bugün geldiğimiz noktada üretici ihracatçılarımızı bir kez daha uyarıyoruz: kabus görmek istemiyorsanız mutlaka ihracat sigortası yaptırın, yılların birikimini bir kalemde kaybetmeyin." Dünya markası Mexx, en büyük kârını başka mağazalara yaptığı toptan satışlardan sağlamaktaydı. Şirket’in yüzde 82’lik hissesi 2011 yılında Amerikalı yatırımcı The Gores Group tarafından 85 milyon dolara satın alınmıştı. Geri kalan hisseler ise Liz Claiborne’un elinde bulunuyordu.
image Noel öncesi satışlarda umduğunu bulamayan dünyanın en büyük hazır giyim moda zincirlerinden American Apparel, finansal güçlüğü nedeniyle tedarikçilerine ödemelerini geciktirmeye başladı. The New York Post gazetesinin haberine göre, hazır giyimde "modaya yön veren şirket" olarak bilinen American Apparel, 2014 yılını önemli bir nakit sıkıntısı içinde tamamladı. Haberde, şirketin ödeme güçlüğü nedeniyle tedarikçilerinin faturalarını ödemede 60 güne kadar ertelemeler yaptığı ve binlerce işçinin çalıştığı Los Angeles fabrikasında çalışma saatlerinin de azaltıldığı belirtildi. Ödeme güçlüğünün Noel öncesi satışların zayıf geçmesinden kaynaklandığı da belirtilen haberde, buna karşılık şirketten nakit sorunu yaşanmadığı açıklamasının geldiği de vurgulandı. Gazeteye adını vermeden konuşan bir şirket yetkilisi, "Mağazalarımızda stoklar en üst düzeylerde; oldukça başarılı bir tatil sezonunu geride buraktık" dedi. American Apparel aynı zamanda politik ve sosyal haklar konularında da aktivistlere destek oluyor. Şirket, ABD'de göçmen ve gay-lezbiyen hakları konularında mücedele eden gruplara bilboard ve diğer açık hava reklam olanaklarını açıyor ve onların sloganlarını içeren yazılar basılmış tişörtler üretiyor. Şirketin, Kanada, Meksika, Brezilya, Birleşik Krallık, İspanya, Fransa, Hollanda, Almanya, İsveç, İtalya, Avusturya, İsrail, Çin, Güney Kore, Japonya, Avustralya, Hong Kong ve İsviçre'de toplam 260 mağazası bulunuyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin, yakın zamanda, bazı Avrupalı hazır giyim devlerinin ödeme sıkıntıları nedeniyle, çok sayıda tedarikçinin zor duruma düştüğüne dikkat çekerek, ihracatçılara "sigorta" uyarısı yapmıştı.
Dünyanın en önemli kumaş ve aksesuar fuarlarından "TEXWORLD"ün İstanbul lansmanı gerçekleşti. image New York ve Paris'ten sonra ilk kez Türkiye'de düzenlenecek olan ve Türkiye ile çevre ülkelerdeki tekstil endüstrisinin uzun zamandır beklediği kumaş ve aksesuar fuarı "TEXWORLD" tanıtım toplantısı İstanbul Park Bosphorus Otel'de sektörün temsilcilerini bir araya getirdi. Messe Frankfurt Texworld Fuarlarına Bir Yenisini Daha Ekledi İstanbul'da ilk kez 4-6 Kasım 2014 tarihinde düzenlenecek Texworld fuarıyla birlikte Messe Frankfurt Türkiye'de düzenledikleri fuar portföyünü de genişletmiş olacak. Önümüzdeki yıldan itibaren, New York ve Paris'te olduğu gibi yılda 2 kez düzenlenecek olan Texworld Istanbul, Türkiye ve çevre ülkeler için çok önemli bir satın alma platformu olacak. Texworld kumaş ve aksesuar fuarlarının en yeni üyesi Texworld Istanbul, Uzak Doğu'daki başlıca tekstil üreticisi ülkelere olan yoğun talebi de karşılayacak. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleşecek olan fuarın lansman toplantısında konuşan Messe Frankfurt Tekstil Fuarları Başkanı Olaf Schmidt : "Texworld Istanbul'un lansmanı, Messe Frankfurt'un Türkiye'de büyümesiyle ilgili heyecan verici bir dönüm noktasıdır." dedi. Schmidt sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle son on yılda şirketimiz dünya genelinde yeni ve yüksek kaliteli tekstil fuarları düzenleyerek Türkiye'den pek çok sektör profesyoneline uluslararası pazarlara açılmaları için yol gösterdi. Şimdi ise uluslararası hazır giyim kumaşları üretim merkezini İstanbul'a taşıyoruz." Texworld Istanbul, dünya genelinde hazır giyim kumaşları fuarlarındaki tüm ürün gruplarını kapsayacak. Fuarda pamuklu, denim, ipek, gömleklik kumaş, keten, yün, dantel ve brode ürün grupları yer alacak. Lansman toplantısında konuşan Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Yardım: "Texworld Istanbul Fuarı, Türkiye ve çevre bölgelerden satın alıcı ve profesyonel ziyaretçileri hedefleyecek. Buna Türkiye, Orta Doğu, Körfez Ülkeleri, Orta Asya, Rusya, Güneydoğu Avrupa ve Kuzey Afrika da dahil. Coğrafi konumu ile bu bölgelerdeki tüm önemli ticaret merkezlerine ulaşım açısından çok uygun bir lokasyonda bulunan İstanbul'un dinamik ticaret ortamı, global hazır giyim kumaşları üreticileri ve hızla gelişen bölgelerdeki satın alıcılar için yeni bir buluşma noktası olacak." açıklamasında bulundu. 12 Ülke, 110 Uluslararası Katılımcı, 5000 Ziyaretçi Çin, Güney Kore, Hindistan, Pakistan ve Tayvan'ın da dahil olduğu 12 ülkeden 110 uluslararası katılımcı ile net 1700 m2 alanda düzenlenen fuara 5000 ziyaretçi bekleniyor. Açılış tarihinden iki ay önce satışları tamamlanan fuarda Tayvan ve Pakistan ülke pavilyonu ile yer alacak. Fuarın ziyaretçi profili, konfeksiyon üreticileri, private label üreticileri, perakende ve toptancılar, mail order firmaları, mağaza zincirleri, tasarımcı ve modacılar, satın alma ofisleri, acenteler olacak. Katılımcılar ise ağırlıklı olarak pamuklu, brode, dantel, örme kumaş, gömleklik, yün ve yünlü karışımlı kumaşlar, ipek, ipek görünümlü kumaşlar, fonksiyonel kumaşlar, keten ve kenevir, baskı, tasarım ofisleri, aksesuar, iplik ve elyaf, denim, organik kumaş üreticilerinden oluşacak. Katılımcılar, Türkiye'nin Yanı Sıra Yeni Pazarları da Keşfedecekler Türkiye'nin Doğu Avrupa, Orta Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın kesiştiği noktada yer alması ve uluslararası hazır giyim kumaş üreticilerinin birçoğunun bu bölgeleri henüz yeterince keşfetmemiş olmaları Texworld İstanbul'un önemini daha da arttırıyor. Bu bağlamda fuar Orta Doğu, Doğu Avrupa, Asya, Yakın Doğu ve Rusya'daki büyük ve keşfedilmemiş pazarları da hedefliyor. İstanbul'un 2 havalimanı, dünyada 200 nokta ile bağlantısı olması ve Türkiye'nin pek çok ülke ile vizesiz seyahat olanağı katılımcı ve ziyaretçilere cazip gelen kolaylıklar arasında yer alıyor.
Bangladesh Building Collapse Inaction Kamboçya ve Bangladeş‘teki yoksul tekstil işçilerinin protesto gösterileri 2013’ün aralık ayından itibaren devam ediyor. Sağlıksız koşullarda ölüm ile burun buruna çalışan işçilerin tek isteği insanca yaşayabilmek.   Dünya, tekstil işçilerinin sesini ilk olarak geçen nisan ayında Bangladeş‘in başkenti Dakka’da çökerek, bin 133 kişiye mezar olan bina ile duydu. Bu facianın ardından birçok ünlü markanın imajı büyük zarar gördü. Tabi sorunlar bitmedi. Halen daha Bangldeş ve Kamboçya’da “her an çökebilir“denilen onlarca binada yüzlerce tekstil işçisi çalışıyor. Uluslararası meydada çok yer almasada, küçük çaplı kazalar sık sık meydana geliyor. Kamboçya ve Bangladeş‘te tekstil, büyük bir istihdam kaynağı. 10 kişiden dördü tekstil işinde çalışıyor. Çalışanların yüzde 90’ı kadın. Geri kalanlarının içinde yasak olmasına rağmen çocuk işçiler de bulunuyor. Ortalama bir yetişkinin aylık ücret yaklaşık 50 Euro’ya eşdeğer. Aynı Tekstil işçileri Çin’de ise ortalama 111 Euro’ya kazanıyorlar. Daha önceleri Çin’de iş yapan tekstil firmaları şimdilerde iş gücü maliyetini daha ucuza getirmek amacıyla Çin’in dışına çıktı. Bazı yerlerde işçiler günde 15 saat çalıştırılıyor. Fakat çalışma saatleri ve günleri artarken işçilerin ise cebine giren para değişmiyor. Mesela 29 Euro’ya aldığınız bir giysinin karşılığında Kamboçya ve Bangladeş‘te çalışan işçilerin cebine sadece 18 Cent koyuyorsunuz. Dakka’da nisan ayında meydana gelen felakatin ardından 29 ünlü marka, bu ülkelerde bulunan firmalarındaki çalışma koşullarını yeniden gözden geçirmeye mecbur kaldı. Hatta dev üreticiler yaptıkları protokolle, güvenlik önlemlerini artırma sözü verdi. Tabi suçlular bir tek markalar değil, aynı zamanda yaşanan facialardan bina ve işletme sahipleri de sorumlu. Fakat yaşanan facilara rağmen fakir halkın hayatta kalması için çalışmaktan başka çaresi yok. Yaptıkları tek şey ücretlerinin arttırılması istemiyle sokağa çıkmak. Euronews, dünya
SABRİ Özel’in 1969’da kurduğu tek makineli atölyeden, 23 bin metrekare kapalı alana sahip, 800 kişilik istihdamı olan bir hazır giyim devi doğdu. image Sabri Özel, “Her şeyimizi kendimiz üretiyoruz. Çin’den getirip satmayı biz de biliriz ama bunun memlekete faydası yok. Pantolon ve takım elbise için 200 kişi daha alacağız” diyor. TÜRKİYE, tekstil ve hazır giyimden daha uzun yıllar ekmek yiyecek. Çünkü, kim ne derse desin halen en rekabetçi sanayi sektörümüz tekstil ve hazır giyim. Bu sektörün önemli isimlerinden Sabri Özel uzun bir aradan sonra ilk kez konuştu. Hükümete, iş gücü üzerindeki yükleri hafifletmesi için çağrıda  bulunan Sabri Özel, “Bazı arkadaşlar ‘Çin’den getirip satıyor. Çin’den, Bangladeş’ten  getirip satmak marifet mi? Benim buna vicdanım el vermiyor. Biz her şeyimizi kendimiz üretiyoruz. Şimdi pantolon ve takım elbise için yeni yatırım yapıyoruz ve yakında 200 kişi daha alacağız” diyor.  Özel şöyle konuşuyor: İŞÇİ OLURSAN PATRON DA OLURSUN Malatya Pütürge’nin  Damlı Köyü’nde doğdum. Babam çiftçiydi.  İlkokul 3’üncü sınıfta (10 yaşında)  evden kaçarak İstanbul’a geldim. Kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. Önce bir iplik fabrikasında bobin topladım. Turistik süs eşyası üreten bir yerde, sonra bir matbaada çalıştım. Bunlarda istikbal görmediğim için bıraktım. 2.5 lira haftalıkla bir trikocuya girdim. 9 yıl kadar trikoda çalıştım. Sürekli para biriktirdim ve 1969’da 2.500 lira birikmimle, Yeşildirek’te 5 metrekare bir yer tutup 1 makineyle kendi işime başladım. 1980’e kadar  fason üretim yaparak devam ettim. 1980’de de kendi adımla markalaşma kararı aldım. Fasonu bıraktım.  YILDA 400 BİN TRİKO ÜRETİYORUM Şu anda 23 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikamızda 800 kişilik istihdamımız var. Yakında pantolon ve ceket için 200 kişiyi daha işe alacağız. Günlük 2500 adet gömlek, yıllık 400 bin triko, 200 bin pantolon, 200 bin t-shirt, 50 bin takım elbise ve ceket üretme kapasitemiz var. 50 mağazamız var. 300’den fazla noktaya da ürün veriyoruz. 12 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sabri Özel markamız dışında, Bluring ve Etro olarak iki marka daha geliştirdik. Onlarla da mağazalaşacağız. Bütün ürünlerimizi kendimiz, Türkiye’de üretiyoruz. Benim sanayide böyle bir ‘milliyetçilik’ felsefem var. Kullandığımız hammaddenin de yüzde 90’ı yerli.   İŞGÜCÜNDE VERGİ YÜKÜ FAZLA Hükümetimize sesleniyorum; işçi ve işveren üzerindeki vergi yükü çok fazla. Bence bu konuda atılacak adımlar sanayi için en büyük teşvik olur.  Biz yakında 1000 kişilik istihdamı aşacağız. Bu yıl ciromuz 40 milyon lira olacak. Hedefimiz 2020 yılına kadar 200 mağazaya ulaşmak. Tunus ve Irak’ta mağazalarımız var. Yurt dışında daha çok mağaza açacağız. Her sene 10-15 mağaza açacağız. Biz adete oynamıyoruz kaliteye oynuyoruz. Kadın koleksiyonumuz da, birkaç yıl içinde ciroda yüzde 40’lara çıkacak. Sabri Özel, 63 yaşında bir sanayici olarak, 2023 yılı ihracat hedefine alaşabilmek için yeni bir ‘sanayi stratejisi’ öneriyor. Güneydoğu’daki çözüm sürecinin başarıyla tamamlanmasının Türkiye ekonomisi için de çok büyük motivasyon olacağını kaydeden Sabri Özel, şöyle konuşuyor:  “Güneydoğu’da barış sürecinin iyi bir zemine oturması halinde oralara da yatırım yapılır. Büyük Türkiye hayallerimiz için birbirimizle konuşup anlaşmak zorundayız. Çünkü biz kardeşiz. Bizim gibi adamlar yatırımı sever, makineleri sever. Uygun zemin bulsam 10 bin kişilik üretim kurarım. Bu ülkenin üretime ve ihracata ihtiyacı var.”
Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, yılın 10 aylık döneminde 191 ülkeye 14,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. image İste Rakamlar: Yılın ilk 10 ayında Türkiye genel ihracatının yüzde 11,5'ini, sanayi ihracatının da yüzde 14,6'sını oluşturan hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, bu dönemde 191 ülkeye ihracat yaptı. İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) verilerine göre, geçen yılın ocak-ekim döneminde 13 milyar 236 milyon 159 bin dolar olan hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 8,1 oranında artarak 14 milyar 308 milyon 543 bin dolar oldu. EN FAZLA GİYİM VE AKSESUAR İHRACATI YAPILDI Bu dönemde en fazla ihracat, geçen yılın 10 aylık dönemine göre yüzde 8,9 artarak 7 milyar 629 milyon 322 bin dolara ulaşan örme giyim eşyaları ve aksesuarlarında yapıldı. Ocak-ekim döneminde, dokuma giyim eşyaları aksesuarları ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artarak 4 milyar 761 milyon 24 bin dolara, diğer hazır eşyalar ve ev tekstilleri ihracatı ise yüzde 14 artarak 1 milyar 783 milyon 796 bin dolara yükseldi. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA Yılın 10 ayında sektörün en önemli pazarı Almanya'ya yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 oranında artarak 3 milyar 61 milyon 834 bin dolar oldu. Bu ülkeyi 1 milyar 752 milyon 388 bin dolarla İngiltere, 1 milyar 226 milyon 457 bin dolarla İspanya, 924 milyon 754 bin dolarla Fransa, 742 milyon 825 bin dolarla Hollanda takip etti. Ocak-ekim döneminde AB üyesi ülkelere yapılan ihracat ise geçen yılın aynı dönemine yüzde 6 artışla 10 milyar 560 milyon 783 bin dolara ulaştı, bu ülkelere yapılan satış, sektördeki toplam ihracatın yaklaşık yüzde 75'ini oluşturdu. Sektör, söz konusu dönemde Ortadoğu ülkelerine 1 milyar 153 milyon 442 bin dolar, eski doğu bloğu ülkelerine 828 milyon 650 bin dolar, Afrika ülkelerine 492 milyon 639 bin dolar, Amerika'ya 460 milyon 477 bin dolar, Türk cumhuriyetlerine 265 milyon 783 bin dolar, Asya ve Okyanusya ülkelerine 169 milyon 38 bin dolar, diğer Avrupa ülkelerine de 226 milyon 943 bin dolar ihracat gerçekleştirdi.