"Mehmet Büyükekşi" ile etiketlenmiş yazıları görüntülüyorsunuz

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından bu yıl 3'üncüsü düzenlenen 'Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesinde Gap Güneydoğu Tekstil ödüle layık görüldü. Tekstil Ar-Ge' Pazarı Zirvesi kapsamında alınan ödül tekstil sektöründe son dönemde gittikçe artan teknolojinin önemi açısından oldukça önemli. UTİB Başkanı İbrahim Burkay, uzun vadede büyümenin teknoloji üretmeye bağlı olduğuna dikkat çekerek, "Uzun vadede büyümenin en önemli ayağı da Ar-Ge'ye verilen önemdir" dedi. Türkiye'nin Ar-Ge projelerinde alt sıralarda olduğunu dile getiren İbrahim Burkay, ABD ve Kanada'nın Ar-Ge'ye en fazla pay ayıran ülkeler olduğunu bu iki ülkeyi Çin'in izlediğini söyledi. Türkiye'nin proje kültürüne alışık olmadığını vurgulayan Burkay, değişen dünya koşullarının Ar-Ge projelerinin önemini ortaya koyduğuna dikkat çekti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de yılda 35 bin tasarım yapılacağını, daha yüksek kalifiye teknolojik imkanlara da ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği tarafından Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde düzenlenen 3. Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesi’ne katılmak üzere Bursa’ya gelen Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, derecelendirme kuruluşlarını kelimenin tam anlamıyla topa tuttu,  Bakanlık olarak stratejik hedeflerini anlattı. Çağlayan, 2023 yılı hedeflerine ulaşma noktasında Türk sanayicisinin zihniyet devrimi yapması gerektiğinin altını çizdi.
CİMRİ DAVARINIYORLAR
Fitch, Moody’s ve Standard&Poors gibi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye kredi notu verirken cimri davrandığını vurgulayan Çağlayan, cömert not verdikleri bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerin bugün iflas masasında bulunduğunu söyledi. Çağlayan, ayrıca bu derecelendirme kuruluşlarının yalnız Türkiye’nin değil Türk bankalarına da not verirken aynı cimriliği gösterdiğini savunarak “Türk Bankacılık sektörü şu anda dünya genelinde rasyosu en yüksek kesim seviyesindedir. Derecelendirme kuruluşlarının verdiği notun çok üzerinde notu hak ediyorlar. Yüksek not verdikleri AB ülkelerinin gerçek notunun da çok daha aşağıda olması gerekiyor. Derecelendirme kuruluşları adil davranmıyor. Güvenilirliklerini yitirmişlerdir. Bunlarda sorgulanmalıdır” ifadesini kullandı. Türkiye’nin Atatürk’ün ifade ettiği gibi muasır medeniyetler seviyesine ulaşma noktasında önemli adımlar attığını dile getiren Çağlayan, “Bu çerçevede bilindiği gibi 500 milyar dolar ihracat hedefimiz var. Ülkenin dış ticaret toplamı 1 trilyon doların üzerinde olacaktır. Hedefimiz ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 80’lere çıkarmaktır. Ayrıca dünyada ilk 10 ekonomi içinde olacağız. Kişi başına milli gelir 25 bin doları geçecektir. Bunlar ana hedeflerimizdir. Bunun yanında şunu söylüyorum Türkiye 2013 yılında kendi helikopterini, 2020 yılında kendi uçağını yapacaktır. Kendi otomobilini yapması içinde uygun zemin vardır” dedi. Türkiye’nin 2023 hedeflerine çok rahatlıkla ulaşacağını ifade eden Bakan, “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Son 8 yılda ihracatı dörde, milli geliri de yaklaşık dört kat arttırdık. Bunlar somut, yaptık gerçekleştirdik. Dolayısıyla bu tecrübelerle beraber yeni hedefleri de zamanından önce yakalayacağız” dedi.
SANAYİCİNİN ZİHNİYET DEVRİMİNE İHTİYACI VAR
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından başlatılan Ar-Ge Proje Pazarı çalışmasını çok önemsediğinin altını çizen Bakan Çağlayan, bu çalışmanın mutlaka diğer sektörlere de yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Bakan Çağlayan, “Artık sanayicimiz şunun kararını vermeli. Yapmış olduğumuz ürünün kilosunu 1 dolara satmaya devam mı edelim, yoksa öyle mamul yapalım ki kilosunu 50 dolara, bin dolara satabilelim. İşte Ar-Ge bunu getiriyor. 2023 hedeflerimize ulaşabilmenin yolu da yüksek teknolojili, yüksek katma değerli ürünlerin üretiminden geçiyor. İşte bu noktada sanayicimizin zihniyet devrimine ihtiyacı var. Sanayicimiz mutlaka yüksek teknolojili ürünlere geçmelidir. Özellikle tekstil konusunda önemli çalışmalar başlattık. Çünkü tekstil ameliyat masasından uçaklara, otomotivden giyim kuşama kadar birçok şeyi kapsıyor. ABD şu anda elyaf ve karbon esaslı gökdelen yapmaya çalışıyor. Bu çerçevede teknik tekstilde AR-GE ve inovasyon ön plana çıkıyor” şeklinde konuştu.
TÜRKLER AVRUPALI ŞİRKETLERİ ELE GEÇİRİYOR
Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan önümüzdeki 5 yılda Almanya başta olmak üzere Avrupa’da 1 milyon 700 bin şirketin, devredecek ikinci nesil bulamaması nedeniyle kepenk indireceğine dikkati çekerek, bu şirketleri Türk firmalarının alabilmesi için çalışma yaptıklarını belirtti.
Türkiye'nin 74 milyon nüfusuyla Avrupa'nın ve dünyanın güçlü ülkelerinden biri olduğunu anlatan Çağlayan, “74 milyon insanımız var, her yıl 800 bin insana iş bulmak zorundayız. Bu Türkiye'nin büyük avantajı. 74 milyon nüfus ve 28 yaş ortalaması. Dünyanın hemen hemen her ekseninde, Asya'nın en batısı, Avrupa'nın en doğusunda, Kafkasya ve Afrika ile bağlantılarımız var. Avrupa'nın nüfusu artık yaşlandı. Önümüzdeki 5 yılda Almanya başta olmak üzere Avrupa'da 1 milyon 700 bin şirket, devredecek ikinci nesil olmadığı için kapanacak. Bu şirketleri Türk firmalarının alması için önemli çalışmalar yapıyoruz. Bundan 50 yıl önce Almanya'ya pazılarına, kollarına, dişlerine bakılarak gönderilen Türk işçilerinin bulunduğu dönemden nerelere geldik. Şimdi bizim şirketlerimiz Almanya'daki, Fransa'daki uluslararası şirketleri alıyor veya ortak oluyor. Koç Grubu ve Eczacıbaşı'nın da son zamanlarda yaptığı faaliyetler var. Türk sanayisinin ve ekonomisinin nereden nereye geldiğini gösteriyor bu. Bu yüzden Türkiye şu an Avrupa'nın en büyük 6. ekonomisi, dünyanın da 16. Ekonomisi” ifadelerini kullandı.
AR-GE DENİNCE KANIM KAYNIYOR
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, AR-GE konusunun hassas bir alan olduğunu belirterek, “AR-GE” inovasyon ve tasarım dendiği zaman kanım kaynıyor. Bu projelere hassasiyetim var. Bunlara vakit bulmak mecburiyetindeyiz. Bu güzel etkinliklerde her zaman sizin yanındayız. AR-GE ve inovasyonun önemine işaret eden çalışmalar yapılsın. Böyle bir toplantıda teknik bir toplantıda salonun hınca hınç dolu olması beni cesaretlendirdi. Arkadaş, projenizi getirin Dış Ticaret Müsteşarlığımız da size maddi ve manevi katkı verecektir. Bu destek de şimdikinin 3-4 katı olacaktır. Dükkân sizin tabiri caizse, yeter ki önemli çalışmalar yapalım” ifadelerini kullandı.
BÜYÜKLERİMİZ AR-GE’Yİ BİZE FARKLI ANLATTI
AR-GE konusunda geçmiş dönemlerde bazı hataların yapıldığının altını çizen Çağlayan, “Geçmişte Türkiye bunu ıskaladı. AR-GE’yi bize farklı anlattılar. Devlet dairelerinde özelikle çalışmak istemediğiniz bir bürokratı depo niteliğinde bir birime gönderirlerdi. Buranın adı APK’ydi. Yani Araştırma Planlama ve Koordinasyon. O dönemlerde kızağa çekilen kişilerin pasifleştirdiği yer olarak adlandırılırdı. Oysa bugün APK stratejik öneme sahip bir kurum haline geldi. Bizim büyüklerimiz icat çıkartmayın derlerdi. Niye çıkartmayayım. İcat çıkarmamanın bedeli bugün Türkiye ödüyor. İnadına icat çıkarmalıyız. Dünya ekonomisinde yeterli payı almak için bunu yapmalıyız” açıklamalarında bulundu.
MERKEZ BANKASI GEÇ DE OLSA DOĞRU KARAR ALDI
Çağlayan, Merkez Bankası'nın aldığı son kararlar hakkında, "Bu konuyu anlamayanlar veya faiz lobisine hizmet edenler, bundan dolayı bizi eleştiriyorlardı. Şu an bizim haklılığımız ortaya çıktı. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun son 2 yılda alması gereken tedbirleri almamasından dolayı, Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesi, beraberinde döviz fiyatlarının düşmesi ve bunun ithalat üzerinde oluşturduğu düzensiz tesir herkesi etkiledi. Merkez Bankası doğru karar almıştır. Çok geç kalınmış tedbirlerdir. Merkez Bankası bunu daha önce yapmış olsaydı, iddia ediyorum ki Türkiye, geçen yıl 185 milyar dolar değil, 175 milyar dolar ithalat yapacaktı. 114 milyar dolar yerine 120 milyar dolar ihracatı olacaktı” ifadesine yer verdi.
SEÇİM EKONOMİSİ OLMAYACAK
Türkiye'nin yerli otomobil üretmesi için gerekli altyapısının olduğunu, hükümet olarak buna her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirten Çağlayan, “İş dünyası seçimden rahatsız olur. Önümüzdeki haziran ayında seçim var. Size bu konuda iletilen bir rahatsızlık var mı?” şeklindeki soruya, “Ben Ankara Sanayi Odası başkanıyken her seçim dönemi tüylerim diken diken olurdu; yine seçim ekonomisine girecek diye Türkiye. Seçim döneminde asla yerine getirilemeyecek vaatler verilirdi. Ama biz bugüne kadar tutamayacağımız hiçbir sözü vermedik. Verdiğimiz vaatleri de yerine getirdik Allah'a şükür. Türkiye seçimden korkmuyor artık. İşadamları korkmuyor. 8 yıllık iktidarımız döneminde 2 genel seçim, 2 mahalli seçim, 2 de referandum yaptık. 6 kez halka gittik. Hiç seçim ekonomisi gördünüz mü? Eğer görseydiniz Türkiye'nin bütçe açığı yüzde 3,6'ya inmezdi” cevabını verdi.
TİM BAŞKANI BÜYÜKEKŞİ
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, proje pazarının Türkiye’nin 2023 hedefi yolunda önemli bir adım olduğunu belirterek, “Dört konuya önem vermeliyiz. AR-GE, ÜR-GE, moda marka ve eğitim. Proje pazarı bizim için çok önemli bir rehber olacak” diye konuştu.
UTİB Başkanı İbrahim Burkay da, “Konvansiyonel tekstil üretiminden, teknik ve fonksiyonel tekstil üretimine doğru geçişte bizlere büyük katkı sağlayacak bu proje pazarı etkinliğine, sanayiciler, ihracatçılar, akademisyenler ve öğrenciler katılacak” dedi.
Bakan Çağlayan'ın basın toplantısına Bursa Valisi Şahabettin Harput, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Başkanı İbrahim Burkay da katıldı. Burkay, toplantı sonunda Ar-Ge Proje Pazarı’na verdiği destekten dolayı Çağlayan'a plaket verdi.
Bu arada AR-GE Proje pazarında sergilenen en ilginç ürünler şöyle:
*Geliştirilen yüksek emici özel lif sayesinde yaranın salgıladığı iltihabın vücuda yayılmasını önleyen yara iyileştirici kumaş.
*İçerdiği metal iplikler sayesinde vücutta biriken statik elektriği alan ve kandaki hemoglobin yapısında bulunan demiri etkileyerek kan dolaşımı düzenleyen, gerektiği zamanda kan akışını hızlandıran ürünler.
*Yaşlanmayı geciktirici, onarıcı ve nemlendirici yağlar içeren aromaterapili havlu.
*Saç dökülmelerine karşı kullanılan ısırgan otlu şapkalar.
*Güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren çok fonksiyonlu lifler.
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği tarafından Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde düzenlenen 3. Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesi’ne katılmak üzere Bursa’ya gelen Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, derecelendirme kuruluşlarını kelimenin tam anlamıyla topa tuttu,  Bakanlık olarak stratejik hedeflerini anlattı. Çağlayan, 2023 yılı hedeflerine ulaşma noktasında Türk sanayicisinin zihniyet devrimi yapması gerektiğinin altını çizdi. CİMRİ DAVARINIYORLAR Fitch, Moody’s ve Standard&Poors gibi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye kredi notu verirken cimri davrandığını vurgulayan Çağlayan, cömert not verdikleri bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerin bugün iflas masasında bulunduğunu söyledi. Çağlayan, ayrıca bu derecelendirme kuruluşlarının yalnız Türkiye’nin değil Türk bankalarına da not verirken aynı cimriliği gösterdiğini savunarak “Türk Bankacılık sektörü şu anda dünya genelinde rasyosu en yüksek kesim seviyesindedir. Derecelendirme kuruluşlarının verdiği notun çok üzerinde notu hak ediyorlar. Yüksek not verdikleri AB ülkelerinin gerçek notunun da çok daha aşağıda olması gerekiyor. Derecelendirme kuruluşları adil davranmıyor. Güvenilirliklerini yitirmişlerdir. Bunlarda sorgulanmalıdır” ifadesini kullandı. Türkiye’nin Atatürk’ün ifade ettiği gibi muasır medeniyetler seviyesine ulaşma noktasında önemli adımlar attığını dile getiren Çağlayan, “Bu çerçevede bilindiği gibi 500 milyar dolar ihracat hedefimiz var. Ülkenin dış ticaret toplamı 1 trilyon doların üzerinde olacaktır. Hedefimiz ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 80’lere çıkarmaktır. Ayrıca dünyada ilk 10 ekonomi içinde olacağız. Kişi başına milli gelir 25 bin doları geçecektir. Bunlar ana hedeflerimizdir. Bunun yanında şunu söylüyorum Türkiye 2013 yılında kendi helikopterini, 2020 yılında kendi uçağını yapacaktır. Kendi otomobilini yapması içinde uygun zemin vardır” dedi. Türkiye’nin 2023 hedeflerine çok rahatlıkla ulaşacağını ifade eden Bakan, “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Son 8 yılda ihracatı dörde, milli geliri de yaklaşık dört kat arttırdık. Bunlar somut, yaptık gerçekleştirdik. Dolayısıyla bu tecrübelerle beraber yeni hedefleri de zamanından önce yakalayacağız” dedi. SANAYİCİNİN ZİHNİYET DEVRİMİNE İHTİYACI VAR Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından başlatılan Ar-Ge Proje Pazarı çalışmasını çok önemsediğinin altını çizen Bakan Çağlayan, bu çalışmanın mutlaka diğer sektörlere de yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Bakan Çağlayan, “Artık sanayicimiz şunun kararını vermeli. Yapmış olduğumuz ürünün kilosunu 1 dolara satmaya devam mı edelim, yoksa öyle mamul yapalım ki kilosunu 50 dolara, bin dolara satabilelim. İşte Ar-Ge bunu getiriyor. 2023 hedeflerimize ulaşabilmenin yolu da yüksek teknolojili, yüksek katma değerli ürünlerin üretiminden geçiyor. İşte bu noktada sanayicimizin zihniyet devrimine ihtiyacı var. Sanayicimiz mutlaka yüksek teknolojili ürünlere geçmelidir. Özellikle tekstil konusunda önemli çalışmalar başlattık. Çünkü tekstil ameliyat masasından uçaklara, otomotivden giyim kuşama kadar birçok şeyi kapsıyor. ABD şu anda elyaf ve karbon esaslı gökdelen yapmaya çalışıyor. Bu çerçevede teknik tekstilde AR-GE ve inovasyon ön plana çıkıyor” şeklinde konuştu. TÜRKLER AVRUPALI ŞİRKETLERİ ELE GEÇİRİYOR Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan önümüzdeki 5 yılda Almanya başta olmak üzere Avrupa’da 1 milyon 700 bin şirketin, devredecek ikinci nesil bulamaması nedeniyle kepenk indireceğine dikkati çekerek, bu şirketleri Türk firmalarının alabilmesi için çalışma yaptıklarını belirtti. Türkiye'nin 74 milyon nüfusuyla Avrupa'nın ve dünyanın güçlü ülkelerinden biri olduğunu anlatan Çağlayan, “74 milyon insanımız var, her yıl 800 bin insana iş bulmak zorundayız. Bu Türkiye'nin büyük avantajı. 74 milyon nüfus ve 28 yaş ortalaması. Dünyanın hemen hemen her ekseninde, Asya'nın en batısı, Avrupa'nın en doğusunda, Kafkasya ve Afrika ile bağlantılarımız var. Avrupa'nın nüfusu artık yaşlandı. Önümüzdeki 5 yılda Almanya başta olmak üzere Avrupa'da 1 milyon 700 bin şirket, devredecek ikinci nesil olmadığı için kapanacak. Bu şirketleri Türk firmalarının alması için önemli çalışmalar yapıyoruz. Bundan 50 yıl önce Almanya'ya pazılarına, kollarına, dişlerine bakılarak gönderilen Türk işçilerinin bulunduğu dönemden nerelere geldik. Şimdi bizim şirketlerimiz Almanya'daki, Fransa'daki uluslararası şirketleri alıyor veya ortak oluyor. Koç Grubu ve Eczacıbaşı'nın da son zamanlarda yaptığı faaliyetler var. Türk sanayisinin ve ekonomisinin nereden nereye geldiğini gösteriyor bu. Bu yüzden Türkiye şu an Avrupa'nın en büyük 6. ekonomisi, dünyanın da 16. Ekonomisi” ifadelerini kullandı. AR-GE DENİNCE KANIM KAYNIYOR Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, AR-GE konusunun hassas bir alan olduğunu belirterek, “AR-GE” inovasyon ve tasarım dendiği zaman kanım kaynıyor. Bu projelere hassasiyetim var. Bunlara vakit bulmak mecburiyetindeyiz. Bu güzel etkinliklerde her zaman sizin yanındayız. AR-GE ve inovasyonun önemine işaret eden çalışmalar yapılsın. Böyle bir toplantıda teknik bir toplantıda salonun hınca hınç dolu olması beni cesaretlendirdi. Arkadaş, projenizi getirin Dış Ticaret Müsteşarlığımız da size maddi ve manevi katkı verecektir. Bu destek de şimdikinin 3-4 katı olacaktır. Dükkân sizin tabiri caizse, yeter ki önemli çalışmalar yapalım” ifadelerini kullandı. BÜYÜKLERİMİZ AR-GE’Yİ BİZE FARKLI ANLATTI AR-GE konusunda geçmiş dönemlerde bazı hataların yapıldığının altını çizen Çağlayan, “Geçmişte Türkiye bunu ıskaladı. AR-GE’yi bize farklı anlattılar. Devlet dairelerinde özelikle çalışmak istemediğiniz bir bürokratı depo niteliğinde bir birime gönderirlerdi. Buranın adı APK’ydi. Yani Araştırma Planlama ve Koordinasyon. O dönemlerde kızağa çekilen kişilerin pasifleştirdiği yer olarak adlandırılırdı. Oysa bugün APK stratejik öneme sahip bir kurum haline geldi. Bizim büyüklerimiz icat çıkartmayın derlerdi. Niye çıkartmayayım. İcat çıkarmamanın bedeli bugün Türkiye ödüyor. İnadına icat çıkarmalıyız. Dünya ekonomisinde yeterli payı almak için bunu yapmalıyız” açıklamalarında bulundu. MERKEZ BANKASI GEÇ DE OLSA DOĞRU KARAR ALDI Çağlayan, Merkez Bankası'nın aldığı son kararlar hakkında, "Bu konuyu anlamayanlar veya faiz lobisine hizmet edenler, bundan dolayı bizi eleştiriyorlardı. Şu an bizim haklılığımız ortaya çıktı. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun son 2 yılda alması gereken tedbirleri almamasından dolayı, Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesi, beraberinde döviz fiyatlarının düşmesi ve bunun ithalat üzerinde oluşturduğu düzensiz tesir herkesi etkiledi. Merkez Bankası doğru karar almıştır. Çok geç kalınmış tedbirlerdir. Merkez Bankası bunu daha önce yapmış olsaydı, iddia ediyorum ki Türkiye, geçen yıl 185 milyar dolar değil, 175 milyar dolar ithalat yapacaktı. 114 milyar dolar yerine 120 milyar dolar ihracatı olacaktı” ifadesine yer verdi. SEÇİM EKONOMİSİ OLMAYACAK Türkiye'nin yerli otomobil üretmesi için gerekli altyapısının olduğunu, hükümet olarak buna her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirten Çağlayan, “İş dünyası seçimden rahatsız olur. Önümüzdeki haziran ayında seçim var. Size bu konuda iletilen bir rahatsızlık var mı?” şeklindeki soruya, “Ben Ankara Sanayi Odası başkanıyken her seçim dönemi tüylerim diken diken olurdu; yine seçim ekonomisine girecek diye Türkiye. Seçim döneminde asla yerine getirilemeyecek vaatler verilirdi. Ama biz bugüne kadar tutamayacağımız hiçbir sözü vermedik. Verdiğimiz vaatleri de yerine getirdik Allah'a şükür. Türkiye seçimden korkmuyor artık. İşadamları korkmuyor. 8 yıllık iktidarımız döneminde 2 genel seçim, 2 mahalli seçim, 2 de referandum yaptık. 6 kez halka gittik. Hiç seçim ekonomisi gördünüz mü? Eğer görseydiniz Türkiye'nin bütçe açığı yüzde 3,6'ya inmezdi” cevabını verdi. TİM BAŞKANI BÜYÜKEKŞİ TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, proje pazarının Türkiye’nin 2023 hedefi yolunda önemli bir adım olduğunu belirterek, “Dört konuya önem vermeliyiz. AR-GE, ÜR-GE, moda marka ve eğitim. Proje pazarı bizim için çok önemli bir rehber olacak” diye konuştu. UTİB Başkanı İbrahim Burkay da, “Konvansiyonel tekstil üretiminden, teknik ve fonksiyonel tekstil üretimine doğru geçişte bizlere büyük katkı sağlayacak bu proje pazarı etkinliğine, sanayiciler, ihracatçılar, akademisyenler ve öğrenciler katılacak” dedi. Bakan Çağlayan'ın basın toplantısına Bursa Valisi Şahabettin Harput, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Başkanı İbrahim Burkay da katıldı. Burkay, toplantı sonunda Ar-Ge Proje Pazarı’na verdiği destekten dolayı Çağlayan'a plaket verdi. Bu arada AR-GE Proje pazarında sergilenen en ilginç ürünler şöyle: *Geliştirilen yüksek emici özel lif sayesinde yaranın salgıladığı iltihabın vücuda yayılmasını önleyen yara iyileştirici kumaş. *İçerdiği metal iplikler sayesinde vücutta biriken statik elektriği alan ve kandaki hemoglobin yapısında bulunan demiri etkileyerek kan dolaşımı düzenleyen, gerektiği zamanda kan akışını hızlandıran ürünler. *Yaşlanmayı geciktirici, onarıcı ve nemlendirici yağlar içeren aromaterapili havlu. *Saç dökülmelerine karşı kullanılan ısırgan otlu şapkalar. *Güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren çok fonksiyonlu lifler.
Türkiye İhracatçılar Meclisi(TİM) verilerine göre, bu yıl Temmuz ayında ihracat, 2009`un aynı ayına göre yüzde 5,97 artışla 9 milyar 416 milyon 610 bin dolar olarak gerçekleşti. TİM`in Temmuz ayı ihracat verilerine göre, son 12 aylık ihracat ise önceki döneme göre yüzde 1,99 artışla 109 milyar 595 milyon 678 bin dolara yükseldi. Türkiye`nin, Temmuz ayında toplam ihracatının yüzde 84,65`ini gerçekleştiren sanayi grubunda, yüzde 4,46 artışla 7 milyar 971 milyon 127 bin dolarlık, yüzde 11,73`ünü oluşturan tarım grubunda yüzde 10,73 oranındaki artışla 1 milyar 104 milyon 881 bin dolarlık, yüzde 3,62`sini oluşturan madencilikte ise yüzde 32,06`lık artışla 340 milyon 602 bin dolarlık ihracat yapıldı. Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 64,85 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı yüzde 14,68`lik payla otomotiv endüstrisi alırken, otomotivi yüzde 14,63 payla hazır giyim ve konfeksiyon, yüzde 10,85 ile demir çelik ürünleri takip etti. Aynı dönemde en yüksek ihracat artışı yüzde 43,59 ile tütünde gerçekleşti. Tütünü yüzde 38,35 ile fındık ve mamulleri, yüzde 32,06 ile madencilik ürünleri, yüzde 24,07 ile demir ve demir dışı metaller izledi. Temmuz ayında otomotiv endüstrisinin ihracatı yüzde 6,09 oranında, gemi ve yat ihracatı yüzde 17,74 oranında, zeytin ve zeytinyağı ihracatı yüzde 4,67 oranında, kesme çiçek ihracatı yüzde 6,06 oranında, elektrik elektronik ihracatı yüzde 4,87 oranında, çimento ve toprak ürünleri ihracatı da yüzde 5,59 oranında geriledi. TL BAZINDA İHRACAT ARTIŞI YÜZDE 6,83 Miktar olarak bakıldığında, sırasıyla 1 milyar 382 milyon 96 bin dolar ile otomotiv endüstrisi, 1 milyar 377 milyon 472 bin dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon, 1 milyar 89 milyon 578 bin dolar ile kimyevi maddeler ve mamulleri, 1 milyar 21 milyon 524 bin dolar ile demir çelik ürünleri, 1 milyar dolar ve üzerinde aylık ihracat gerçekleştiren alt sektörleri oluşturdu. Geçen ay ihracat artışı 2009`un aynı dönemine göre Türk Lirası bazında değerlendirildiğinde yüzde 6,83 olurken, azalış yüzde 27,32 ile gemi ve yatta, yüzde 9,37 oranıyla otomotiv endüstrisinde, yüzde 9,34 ile kesme çiçekte, yüzde 8,63 ile çimento ve toprak ürünlerinde, yüzde 7,50 ile elektrik elektronikte, yüzde 7,20 ile zeytin ve zeytinyağında gerçekleşti. ALMANYA İLK SIRADAKİ YERİNİ KORUDU Temmuz ayında Türkiye ihracatında ilk 10 ülke sırasıyla Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Irak, Fransa, Rusya Federasyonu, ABD, İspanya, İran ve Mısır oldu. Almanya en fazla ihracat yapılan ülkeler sıralamasında yüzde 9,90 pay ile yerini korudu. Türkiye`nin ilk 20 ülkeye 7 aydaki ihracatının toplamı 42 milyar 628 milyon 703 bin dolar seviyesinde olurken, bu dönemdeki toplam ihracat ise 62 milyar 782 milyon 682 bin dolar olarak gerçekleşti. Temmuz ayında gerçekleştirdikleri ihracata göre en fazla ihracat yapan birlikler ise İstanbul Maden ve Metal İhracatçı Birlikleri(İMMİB), Uludağ İhracatçı Birlikleri(UİB), İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri(İTKİB), Akdeniz İhracatçı Birlikleri(AKİB), Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri(OAİB), Ege İhracatçı Birlikleri(EİB), Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri(GAİB), İstanbul İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği(İİB), Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği(DAİB), Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği(DETKİB), Karadeniz İhracatçı Birlikleri(KİB), Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliği(DKİB) ve Antalya İhracatçı Birlikleri(AİB) olarak sıralandı. 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan genel sekreterlikler, 2 milyar 690 milyon 168 bin dolarla İMMİB, 1 milyar 527 milyon 676 bin dolarla UİB ve 1 milyar 505 milyon 347 bin dolarla İTKİB oldu. SEKTÖREL BAZDA İHRACAT KAYIT RAKAMLARI Temmuz ayı ihracatı ile geçen yılın aynı ayına oranla değişimi ve son 12 aylık ihracat şöyle (bin dolar): TEMMUZ SEKTÖRLER 2010 Değişim Son 12 ay I. TARIM 1.104.881 10,73 14.298.750 A. BİTKİSEL ÜRÜNLER 785.429 9,73 10.633.387 Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri 336.367 6,99 3.935.779 Yaş Meyve ve Sebze 114.017 1,08 2.108.018 Meyve Sebze Mamulleri 91.380 3,41 1.076.386 Kuru Meyve ve Mamulleri 80.228 2,52 1.114.745 Fındık ve Mamulleri 105.507 38,35 1.406.653 Zeytin ve Zeytinyağı 12.074 -4,67 218.332 Tütün 42.974 43,59 718.968 Kesme Çiçek 2.882 -6,06 54.501 B. HAYVANSAL ÜRÜNLER 79.619 23,27 881.183 Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller 79.619 23,27 881.183 C. AĞAÇ VE ORMAN ÜRÜNLERİ 239.833 10,27 2.784.180 Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri 239.833 10,27 2.784.180 II. SANAYİ 7.971.127 4,46 89.461.942 A. TARIMA DAYALI İŞLENMİŞ ÜRÜNLER 774.914 14,11 8.545.077 Tekstil ve Ham maddeleri 540.625 13,92 6.179.592 Deri ve Deri Mamulleri 129.934 21,13 1.181.268 Halı 104.355 7,30 1.184.218 B. KİMYEVİ MADDELER VE MAM. 1.089.578 10,50 11.526.513 Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 1.089.578 10,50 11.526.513 C. SANAYİ MAMULLERİ 6.106.635 2,37 69.390.352 Hazır giyim ve Konfeksiyon 1.377.472 9,09 14.226.482 Otomotiv Endüstrisi 1.382.096 -6,09 17.089.819 Gemi ve Yat 173.505 -17,74 1.582.519 Elektrik - Elektronik 737.624 -4,87 9.438.352 Makine ve Aksamları 535.842 8,88 5.981.336 Demir ve Demir Dışı Metaller 499.505 24,07 5.356.266 Demir Çelik Ürünleri 1.021.524 5,45 11.352.617 Çimento ve Toprak Ürünleri 281.391 -5,59 3.217.901 Değerli Maden ve Mücevherat 91.283 14,53 1.085.726 Diğer Sanayi Ürünleri 6.394 86,58 59.335 III. MADENCİLİK 340.602 32,06 3.334.444 Madencilik Ürünleri 340.602 32,06 3.334.444 İhracatçı Birlikleri Kaydından Muaf İhracat 2.500.543 T O P L A M 9.416.610 5,97 109.595.678 TİM BAŞKANI MEHMET BÜYÜKEKŞİ: ``İHRACATÇILARIMIZIN CİROLARI DÜŞTÜ AMA KARLILIKLARI ARTTI`` Türkiye İhracatçılar Meclisi(TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracatçıların cirolarının düştüğünü, ancak karlılıklarının arttığını bildirdi. Temmuz ayı ihracat rakamları TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi tarafından, Petkim Petro Kimya Holding Tesislerinde açıklandı. Toplantıya Ege İhracatçı Birlikleri(EİB) Koordinatör Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, Socar&Turcas Enerji AŞ Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Kenan Yavuz, EİB`ye bağlı birlik başkanları, Aliağalı iş adamları ve yerel yöneticiler katıldı. Büyükekşi, Temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,97 artış 9 milyar 417 milyon dolarlık ihracat yapıldığını söyledi. Yılın ilk 7 ayındaki ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,14 artışla 64 milyar 239 milyon dolara yükseldiğini belirten Büyükekşi, 12 aylık ihracatın 109 milyar 596 milyon dolar olduğunu bildirdi. Mehmet Büyükekşi, Temmuz ayında en fazla ihracatı 1 milyar 382 milyon dolar ile otomotiv sanayinin, 1 milyar 377 milyon dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon ve 1 milyar 90 milyon dolar ihracat ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörlerinin gerçekleştirdiğini dile getirdi. ``CİROLAR DÜŞTÜ, KARLAR ARTTI`` TİM Başkanı Büyükekşi, döviz kurundaki yapay gelişmelerin ithalatı cazip kıldığını belirterek, bunun sonucunda da dış ticaret açığının bir türlü kapanmadığını söyledi. İSO 500 araştırmasının TİM`in Mayıs ayında açıkladığı ilk 1000 ihracatçı araştırmasının sonuçlarını teyit ettiğini ifade eden Büyükekşi, ``Her iki araştırmadan da ortaya çıktığı gibi 2009 yılında sanayicilerimizin, ihracatçılarımızın ciroları düştü ama karlılıkları arttı. Kurun destek verdiği ve faizlerin düştüğü dönemde ihracatçılar ve sanayiciler karlarını artırdılar`` diye konuştu. Sanayicinin ve ihracatçının Ar-Ge ve inovasyon yapıp katma değeri yüksek ürünler ihracatını artırması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, ``Bunu yapmamız için kar etmemiz gerekiyor. `Türkiye`ye döviz giriyor yapacak bir şey yok, verimliliğinizi artırın` şeklinde yapılan tavsiyeler gerçeği yansıtmıyor. Bize hep `Niye Merkez Bankası(TCMB) ve kur diyorsunuz` diyenler var. Karlılık için konu dönüp dolaşıp kurların rekabetçi düzeyde olmasına geliyor. Kurların istikrarı için en büyük görev TCMB`ye düşüyor`` dedi. Büyükekşi, TCMB`nin günlük 30 milyon dolar alım miktarını 50 milyon dolar ve 50 milyon avro seviyesine çıkarmasını, enflasyon hedeflerinin düştüğü bir ortamda 50 baz puanlık bir faiz indirimi yapmasını talep etti. Herhangi bir ithalat, ihracat ve doğrudan yatırım yapmadığı halde sürekli döviz işlemi yapan kesimler nedeniyle döviz kurlarının istikrar içine giremediğine işaret eden Büyükekşi, portföy ya da spekülatif amaçlı döviz alım satımlarında her işlem için yüzde 1 oranında ``Kur İstikrar Fonu``na bir kesinti yapılmasını istedi. ``MORALLERİMİZİ YÜKSEK TUTUYORUZ`` Mehmet Büyükekşi, aylık ihracat artış hızının yaşanan tüm olumsuzluklara, paritedeki büyük soruna rağmen pozitif olmasını olumlu bulduklarını ifade ederek, ``Eğer paritedeki sorun kurların genel düzeyindeki gerileme olmasaydı, iki haneli artışlarımız devam edecekti. Biz ihracatçının yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen büyük bir başarı hikayesi yazdığını görüyoruz, morallerimizi yüksek tutuyoruz`` dedi. ``İZMİR`İN İHRACATTAN ALDIĞI PAY GERİLİYOR`` İzmir ve Ege Bölgesi`nin ihracatın başladığı yer olduğunu vurgulayan Büyükekşi, ``Türk ihracatının tohumlarının atıldığı bu bölgeyi çok önemsiyoruz`` dedi. Büyükekşi, İzmir`in en fazla ihracat yapan 4. il olduğunu da hatırlatarak, ``Ancak İzmir`in Türkiye ihracatından aldığı pay ne yazık ki geriliyor. 2001 yılında İzmir, tüm Türkiye ihracatından yüzde 8,8 pay alırken bu oran 2009 yılında yüzde 6`ya, 2010`da yüzde 5,6`ya geriledi. İzmir`in ihracatını artırmak için çaba sarfetmemiz gerekiyor`` diye konuştu. Mehmet Büyükekşi, EİB`in İzmir Limanı özelleştirmesinde LİMAŞ isimli şirketle ihaleye giren ve kazanan konsorsiyuma katıldığını hatırlatarak, şu değerlendirmeyi yaptı: ``İzmir Limanı`nda ihracatçı elini taşın altına soktu ama yargı kararları bizi engelledi. Süreç en başından kendi haline bırakılsaydı özel sektör çözümü devlete maliyet yüklemeden kendisi bulacaktı. Danıştay`dan bir kararın çıkması niye 30 ay sürüyor, bunun zararını kim karşılayacak? Bazı kararlar 1-2 ayda çıkarken Ege ve Türkiye ekonomisi için hayati olan bu karar 30 ay sonra açıklanıyor. Karar olumlu çıktı ama iş işten geçti.`` ``AYLIK YÜZDE 10 ARTIŞI HALA HEDEFLİYORUZ`` Toplantıda soruları da yanıtlayan TİM Başkanı Büyükekşi, geleceğe yönelik öngörülerini şu şekilde ifade etti: ``İlk 5 aylık ihracat artışımızla birlikte 111 milyar dolarlık yıllık ihracat belirlemiştik. Ama kurdaki hareketlenmeler en fazla ihracatı yapan otomotiv endüstrisi başta olmak üzere rahatsız eden etkiye neden oldu. En yüksek ihracatı yapan otomotivde yüzde 6 düşüş yaşandı. Yılın ikinci döneminde aylık yüzde 10 artış öngörüyorduk. Aradaki bu yüzde 4-5 fark paritenin etkisinden kaynaklanıyor. AB`ye ihracat Türkiye için son derece önemli. Avrupa bankalarının stres testlerinin beklenenden iyi gelmesi talep daralmasının artmaması gibi etkenlerle yine de moralimizi yüksek tutuyoruz. Aylık yüzde 10 artışı hala hedefliyoruz, ama bunun için yardıma ihtiyacımız var.`` TÜRKMENOĞLU: ``DEĞERLİ TL REKABETİ ZORLAŞTIRIYOR`` EİB Koordinatör Başkanı Mustafa Türkmenoğlu ise yerli girdi ağırlıklı üretim ve ihracat yapan, istihdam yükünü sırtlayan sektörlerin değerli TL`den olumsuz etkilendiğine dikkati çekti. Döviz kurlarının düşük kalmasının ithalatı cazip hale getirdiğini dile getiren Türkmenoğlu, ihracatçı ve sanayicinin KOBİ`lerden mal tedarik etmek yerine ithalata yöneldiğini belirtti. Türkmenoğlu, uygulanan kur politikasının ülkeyi uzun vadede çıkmaza sürükleyeceği uyarısında bulunarak, ``Ülkeye sıcak paranın gelmesi, TL`nin devamlı değerlenmesi gibi ekonomik bir ortamda ihracatçıların rekabet etmesi zorlaşmaktadır. Ülkeye giren kısa vadeli sermaye kazançlarına bir vergi konması ve bu kaynağın da ihracatçıların kur riskini ortadan kaldıracak bir sistemde kullanılması büyük önem arz etmektedir`` dedi. ÖZTÜRK: ``AVANTAJLAR DEĞERLENDİRİLMELİ`` Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk de Aliağa`daki tesisleri içinde 4,5 milyar dolarlık yatırımla kurulacak rafineri lisansını yeni aldıklarını hatırlatarak, ``İki sevincin bir arada yaşanması bizi mutlu kılmakta`` dedi. Türkiye ekonomisinde petrokimya sektörüne bakıldığında, sektörün hammaddesi olan etilen bazında 33. sırada olunduğuna dikkati çeken Öztürk, Türkiye`nin birçok avantajının bulunduğunu, bunları değerlendirmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.