Raşit Bağzıbağlı, yaklaşık 10 yıldır kendi markası adı altında tasarımlara imza atıyor. Son olarak Vatikan’dan ilham alarak hazırladığı haute couture koleksiyonuyla gündeme gelen genç modacı, içinde bulunduğu sektörün dejenere olduğu görüşünde. Modacı Raşit Bağzıbağlı, 1957 yılında kurulan kumaş mağazası Bağzıbağlı’nın üçüncü kuşak temsilcisi. Aile işleriyle o kadar haşır neşir olmuştu ki tasarımcı olmaya karar verdi. London College of Fashion’da eğitim aldı. İlk koleksiyonunu 18 yaşında hazırladı. 21’ine geldiğinde Bağzıbağlı markasının 50’nci yıldönümüne özel tasarladığı ‘Haute Couture’ün Altın Çağı’ temalı 65 parçadan oluşan koleksiyonunu Esma Sultan Yalısı’nda tanıttı. Bağzıbağlı kısa sürede iş, sanat ve siyaset dünyasından ünlü isimlerin, dünyaca ünlü yıldızların tercih ettiği, tasarımlarıyla fark yaratan bir modacı olmayı başardı. 2010’da New York’ta ‘Face of Fashion’ ve yine aynı yıl Türkiye Engelliler Vakfı’nın ‘Yılın Modacısı’ dahil şimdiye kadar pek çok ödül kazandı. Ardından ise Paris Hilton, Doutzen Kroes gibi ünlülerle çalışmaya başladı. Türkiye’de ise Ahu Aysal, Meral Akşener, Berna Yılmaz, Şebnem Dinçgör, Tülin Şahin, Tuba Büyüküstün, Nurgül Yeşilçay ve Güzide Duran’a tasarımlar yapıyor. 28 yaşındaki modacıyla Vatikan’dan esinlenerek hazırladığı yeni haute couture koleksiyonu ve çalışmalarını konuştuk. - Aile işinin dışına çıkmadınız ve moda sektöründe yer aldınız. Bu bir zorunluluk muydu? Hayır kesinlikle değildi. Çünkü zaten moda tasarımcısı olmayı 12 yaşımdayken kafaya koymuştum. Aileme yeteneğimi kanıtlamam ise 21 yaşımda ilk defilem için hazırladığım koleksiyonla oldu. - Bu sektörde olmasaydınız şu an ne yapıyordunuz? Kesin müzisyen ya da oyuncu olurdum herhalde. Ama şu an halimden memnunum ve işime aşığım. - Paris Hilton, Doutzen Kroes gibi isimleri giydirdiniz. Başka kimlerle çalışıyorsunuz? Şu an ünlü giydirmek gibi bir heyecanım yok. Türkiye’den de en ünlü isimlerle iş birliğinde bulundum, bana ve bilinirliğime çok büyük değerler kattı ama bu aralar farklı heyecanlar peşindeyim! - Ne gibi heyecanlar? Daha çok koleksiyon hazırlamak, İstanbul’da yapacağım defilenin hazırlıkları ve ilk profesyonel hazır giyim koleksiyonum gibi. Daha önce ufak denemelerim oldu ama 2014 yazında hazır giyim ürünlerimde Derviş Bağzıbağlı butiklerinde tüketiciyle buluşacağı için heyecanlıyım. - Vatikan’dan etkilenerek hazırladığınız haute couture koleksiyonunuzda neler ön planda? Koleksiyon Vatikan’a yaptığım geziden sonra ortaya çıktı. Tavanlardaki şekil ve renkler bana ilham verdi. Koleksiyona bej, gri, mavi, kırmızı, gold ve siyah-beyaz hakim. Detaylarda, üçgen kesimlerin kullanıldı. Swarovski işlemeler, payet-şantuk, tül-transparan materyaller en çok öne çıkan öğeler arasında. Kabarık etekler kadın vücudunun zarifliğini ön plana çıkardığı için, bu kesimler kadınların dikkatini çekiyor. DÜZ VE SADELİK AĞIRLIKTA - Bildiğim kadarıyla 2013-14 sonbahar koleksiyonunuz da hazır. Evet, hazır. O koleksiyonumda da mimari keskin kesimler kullandım. Daha düz ve sade hatlara yer verdim. Aslında bu koleksiyon Vatikan koleksiyonumun devamı niteliğinde. - Yıllardır bu işin içinde olan biri olarak, modanın geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Moda artık herkesin bildiğini sandığı bir dal oldu. Küçük sermayelerle açılan butikler, bitmek tükenmek bilmeyen indirimler ve tabii ki Çin’de üretilen her markanın taklitleri... Her şeyde olduğu gibi modanın da çok dejenere olduğunu görüyorum. İşimi en iyi şekilde yapıp çevresel dejenerasyonların beni etkilemesine izin vermeden yoluma devam ediyorum. POLİSLERİ FİT GÖSTEREN KIYAFETLER YAPTIK - Yeni işlerinizden biri de Kıbrıs Polis Teşkilatı’nın üniformalarını değiştermeniz. Biraz bahseder misiniz? Geçen eylül ayında proje için KKTC Polis Genel Müdürlüğü’nden teklif aldım. Ekim ayında sözleşme imzalayıp Aralık 2012’de tüm tasarımları teslim ettim. Çok heyecan verici çünkü yaptığım ilk kurumsal proje. Bir ülkenin polisinin üniformalarını tasarlamak iyi bir tecrübeydi. - Üniformalarda ne gibi değişiklikler yaptınız? Gömlek ve pantolonların genel görünümünü, renklerini ve aksesuarlarını değiştirdim. Amaç modern, güven veren ve fit bir görüntü sunmaktı. Ayrıca logo ve amblem tasarımlarını da Polis Genel Müdürlüğü ARGE departmanı ile birlikte yeniledik. DİZİLERE SPONSORLUK YORUCU BİR İŞ - Geçen sezon dizilere kıyafet veriyordunuz. Neden devam etmiyorsunuz? Dizi sponsorluğu çok yorucu bir süreç, son zamanlarda çok yoğun olduğumdan da sponsorluk pek tercih etmiyorum. - Yeni projeleriniz var mı? İstanbul’da Teşvikiye Caddesi’nde yeni bir Derviş Bağzıbağlı butiği açma heyecanı içindeyiz. Bu mağazada da kadın kumaş, erkek kumaş ve kişiye özel dikiminin yanı sıra ithal hazır giyim koleksiyonlarımız ve benim özel tasarımlarıma yer vereceğiz. Ayrıca önümüzdeki şubat ayının sonunda İstanbul’da 2014 yaz Couture defilemi yapacağım. <hr/>