Sitemizin Sürekliliği için Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.

Gönderen Konu: Lif Özelliklerinin Birbirine Etkisi  (Okunma sayısı 9200 defa)

agbulaka

  • Yönetici
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 142
    • Profili Görüntüle
Lif Özelliklerinin Birbirine Etkisi
« : 17 Ocak 2010, 19:15:30 »
GİRİŞ:
Lif özelliklerinin varyasyonu büyük olduğu için seçimi ve takipleri zaman zaman sorunlara yol açabilmektedir Çünkü liflerde olabilecek çeşitli varyasyonlar iplik özelliklerinde de varyasyonlara yol açacaktır.
Bilindiği gibi iplik özelliklerine ya da başka bir değişle iplik kalitesine etki yapan çok sayıda iplik parametresi bulunmaktadır. Ayrıca lif özelliklerine olan etkileri de eğirme tekniğine bağlı olarak değişmektedir. Bu nedenle iplikçilerin istenen kalitede iplik üretebilmeleri, bu ilişkiler hakkında belirli bazı bilgileri edinmeleri gerekmektedir. Lif özelliklerini belirlerken bunların süratle ölçülebilir olmaları endüstride uygulamalar bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu sayede sürekli kontrol ve takipleri işletmeleri de mümkün olmaktadır. Buna göre lif özelliklerini şu şekilde sıralamamız mümkündür:

1)DÜZGÜNSÜZLÜK 12)YUMUŞAKLIK
2)UZUNLUK ÖZELLİKLERİ 13)EĞİLME VE BÜKÜLME
3)NEPS 14)RENK VARYASYONU VE PARLAKLIK
4)İNCE YER 15)YOĞUNLUK VE ÖZ AĞIRLIK
5)KALIN YER 16)EMME ÖZELLİĞİ
6)İNCELİK 17)RUTUBET VE YAŞLILIK
7)BÜKÜM 18)ISI TUTMA YETENEĞİ
8)MUKAVEMET 19)ALEVLENME VE YANMA ÖZELLİKLERİ
9)LİF OLGUNLUĞU 20)ELEKRİKLENME ÖZELLİKLERİ
10)ESNEKLİK 21)YABANCI MADDE
11)KOHEZYON

Bununla birlikte iplik özellikleri elde edilecek kumaşın özelliklerine direk olarak etkir. Buna göre LİF-İPLİK-KUMAŞ geçişi sırasında oluşan değişiklikleri inceleyerek birbirlerini nasıl etkiledikleri aşağıdaki makalede gösterilmeye çalışılacaktır.
İplikçilikte kalite, son yıllarda üzerinde yoğun araştırmalar ve ölçümler yapılan bir konu haline gelmiştir. Bunun en önemli sebepleri, artan rekabet koşulları ve değişen müşteri talepleridir. İpliğin kaliteli olması, daha sonra uygulanan işlemlerin verimi ve elde edilen mamulün kalitesi (görünümü,tutum özellikleri vs.)açısından önemlidir.
FİZİKSEL ÖZELLİKLER
1)DÜZGÜNSÜZLÜK:
Düzgünsüzlük, ölçülebilen herhangi bir iplik özelliğinin varyasyonu ya da doğrusal yoğunluktaki değişimi olarak ifade edilebilir.
İplik düzgünsüzlüğün başlıca nedeni şunlardır:
oHammadde özellikleri ve tesadüfi elyaf düzeninden ileri gelen doğal düzgünsüzlükler.
oÇekim işlemi nedeniyle liflerin gruplaşması sonucu ortaya çıkan düzgünsüzlükler
oMekanik hatalar sonucu doğrusal yoğunluktaki periyodik düzgünsüzlükler
oTesadüfi dağişiklikler sonucu oluşan düzgünsüzlükler
İplik düzgünsüzlüğü, dokumada şu gibi etkilere sahip olabilir:
-Düzgün olmayan bir iplik, eğirme, bobinleme , dokuma ve örme veya ipliğe
gerilim uygulanan diğer bütün işlemler esnasında kopma eğilimi gösterecektir.Bu da verimi düşürür.
-Kumaş yüzeyinde gözle görülebilen bariz hatalar oluşır.Örneğin kolonlar veya moire efekti gibi.
-Deformasyona karşı dirençlerinin az olmasından dolayı iplikteki ince yerlerde daha fazla büküm toplanır.
Bundan başka;boncuklanmaya karşı direnç, kire karşı tutum, rutubet emiş derecesi, ışık yansıtma ve parlaklık gibi kumaş özellikleri de iplik düzgünsüzlüğü tarafından etkilenmektedir.
Örme kumaşlarda iplik düzgünsüzlüğü kendini kumaş üzerinde belli eder.İplikte düzgün bir şekilde devam eden numara varyasyonu yüzeyde açıklı koyulu bölgeler oluşturmuştur. İplikte kalın bölgeler örme kumaşta daha koyu, ince bölgeler ise açık renkteki yerleri meydana getirmiştir.
Ayrıca boyama işleminden sonra da iplikteki kalın bölgelerin ince bölgelerden daha çok boya almasından dolayı farklılıklar daha belirgin hal alır.Özellikle düz örgüler, diğer örgü türlerine göre iplik hatalarını daha belirgin olarak gösterirler
2)UZUNLUK:
Lif uzunluğu genel olarak iplik düzgünsüzlüğü,iplik mukavemeti,makine ayarları vb. gibi faktörlere etkir.Bir elyafın iplik çekimi sırasında hızının artması ile bütün etrafındakileri de aynı hızla sürüklemeye çalışacağı açıktır.Bunu gerçekleştirirse o bölgede bulunan yüzen elyaflar hızla çekilecek ve ortamda bir kısa elyaf azalması ortaya çıkacaktır.Böylece yavaş hareket eden elyaflar derhal galip vaziyete geçerek elyaf akışını kontrol edeceklerdir.Ve tekrar yüzen elyaf grubu göz önüne alınan bölgeye gelinceye kadar kesitte kontrol devam edecek ve yüzen elyaflar gelince gene bir grup halinde gerçekleşecektir. Böylece iplikte daima periyodik olarak incelik ve kalınlık değişimleri yani düzgünsüzlük ortaya çıkacaktır.
Lif uzunluğunun önemi , ipliğin mukavemetine etki etmesi bakımından da büyüktür.Bilindiği gibi bir ipliğin mukavemeti hiçbir zaman o lifleri meydana getiren liflerin mukavemet toplamına eşit değildir.Zira iplik kopacak derecede çekildiği zaman liflerin bir kısmı mutlak olarak kopmayıp birbiri üzerinden çözülerek ve sıyrılarak ayrılırlar.Şu halde, lifler ne kadar uzun olur ve ne kadar uzun mesafelerden birbirlerine sarılmak suretiyle temas alanlarını çoğaltmış olurlarsa, sıyrılma keyfiyeti de o kadar güç olacağından mukavemeti artmış olur.İplik eğirme sınırı, yani elyaftan eğrilebilecek en ince iplik sınırı özellikle elyaf inceliği ile sınırlandırılmıştır.Elyaf inceldikçe kesitteki minimum elyaf sayısı artar ve ipliğin eğrilebilmesine imkan tanıyan iplik mukavemeti sağlanmış olur. Bunun yanısıra kısa elyaf yüzdesi de önemlidir.Kısa elyafın etkileyeceği iplik hataları;
-İplik kopuş sayısı artışı
-İplik mukavemetinde azalma
-İplikte şantuk ve neps oluşumu
-İplik düzgünsüzlüğünde artış
-Tüylülükte artış
-Telef miktarında artış
-Uçucu elyaf miktarındaki artış
-Makinalarda çabuk tozlanma
-Klima tesisatında zorlanma olarak özetlenebilir.
Bunun yanında elyaf kırılmasının az olması için(iplik oluşumu sırasında)makine ayarlarının elyaf uzunluk değişimlerine göre yapılması gerekmektedir. Bir pamuğun uzunluğu arttıkça ve inceldiçe iplik kopuş frekansı düşer ve eğirme potansiyeli yükselir.
Bunun ring iplikçiliği için de geçerli olduğuna inanılmaktadır.Mtex cinsinden lif inceliği ve üst yarı ortalama uzunluk biliniyorsa, uygun bir istatistiksel model kullanılarak belli bir iplik numarası için kabul edilebilir bir doğrulukla kopuş frekansı tahminlenebilir. Aynı model, verilen bir kabul edilebilir maximum iplik kopuş sayısında eğirme limitini tahminlemek için kullanılabilir.
3)NEPS:
Yaklaşık 4 mm. uzunluğunda ve iplik kesit alanının %140 kadar daha kalın olan elyaf düğümleridir.Neps miktarı iplik kalitesinin önemli bir faktörüdür.Ürün görümünü, kalitesini ve özellikle de boyama kalitesini etkilemektedir.
İplikteki neps miktarı hammaddenin kalitesi ve teknolojik prosesin akışı tarafından belirlenmektedir.Nepsler üç grup altında incelenebilir:
-Biyolojik orijinli neps(Olgunlaşmamış veya ölü pamuk liflerinde meydana gelen
kütleler)
-Çekirdek kabukları(Uzaklaştırılması zordur, mekanik olarak neps meydana getirir. )
-Mekanik neps(Çeşitli eğirme proseslerinde ortaya çıkar.)
Üretim işlemleri sırasında; açma ve temizlemede neps sayısında artış gözlemlemektedir. Taraklama ve tarama prosesleri ara ürünlerde neps sayısını azaltmaktadır. Neps uzaklaştırılma miktarının analizi yapıldığında, büyük boyutlu nepslerin teknolojik proseslerde çoğunlukla kantitatif değişime uğradığı görülür.Farklı hammaddelerdeki aynı neps miktarı, aynı numaralı ipliklerde benzer neps içeriğine yol açmaktadır.
Bobinden iğneye iplik sevk edilirken iplik üzerindeki nepsler, iplik klavuzlarının deliklerini ve iğnelerin kancalarını tıkayabilir ve belirli bir süre sonra iplik akamaz hale gelerek kopar.Bu yüzden örme kumaşlarda deliklenmeler oluşur. İplik klavuzlarında toplanan bu lif birikintilerinin temizlenmesi gerekir.Bu da makinenin sık sık durulmasına yol açar.İplikteki nepsler örme kumaş üzerinde düzgünsüz bir yüzey oluşmasına neden olur.
4)İNCE YER:
İplik kesit alanının, normal iplik kesitine göre %30-%70 azaldığı yerlerdir.Bu bölge ileride üzerine fazla büküm aldığından büküm varyasyonu, dolayısıyla daha az boyarmadde alımı ve kumaş üzerinde de enine çizgilerin oluşmasına neden olur.
5)KALIN YER:
İplik enine kesitinde %40-%100’lük artıştır. Kalın yerler kopma uçuntu, gezer uçuntu, uzun uçuntular, balıklar, sıyrılmalar, zincirler ve büzülmeler olarak gruplara ayrılmaktadır. Kalın yerler, dokumada sürtünmenin ve kopuşların artmasına, kumaş görünümünün bozulmasına yol açar. Örmede de, çalışma esnasında iğne başlarının kırılmasına yol açar. Genellikle bobinleme işlemiyle bu yerler temizlenir veyerini düğüm alır. Ancak kötü atılmış düğüm temizleme maliyetini yükseltir ve örme kumaşlarda delikler oluşmasına neden olur. Ayrıca bu tür hatalar içeren ipliklerdenörülen kumaşlarda enine kabartılar meydana gelir.
6)İNCELİK:
İncelik direk olgunlukla ilgilidir ve pamuğun yetiştirme şartlarından,hasat zamanından büyük ölçüde etkilenir. Lif inceliği bir varyete özelliği olduğundan aynı türe ait soylar arasında da incelikler bakımından büyük farklılıklar görülür.Pamuklarda uzunluk arttıkça incelik azalır.Genellikle ince liflerden ince iplikler elde edilir.
Pamuklarda incelik uzunluk gibi kalıtsal bir özelliktir .Boyama karakteristiklerini ve neps teşekkülünü etkiler. Ring eğirmede çok düşük mikronerli pamuklardan kaçınılmalıdır.Ring eğirmelerde düşük mikronerli lifler, aşırı lif kırılmalarına, fazla neps oluşumuna ,kötü iplik görünümüne ve boyama zorluklarına yol açar.Çok düşük mikronerli lifler ise üretim esnasında yapışmalara, düşük üretime ve aşırı telefe yol açar.Ancak ince iplik üretiminde, kesite giren elyaf sayısı arttığı için mukavemet artışı dolayısıyla kopuşta azalma olur.
İncelik rotor eğirmede de eğirme sınırlarını ve prodüktiviteyi etkileyen en önemli faktörlerden biridir.Rotor iplik eğirme yönteminde büküm verme noktasında gerilim
oldukça bükümün aktarılabilmesi için kesitte daha fazla lifin bulunması gerekir.
İplik düzgünsüzlüğünün iyi yada kötü olması, iplik kesitindeki lif sayısı ile yakından ilgilidir. Ayrıca incelik, ipliğin tutum yapısını da değiştirmektedir. Esasen ince lifler daha yumuşak, kalın lifler daha sert bir iplik tutumu vermektedir. İpliğin tutumuna büküm sayısı daha fazla etki etmekle beraber iplik kesitinde ince lifler olduğunda daha fazla lif yerleştirilebileceği için gerekli büküm sayısını azaltmak mümkün olabilmektedir. Bu arada ince liflerin kopuş sayıları üzerine de olumlu etkileri belirlenmiştir.
Liflerin inceliği, kendilerinden yapılan ipliğin kalınlığına da etki eder. Bu bakımdan iplik yapımında kullanılacak her lifin inceliğini önceden bilmek gerekir.Böylelikle en rantabıl şekilde , bir lif partisinden yapılacak ipliğin numarasını tayin etmek mümkün olur.
Numara varyasyonu :Bu tip hatalar,genelde kumaş üzerinde muntazam dağılış gösterirler. Çoğunlukla iplik üretimi sırasında, herhangi bir aşamada mekanik aksamlarda oluşan hasarlar, çatlaklara sebep olmaktadır. Üretimde sürekli mekanik zorlamalar olduğu için bu hatanın tamamen engellenmesi imkansızdır;ancak sınır konulabilir.
Atkı bobini içerisinde kopstan kopsa olabilecek numara farklılıklarının sonucu olarakdokuma kumaşta gözle görülebilen bant hataları ortaya çıkar. Örme kumaşlarda da, iplikte düzgün bir şekilde devem eden numara varyasyonu yüzeyde açıklı koyulu bölgeler oluşturur.Numara varyasyonundan kaynaklana bu hatalar,bazı durumlarda periodik ve uzun aralıklarla görülebilir.
7)BÜKÜM:
İpliği meydana getiren lifleri bir arada tutmak amacıyla ipliğe verilen spiral dönüşlerdir.Büküm sayısı aşırı arttırılırsa, ipliğin serbest bırakılması durumunda kıvrılmalar olur, ki bu da çalışmaları olumsuz yönde etkiler.ancak büküm almadan paralel hale getirilmiş liflerin mukavemeti çok az olur. Pamuk gibi devamlı olmayan lifllerden meydana getirilmiş fitillerde, gerilime tabi tutulduğunda kopuşların önlenmesi ve dolayısıyla mukavim olmalarının sağlanması, liflerin birbirine tutunması ile olur.
Lifler arasındaki yapışma esas olarak bükümle sağlanır. Bir germe kuvveti etki ettirildiğinde lifler üzerindeki baskı, yan yana duran iki lif arasındaki sürtünmeyi geliştirir. Her ne kadar iplikler maksimum mukavemeti verecek büküm faktörlerine eğrilirse de ipliğin kullanılacağı yerin dikkate alınması gerekir.Büküm sayısını belirleyen faktörler şunlardır:
*Elyaf inceliği, kesitteki elyaf sayısı
*Elyaf uzunluğu
*İpliğin dokuma yada triko için üretiliyor olması
*İplik inceliği
Büküm Varyasyonu:İpliğin ince kısımlarında birim uzunluktaki büküm sayısı, kalın kısımlara nazaran daha fazladır ve bu nedenle ince kısımlar daha serttir.Bu özellik düzgünsüzlükleri daha belirgin hale getirir.Bükümdeki varyasyon,lifleri birbirine bağlayan kuvvetlerde de varyasyonlara sebep olur.Bu varyasyon ile enine kesitteki lif sayısının varyasyonu birleşince mukavemet özelliklerinde değişimler ortaya çıkar.
Kopma noktasındaki lif sayısının yanısıra o noktadaki lif sıklığı ve liflerin diziliş tarzı da iplik mukavemetine etki eder.Eğer aynı materyalden, aynı numara ve bükümdeiki iplik yapılırsa, doğrusal yoğunluktaki varyasyonu daha fazla olan ipliğin mukavemeti daha düşük olur.Bu iplik daha az varyasyon gösteren ikinci ipliğe göre daha fazla sayıda zayıfkısım içerir.Böyle bir iplik,eğirme , bobinleme, çözgü çekme, dokuma veya çözgü çekme işlemlerinde daha fazla kopuş gösterir;bu da verimliliği düşürür,maliyetiarttırır.Bu iplikten dokunan kumaşta,iplikteki zayıf noktalar kumaş mukavemetinde önemli varyasyonlara neden olmazlar, çünkü ipliklerin birbiri ile kesişmeleri sonucu lifleri birbirine bağlayan kuvvetler artmıştır.Örme kumaşlarda ise, iplikte zayıf noktalar bulunduğunda delik oluşumu gözlenebilir.Ancak hem dokuma hem de örme kumaşlarda, kumaş yapımında kullanılan düzgünsüz iplikler daha çok kumaşın görünüşünde bozukluklara yol açar.
Ayrıca hava geçirgenliği ile örtme faktörü arasında belirli bir ilişki bulunmaktadır.Örtme Faktörünün artması hava geçirgenliğinde azalmaya sebep olmaktadır.Bu azalma örgü tiplerinde en çok bezayağı kumaşlarda kendini belli etmektedir.Dimi ve saten kumaşlarda etki daha hafiftir.
İplikteki yassılma durumları kumaştaki örtme ve geçirgenliği etkileyen en önemli faktör olmaktadır.İpliklerin yassılmasına en önemli etkiyi büküm yapmaktadır.Büküm arttıkça ipliğin lifleri daha sıkı paketlenirler ve iplik kesiti dairesel hale yaklaşır,yassılaşma azalır.İplik yassılmadığı zaman ise kumaştaaki hava geçirgenliği doğal olarak artacaktır.Örgüsü, örtme faktörü ve hammaddesi(lifleri)aynı olduğuhalde hava geçirgenliği farklı olan numunelerin mikroskopla incelenmesi sonucunda da bunların büküm farklılığı nedeniyle yapısal değişiklik gösterdikleri anlaşılmıştır.Düşük bükümlü veya bükümsüz ipliklerin lifleri yayılarak kumaş yüzeyini tamamen örtmektedir.Yüksek bükümlü iplikler ise kumaşta büyük açıklıkların oluşması nedeniyle geçirgenliği arttırmaktadır.İplik bükümünün örtmeye olan etkisi sebebiyle ısı geçirgenliğini de etkilemesi doğaldır.
Ayrıca örme kumaş üzerinde oluşan dönmenin temel sebebi iplikteki bükümdür. Belli ölçüde büküm verilmiş bir ipliğin ilmek biçimini alırken uğradığı eğilme nedeniyle oluşan gerilme etkisiyle ilmek dönerek kumaş düzlemi dışına çıkar. Kumaşın seyrek örülmesi ölçüsünde bu dönüklük artar,çünkü ipliğin hareket edeceği alan genişlemiştir. Kumaşın daha sık örülmesi durumunda ise ilmeklerin dönme hareketi zorlaşacaktır.Diğer yandan,kumaşın örülmesinde kullanılan iplik inceldikçe ipliğe verilen büküm artmaktadır.Yüksek büküm; ilmeklerin bükülme eğilimini arttıracak olan bir etkendir.
8) MUKAVEMET:
Lif mukavemeti iplik mukavemetine etki yapan önemli bir özelliktir.Sağlam lifler normal olarak daha mukavemetli ipliklerin üretimi sağlayarak yüksekhızlı eğirmeye ve kullanım sırasında kopuşların azalmasına yardımcı olurlar.İplik inceldikçe kesitteki lif sayısının azalmasına bağlı olarak lif mukavemetinden yararlanma oranının da düştüğü anlaşılmaktadır.Mukavemeti etkileyen faktörleri genel olarak:
*Elyaf olgunluğu ve mukavemeti
*Elyaf uzunluğu
*Elyaf inceliği
*Büküm miktarı olarak özetlenebilir.
Elyaf mukavemeti,imalat esnasındaki germe, çekme vs. işlemleri açısından da büyük önem taşımaktadır.Elyafın mukavemeti elyaf tiplerine bağlı olarak değişmektedir. Her bir lif cinsinin mukavemeti farklı olduğu gibi doğal liflerde mukavemet, bölge ve yetiştirme şartlarına da bağlıdır.
Aynı zamanda ortam şartları da mukavemete etki eder.Nem miktarı ve ortam sıcaklığının da bu bazda göz önünde bulundurulması gerekir. Bu açıklamalardan sonra özellikle denizcilikte, bitkisel liflerin niçin halat,yelken bezi ve diğer mamüller halinde kullanıldıkları daha iyi anlaşılır.
9)LİF OLGUNLUĞU:
Elyaf olgunluğu,tekstil lifleri içerisinde pamuğa has bir özelliktir.Pamuğun olgun sayılabilmesi için yaklaşık olarak selüloz tabakasının lif kesitinin %50-80’ini kaplaması gerekir.Bu oran %30-40 ise olgunlaşmamış,%25’ten az ise ölü lif adını alır.Buna büyüme koşulları, hasat zamanı ve çeşitli hastalık ve zararlılar sebep olmaktadır.Olgunlaşmış pamuk lifleri büklümlü, lümeni dar, enine kesiti böbrek veya fasülye şeklindedir.Ayrıca bunlar sağlam olup, mekanik işlemler sırasındaki gerilme ve zorlanmalara dayanabilirler. Olgun olmayan pamuk lifleri ise büklüm sayısı az veya büklümsüz, lümen genişliği fazla, şerit şeklinde, enine kesitleri çubuk şeklinde olupmukavemetleri düşüktür.Düzgün olma- yan boyamalara sebep olurlar.Boyama sonucunda elde edilen tekstil mamulünde renk farklılkları görülür Yeterince olgunlaşmamış pamuk ,iplik üretiminde ise aşağıdaki hatalara sebep olur:
-Elyafın kırılması
-Tarama sırasında neps oluşumu
-Kısa elyaf oranının yüksekliği
-Baskı silindirinde sarma
-Kopuşların artması
-Kötü mukavemet değerleri
10)ESNEKLİK:
Lifler tabi hallerinde iken herhangi bir kuvvet çekimine maruz kalırsa kopmadan önce az veya çok uzamak suretiyle bu kuvvete karşı koymaya çalışırlar.Eğer bu kuvvet kopma gerçekleşmeden önceden kalkacak olursa liflerin eski hallerini almaya çalıştıkları görülebilir. Özellikle giyim eşyaları yapımında kullanılacak olan liflerde esneklik özelliğinin olması istenir. Çünkü böyle liflerden yapılacak giyim eşyalerında diz dirsek gibioynak kısımlarında şekil bozuklukları ve potluklar az olur.Buna karşı esneklik kabiliyeti noksan bulunan hammaddelerden yapılan giyim eşyalarında bu bozukluklar daha çok görüldüğünden bunların sık sık ütülenmesi gerekir.
11)KOHEZYON:
Liflerin yığın halde iken veya serbest bulundukları zaman birbirini çekme yeteneklerine, eğrildikleri zaman birbirine sarılma ve keçelenme yeteneklerine kohezyon denir.Bu özellik esas itibariyle liflerin üst yüzleri tarafından sağlanır.Sürtünmeye karşı mukavim bir tabaka ile örtülü olan lif yüzeyler çeşitli görünümler arz ederler. Örneğin yünün üst yapısı balığın veya genç bir çam dalının üstü gibi pulludur.Yün lifleri bu pullar sayesinde birbiriyle o kadar kuvvetli kaynaşırlar ki, sonradan bunları birbirinden ayırmak güç olur.Buna örnek olarak çobanların giydiği kepenkler örnek olarak gösterilebilir.
12)YUMUŞAKLIK:
Dokuma maddesi olarak kullanılan lifler elle yoklandıkları zaman bunların farklı tutumlu oldukları kolayca anlaşılır.Bu maddelerin yumuşak ve yasert tutumlu olması onların kullanılacakları yerleri belli eder.Bu bakımdan önemli özelliklerden sayılır.Giyim eşyası yapımında kullanılacak kumaş ve benzeri iplikler için yumuşak tutumlu liflerin seçilmesi lazım geldiğine şüphe yoktur.Çünkü bunlar iplik olurken eğrilecek, bükülecek, katlanacak dokumadan sonra ise biçilecek, dikilecek ve vücudu sarabilen giyim eşyası haline konulacaktır.Bu özelliklere sahip olmayan liflerinbu amaçla kullanılması doğru olmadığından bunlar ancak daha kaba mamüllerin yapımında uygun şekilde kullanılabilir.İşte bunun için lifler daha önce yumuşaklık sertlikbakımından incelenmeye tabi tutulurlar.
13)EĞİLME VE BÜKÜLME ÖZELLİKLERİ:
Liflerin iplik ve dokuma yapımında kullanılabilmesi için bunların kolaylıkla eğilme ve bükülme yeteneklerine sahip olmaları lazımdır.Bu liflerin strüktürü, yumuşaklığı, inceliği ve kohezyon özellikleri ile oranlıdır.Genel olarak sert tutumlu liflerden istenilen incelikte iplik ve mamul yapılamaz.Buna karşılk yumuşak tabiatlı olan lifler birbirini tutma ve birbirine sarılma özelliklerine sahipseler; kolaylıkla eğrilebilir ve bükülebilirler. Bu gibi liflerin mukavemetleri ve esneklik yetenekleri de yüksek olduğundan bunlardan istenilen incelikte iplik yapılabildiği gibi, dokumaları da güzel ve sağlamdır.
Bir lifin eğilme ve bükülme yeteneğinin yüksekliği veya düşüklüğü, onların kullanılma alanını tayin eder ve fiyatı üzerine etki eder.Filament halinde bulunan devamlı liflerden istenilen incelikte iplik yapılması , bu liflerin strüktürü ve yumşaklığı ile, bilhassa inceliği ile orantılıdır.Bu lifler uzun olduğundan uzak mesafelerden birbirlerine sarılırlar.Bu yüzden bunların kohezyon yeteneği ile birbirini tutma ve sarılma yetenekleri iplik mukavemetinde büyük rol oynamaz.Mukavemetlerin az veya çok olması elde edilen ipliklerin sağlamlığı üzerine etki eder.Kolaylıkla kopabilen liflerden yapılan iplik ve mamüller de o kadar çürük olacaktır.
Cam liflerinin görünüşleri güzel ve cazip olmasına karşılık bunların eğilme ve bükülme yetenekleri noksan olduğundan aynı zamanda koptukları ve kırıldıklarından bu lifler bu güne kadar geniş bir kullanım alanına sahip olamamıştır.
14)RENK VARYASYONU VE PARLAKLIK:
Renk varyasyonu ipliğin renk ve renk koyuluğundaki değişimlerdir.İpliği oluşturan lifler, yetiştirilme şartlarından dolyı farklı renk tonlarına sahip olmaktadır.O yüzden bu liflerden iplik yapılırken, iyi bir harmanlama yapılmaz ise ipliğin renk tonlarında da varyasyonlar oluşmaktadır. İplik üretimindeki ara işlemler (örneğin dublaj)esnasında birim ağırlık düzgünsüzlükleri düzeltir, böylece de renkler de karıştırılmış olur.Pamuk renginin ölçülmesi , ondan üretilecek iplik ve kumaşın hangi oranda ağartılacağı ve boyaya yatkınlık derecesinin ölçülebilmesi açısından önem taşımaktadır.
Lifler için önemli olan bir başka özellik deparlaklıktır.Örneğin parlak pamuklar ipek görünümü verirler ve iplikçiler tarafından tercih edilirler.
Ayrıca parlak kumaşların üretiminde ek işlemleri azaltmak ve dolayısıyla maliyeti düşürmek için parlak liflerin kullanımı tercih edilmektedir.

15)YOĞUNLUK VE ÖZ AĞIRLIK:
Yoğunluk belli hacimdeki bir maddenin kütlesidir.Liflerin yoğunluğu bunlardan yapılan kumaş ve benzerilerinin ağırlığını belli eder.Özgül ağırlığı yüksek olan liflerin mukavim olduğu bilinmekle beraber, giyim eşyası yapımında hafif olanlar tercih edilir. Bu nedenle yoğunluğu düşük ve mukavemeti yüksek olan bir lif, dokumak için ideal bir madde sayılır.Karışım liflerinin yoğunluğu bizce ayrı ayrı bilinirse, bu karışık mamulün yoğunluğunu hesaplamak mümkün olur.

16)EMMME ÖZELLİĞİ:
Ağartma ve boyama çözeltilerini kendi bünyesine geçirebilmek, absorbe edebilme özelliğine sahip olma niteliği giyim ve mobilya eşya yapımına elverişli olan liflerde çok aranır.Aynı şekilde muhtekif renklere boyanarak kullanılacak iplik ve dokumalarda kullanılan liflerin emme yeteneklerinin yüksek olması aranır.
17)RUTUBET VE YAŞLILIK:
Tekstil maddelerinin çoğu higroskopik olduklarından kendilerini çevreleyen atmosferden az veya çok rutubet absorbe ederler.Bu miktar çoğalırsa elle tutuldukları zaman yaşlık hissedilir. Liflerin bu yeteneği serbest halde bulundukları zaman daha iyi belli olur.
Lifler bazı koşullar altında ihtiva ettikleri fazla rutubeti atmosfere iadeederler. Bundan dolayı, atmosferin nispi rutubeti ile lifler arasında rutubet alma ve verme olayı karşılıklı bir denge kuruluncaya kadar devam eder.Doğal koşullar altında meydana gelen bu rutubet alış verişinin hızı tekstil maddelerinin fiziksel özelliklerine, iplik ve kumaş halinde bulunduklarına, göre değişir.
Özellikle higroskopik nem oranı her lif için belirlenen ortalama değerden küçük olursa bu, elde edilecek ipliğin bükümünde sorunlara yol açar,büküm vermek zorlaşır. Elde edilen iplik sert bir tutum kazandığı gibi bundan elde edilecek kumaşın tutumunun da sertleşmesine yol açar.
18)ISI TUTMA ÖZELLİĞİ:
İnsanlar giydikleri elbiselerle vücutlarını dış etkilerin zararlarından korudukları gibi, vücut sıcaklığını da iklim şartlarına göre düzenlemiş olacaktır.Bu çeşitli liflerin ısı tutma yetenekleri bakımından birbirinden farklı özelliklere sahip olması ile sağlanır. Bilindiği gibi soğuk mevsim ve yerlerde vücut hararetinin dışarı sızmasını önleyecek önleyecek elbiseler giymekle, sıcak mevsim ve yerlerde ise bunun tersine vücut sıcaklığının dışarı çıkmasını ve hava ceryanını sağlayan elbise giymekle, vücut dış çevrenin etkisinden korunmuş olur.
Dokuma ve iplik halinde bulunan mamüllerin ısı tutma kabiliyetleri yığınhalindeki liflere nazaran daha azdır.Bitkisel lifler hayvansal liflere nazaran vücudu daha serin tutmaktadır.Kışın vücut hararetini normal şekilde muhafaza etmek için daha çok yünlü eşyaların giyilmesinin nedeni budur.
Liflerin iplikleri, ipliklerin ise kumaşları oluşturması sırasında ortaya çok değişik yapıların çıkabilmesi sebebiyle, geçirgenlik durumlarının da değişmesi doğal olacaktır. Ayrıca liflerin fiziksel özelliklerinin de dikkate alınması gerektiği açıktır. İplikler her zaman aynı liflerden oluşmayıp, değişik cins liflerin farklı oranlarda harmanlamasıyla da üretilmektedir. Farklı sıklık ve örgüde kumaşların dokunduğu düşünülerek, bu kumaşların ve ısı geçirgenliklerinin hangi faktörlere ve ne derece bağlı olarak değiştiğinin bilinmesi önem kazanmaktadır.
19)ALEVLENME VE YANMA ÖZELLİKLERİ:
Dokuma maddelerini teşkil eden lifler arasında;cam, asbest ve diğer madensel tel ve lifler istisna edilecek olursa, her birinin yanma niteliğinde olduğu ve kolaylıkla alevlendiği görülür.Bu nedenle dokuma hammaddelerinin olsun, iplik ve mamüllerin olsun depolandıkları ve işlendikleri yerlerde veya ulaştırma sırasında çok dikkatli bir suretle muhafaza edilmeleri ve itinalı bir şekilde taşınarak aateş ve yangından korunmaları gerekir.

20)ELEKTRİKLENME ÖZELLİKLERİ :
Hakiki dokuma maddelerinin, genel olarak, elektriği iletme özelliği yoktur, denebilir.bu sebeple bu maddelerin çoğu izolatör yani tecrit malzemesi olarak elektrik endüstrisinde geniş çapta kullanılır.
Dokuma maddelerinin elektrik özellikleri görülürken iplik yapımında ve dokuma sırasında bir takım güçlükler doğuran statik elektrikten de bahsedilmesi lazımdır.Zira lifve ipliklerin birbirine veya başka maddelere sürtünmelerinden statik elektriklenme sık sık görülür.
Statik elektriklenme sentetik lif çekilirken ve iplik üretimi sırasnda rahatsız ettiği gibi, sentetik mamullerin kullanımı sırasında da rahatsız edemektedir.Giysiler vücuda ve birbirine yapışmakta, hareket ettikçe yukarıya doğru kaymaktadırlar.Toz çekerek kirlenmeleri daha fazla olmaktadır.Yer halıları ve dekorasyon malzemeleri daha çabuk kirlenmekte, insanları sinirli yapmakta ve bazen ani boşalmalarla şok etkisi yapmaktadır. Bunlarla temas halinde bulunan bilgisayar ve elektronik cihazlarda arızalar meydana gelebilmekte, fotoğraf filmleri de bozulabilmektedirler.Çevrede yanıcı gaz karışımları bulunuyorsa, statik elektriklenmenim kıvılcımlı boşalımları patlamalara da yol açabilmektedir.
21)YABANCI MADDE:
Doğal dokuma maddelerinden bir çoğu liflerden başka bir çok yabancı maddeleri de ihtiva eder.Bunlar lifler arasında dışarıdan karışmış veya bulaştırılmış olarak yer alırlar .Bu yabancı maddeler bilhassa iplik yapımı sırasında bir çok özelliklerin belirlenmesine sebep olur ve bazı hallerde de iplik yapımını imkansız kılar.
İçerisinde yabancı maddeler bulunan liflerden elde edilen ipliğin kalitesi , mukavemeti düşmekte ve ipliğin üzerinde yer hataları oluşmaktadır.Mukavemet düşüşü de dokuma ve örmede kopuşlara ve dolayısıyla makine duruşlarına,iğne kırılmaları vb. yol açmaktadır.Bu da elde edilen tekstil yüzeylerinde istenmeyen delik , kalın - ince yer ve iyi boyanmamış gibi istenmeyen görüntülerin oluşmasına neden olacaktır.
SONUÇ
Yapılan çalışmalar sonucunda liflerin fiziksel özelliklerinin iplik özelliklerini etkilediği, elde edilen ipliklerin de kumaş özelliklerini etkilediği saptanmıştır.Dolayısıyla kaliteli bir ürün elde etmek için bütün üretim proseslerinde kullanılan materyallerin yani lif ve ipliklerin fiziksel özelliklerinin iyi olmasına özen gösterilmelidir.


 


Sitemizin Sürekliliği için Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.