Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birliği`nin 8 Nisan`da yapılacak seçimleri öncesi ipler iyice gerildi. Geçen pazartesi günü başkan adaylarından Serdar Yavaşoğlu`nun yaptığı toplantıda gündeme getirdiği iddialara, Birlik Başkan Vekili ve başkan adayı Emre Kızılgüneşler sert cevap verdi. Mevzuat gereği seçime giremeyecek olan Sedaroğlu`nun mağduru oynamaya çalıştığını söyleyen Kızılgüneşler, kendi hatasını sektöre mal etmeye çalıştığını iddia etti.

Kordon Otel`de önce yönetim kurulu üyeleriyle birlikte iddialara cevap veren, sonra da ihracatçılara projelerini anlatan Başkan Vekili Kızılgüneşler, Yavaşoğlu`nun başkan olmak için gerekli şartları taşımadığını savundu. Kendisinden 17 yaş büyük ve geçmişte ortaklık yaptıkları sektör büyüğü olarak Yavaşoğlu`na bugüne kadar hep saygılı davrandığını belirten Emre Kızılgüneşler, `Verdiği mesajlarla sektörü bölmeye değil, birleştirmeye çalışması gerekir. Seçimi kaybetme telaşıyla son günlerde kamuoyunu yanıltmakta ve gerçekleri bilerek saptırmaktadır.

 Seçim Yasası`ndan bihaber olup yaptığı hataların bedelini, şu anki yönetim kuruluna yüklemeye çalışmaktadır. Seçim tarihi kararında, şu anda yanında olan yönetim kurulu üyelerimiz Mehmet Göllü ve Faruk Ünlü`nün de imzaları vardır. Biz tartışmalar bir an önce bitsin diye 8 Nisan`ı belirledik. Seçim tarihini, Serdar beye göre mi ayarlayacağız? Seçimin nisan ayı içinde yapılacağı belliydi. Yavaşoğlu, Seçim Yasası`nı okusa ve Türkiye İhracatçılar Meclisi`nden gelen yazıları takip etseydi, 6 ay önceden imza yetkisine sahip olması gerektiğini bilirdi. Şu anda bu süre şartını yerine getiremiyor ama biz kendisinin başkan adaylığının devam etmesini ve cevabını sandıkta almasını istiyoruz.` dedi.

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Başkanı İbrahim Burkay, Çin`den ağzı yanan Avrupalı müşterinin geri döndüğünü, ihracattaki artışın da bundan kaynaklandığını söyledi. Burkay, `Nisanda da artış yüzde 20`yi bulur` dedi 

Avrupalıların Çin`den tedarik trendinde sona gelindiği açıklandı. Son yıllarda Çin`den alım yapan birçok Avrupalı alıcının ağzının yandığını belirten Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği(UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, `Avrupalı müşteri geri döndü. İhracattaki artış da bunun göstergesi` dedi. Kriz döneminde ayın yarısının boş geçtiğini hatırlatan İbrahim Burkay, doluluk oranının ayın tüm günlerini kapsayacak şekilde yükseldiğini söyledi. Burkay, ihracat artışının yüzde 20`lere ulaşacağını kaydetti.
NİSANDA DA ARTIŞ SÜRER
Geçtiğimiz döndemde İspanya ve İtalya gibi AB ülkelerine sektör ihracatının yüzde 40`lara varan oranda arttığı bilgisini veren İbrahim Burkay, bu trendin süreceğini vurguladı. 2008 mart ayında 550 milyon dolar olan sektör ihracatının 2009`un aynı ayında 450 milyon dolara gerilediğini, ancak 2010 martında tekrar 550 milyon dolara çıkmasının sevindirici bir gösterge olduğuna dikkat çeken İbrahim Burkay, `Sezon yeni açıldı. Bundan sonra özellikle nisan ayında artış yüzde 20`yi bulur` dedi.
GİYİME DE ANTİ DAMPİNG
Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD) tarafından ev tekstili dokuma ürünlerine yönelik aldırılan antidamping tedbirinin sektöre çok olumlu yansıdığını ifade eden İbrahim Burkay, `Türkiye`de ara malı üretimini tekrar artıracak bir uygulama. Dokuma salonları çalışmaya başlayınca duran boyahaneler de devreye girecek` diye konuştu. Söz konusu kararın etkisiyle dışarıdan hizmet alımlarının yeniden başladığını ve fasoncuların tekrar çalışmaya geçtiğini anlatan Burkay, benzer bir uygulama için giyim dokumacılarını da örgütleyeceklerini kaydetti.
Tasarım ve Ar-Ge`ye hikaye diyenler battı!
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği(UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, tekstil ve hazır giyim sektöründe sürdürülebilir kârlılık için tasarım ve Ar-Ge`ye önem verilmesi gerektiğini belirterek, `Bu işlere `Hikaye` diyenler şu anda piyasada yok, battı` diye konuştu. İbrahim Burkay, bu yıl üçüncüsü yapılan Tekstil& Moda Tasarım Günleri ile bu Bursa`da bir bilinçlendirme çalışması yaptıklarını söyledi. Sektörün Türkiye`de yaşadığı değişim ve dönüşümü, yarın başlayacak ve 4 gün sürecek olan `TekSTİL, TürkSTİL`i başlıklı yazı dizimizden izleyebilirsiniz.
Şükrullah Dolu

2007 yılında yapılan marka konferansına konuşmacı olarak katılan ve orada Park Bravo grubuyla el sıkışan Kenneth Cole Akmerkez’de ilk mağazasını açıyor.

 Hazır giyim, ayakkabı ve aksesuvar ürünlerini bazen tek bir mağazada toplu olarak bazen de kategorilere ayırarak açan ABD’li moda markası, Akmerkez’deki mağazasında bütün ürünlerini birarada sergileyecek. Park Bravo Grubu, bünyesindeki Nine West, La Senza, İnglot ve Anne Klein’a Kenneth Cole da eklemiş olacak.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre mart ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 34,34 artışla 9 milyar 569 milyon 397 bin dolar seviyesinde gerçekleşti. 

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan`ın da katıldığı Kahramanmaraş`ta düzenlenen basın toplantısında TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, mart ayı ihracat rakamlarını açıkladı.
Büyükekşi`nin verdiği bilgiye göre, bu yılın ilk üç ayında ihracat yüzde 22,36 artışla 25 milyar 686 milyon 32 bin dolar oldu.
Son 12 aydaki ihracat rakamı ise yüzde 13,21 düşüşle, 101 milyar 777 milyon 88 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi(TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Mart ayında ihracatın yüzde 34,34 artışla 9 milyar 569 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.
Mart ayı ihracat rakamları Devlet Bakanı Zafer Çağlayan`ın da katılımıyla Kahramanmaraş`ta açıklandı.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, yaptığı konuşmada, ihracat konusunda belli birikimi olan ancak 1 milyar dolar eşiğini geçmemiş şehirlerin bulunduğunu ve bu şehirlerde ortak akıl toplantısı düzenlediklerini bildirdi. Bu toplantılarla kalkınma stratejilerini ve ihracat yönelik hedeflerini belirlemeye çalıştıklarını kaydeden Büyükekşi, hazırladıkları raporlarla şehirlerin 2023 ihracat hedefinin netleştiğini ifade etti.
Ülke olarak Şubat ayında yüzde 20,3 ihracat artışı yakaladıklarını ifade eden Mehmet Büyükekşi, şöyle konuştu:
“Bu ayda Güney Kore`nin ihracatı yüzde 17`de, Brezilya`nın yüzde 13 Hindistan`ın ise yüzde 12`de kaldı. Bu yılın ilk üç ayında ihracatımızda yakaladığımız artış bizi son derece sevindirdi. Özellikle büyük pazarlarımızda yaşadığımız yükselişle moral buluyoruz. En çok ihracat yaptığımız 30 ülkenin 27 tanesinde ihracat artışımız var. İlk üç ay sonu itibariyle pazarlarımıza bakıyoruz Avrupa pazarındaki ülkelerde ciddi artışlar var. Almanya yüzde 15, İtalya yüzde 35, Fransa`ya ve İngiltere`ye yüzde 37, İspanya`ya yüzde 49, Romanya`ya yüzde 28 ve İsveç`e yüzde 40 ihracat artışı sağladık. Yakın ve komşu pazarlarda da ciddi artışlar var. Rusya`ya yüzde 21, İran`a yüzde 30, İsrail`e 42, Suudi Arabistan`a yüzde 35, Suriye`ye yüzde 27, Türkmenistan`a yüzde 59, Ukrayna`ya yüzde 29 ihracat artışı sağladık. Uzak pazarlarımızda da ciddi artışlar kaydettiğimiz ülkeler var. Singapur`a yüzde 467, ABD`ye yüzde 16, Çin`e yüzde 116 ihracat artışı sağladık.“
İhracat ile büyüme arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu anlatan Büyükekşi, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Aynı şekilde ihracat ile istihdam arasında da doğrudan bir ilişki var. Geçen senenin son çeyreğinde hep ihracat artışları açıkladık, dün açıklanan son çeyrek büyüme rakamları bunu teyit etti. Bu senenin ilk çeyreğinde iki haneli ihracat artış rakamları açıklıyoruz. Bunun istihdam ve büyüme üzerinde ciddi bir etkisi var. İhracat arttıkça istihdam ve büyüme artıyor. 2010 yılının ilk çeyrek rakamları açıklandığında ciddi iyileşmeler göreceğiz. Büyüme de ilk çeyrekte iki haneli artış bekliyoruz, istihdam da iyileşme bekliyoruz. İstihdam sorunu çözmede ve büyümede ihracat kuvvetli bir araçtır. Bu aracın etkili bir şekilde kullanılması için de ihracatın desteklenmesi gerekiyor. Çünkü ihracat geçtiğimiz 7 yılda olduğu gibi yine büyümenin ve istihdamın motoru olacak.“
Mart ayında ihracatın geçen aynı ayına göre yüzde 34,34 artışla 9 milyar 569 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Büyükekşi, “2010 yılının ilk üç ayındaki ihracatımız yüzde 22,36 artışla 25 milyar 686 milyon dolar olurken son oniki aydaki ihracatımız ise 101 milyar 777 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylelikle ihracatımızdaki artış ivmesinin kalıcı hale geldiği teyit edilmiş oldu. Bu artışın önümüzdeki aylarda da istikrarlı bir şekilde devam edeceğini tahmin ediyoruz“ şeklinde konuştu.
Mart ayında Şubat ayına oranla yüzde 16,3`lük artış olduğunu vurgulayan Büyükekşi, “Mart ayında 1 milyar 794 milyon dolar ihracat gerçekleştiren otomotiv sektörümüz liderliğini sürdürürken, hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz 1 milyar 244 milyon dolarla ile en fazla ihracat yapan ikinci, Demir Çelik sektörümüz ise 1 milyar 42 milyon dolar ile üçüncü sektörümüz oldu. Tarım sektörlerimiz Mart ayında 1 milyar 232 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 12,88 pay alırken sanayi sektörümüzün payı 8 milyar 95 milyon dolar ihracat ile yüzde 84,6, madencilik ürünlerinin payı ise 242 milyon dolar ile yüzde 2,53 oldu. Mart ayında en fazla ihracat artışı yüzde 110,58 ile kesme çiçek sektörümüz, yüzde 75 ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörümüz ve yüzde 66,67 ile madencilik sektörümüz yakaladı“ ifadelerini kullandı.

Kök Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı`nın (KÖKSAV) düzenlediği `Tekstil Sanayisi, Sorunlar, Bakışlar ve Yaklaşımlar` konulu panele konuşmacı olarak katılan tekstilciler, dünya genelinde tekstil sektörünün teşviklerle ayakta tutulmaya çalışıldığını, ancak Türkiye`de ise tekstilcilerin ayaklarına zincir vurulduğunu söyledi. 

Sami Bilge

Tayyare Kültür Merkezi`ndeki panelde konuşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası(BTSO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Elyaf Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Sami Bilge, `Ayağımıza zincirle gülle bağlanıyor, `Koş koşabilirsen` deniyor. Türkiye, tekstil sektörünü gözden çıkarma lüksüne sahip değil.` dedi. Ülkelerin gelişmesinin, kalkınmasının yolunun üretim, ihracat ve istihdamdan geçtiğini anlatan Bilge, `Türkiye`deki üretimin yüzde 20`sini tekstil sektörünün gerçekleştirdiğini unutuyoruz. Ülke için böylesine önemli bir sektör olan tekstil kan kaybetmekte, küçülme sinyalleri vermektedir. Dünyanın en pahalı enerjisini, arsasını kullanıyoruz. Dünyanın en yüksek vergisini ödüyoruz. Üretim maliyetleri artıyor.` diye yakındı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Aynur Bektaş da sektördeki kayıt dışı faaliyetten şikâyet ederek şunları söyledi: `Dünyadaki 500 milyon dolarlık tekstil sektöründe ülkemize ait pay yüzde 7. Kayıt dışılığın da sona erdirilmesi lazım. 2,5 milyondan fazla çalışanın olduğu bir sektörde 800 bin kişinin kayıt altında olması çok acı. İktidarın kayıt dışına çözüm bulması gerekiyor.` şeklinde konuştu.

Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası(TTSİS) Başkanı Halit Narin, 500 milyar dolar büyüklüğündeki dünya tekstil sektörünün en önemli örgütü sayılan Uluslararası Tekstil Sanayicileri Federasyonu`nun (ITMF) Başkanlığı`na getirildi.

Halit Narin

TTSİS`ten yapılan açıklamaya göre, Halit Narin, tekstil sektörünün 30`u aşkın üye ülkeli en önemli örgütü olarak kabul edilen ITMF başkanlığını önceki gün Mauritius`ta yapılan törenle, Güney Afrikalı Walter Simeoni`den devraldı. Halit Narin yaptığı açıklamada, 34 yıldır içinde bulundukları ve etkisi çok büyük olan ITMF`de tepe noktasına ulaşıldığına işaret ederek, duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

ITMF 1904 yılında, İngiliz pamuk ipliği sanayinin öncülüğünde Zürih`te kuruldu. ITMF`ye üye 30 civarında ülke bulunuyor ve örgüt 500 milyar dolar büyüklüğündeki dünya tekstil sanayisinin çatı örgütü olarak kabul ediliyor. Son olarak Çin`in üye olduğu IMTF`nın amaçları arasında şunlar var: `Tekstil firmalarının ortak ilgi alanına giren konuları tartışmak için forum oluşturmak, tekstil örgütlerinin sanayii ilgilendiren konularda bilgi alışverişine zemin oluşturmak, hükümetler ve tekstil sanayii ile ilgili irtibat merkezi fonksiyonunu gerçekleştirmek.`

Şenol Şankaya

Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) işbirliğinde, bu yıl 2-3 Nisan tarihleri arasında üçüncüsü düzenlenecek olan Tekstil ve Moda Tasarım Günleri ile sektörün kalbi Bursa`da atacak. 

İstanbul`dan sonra moda merkezi olma yolunda ilerleyen Bursa büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bursa`da modaya ve tasarıma farklı bir bakış açısı getirmek ve sektörle tasarımcıyı buluşturmak adına ilki 2007 yılında düzenlenen Moda Tasarım Günleri`nin üçüncüsü, Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği(UHKİB) ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği(UTİB) işbirliğinde 2 -3 Nisan tarihleri arasında 3. Tekstil ve Moda Tasarım Günleri adı altında gerçekleştirilecek.
Tekstil ve konfeksiyon sektörüne yeni tasarımcıların kazandırılması, sektördeki tasarımcıların bilgi paylaşımının sağlanması, sektörde deneyime sahip olan ancak kendini geliştirmek isteyen kişiler ile sektöre yeni başlayanlara moda ve moda yönetiminin temel kavramlarının kazandırılması, moda -markaya yönelik koleksiyon oluşturmanın temel eğitim ve uygulamalarının gösterilmesi amacıyla düzenlenen 3. Tekstil ve Moda Tasarım Günleri, sektörden ve dünyadan çok sayıda tasarımcıyı ağırlayacak.
Etkinliğin ev sahibi UHKİB Başkanı Şenol Şankaya, dünyada rekabet koşullarının günden güne zorlaştığını belirterek, rekabette geri kalmamak için sürekli araştırma yapmak ve yeni bakış açıları ile farklılaşmak gerektiğini söyledi.
`Rakiplerimize karşı üstünlük kazanmada yenilikçiliğin ve yenilikçi ürünlerin katkısı büyük` diyen Şankaya, Türk hazırgiyim ve tekstil firmalarının rekabet stratejilerinde tasarım ve inovasyona yer vermelerinin sektör için çok önemli olduğunu vurguladı.
Şankaya, `Kendini yenileyemeyen, gelişmeyen, standart ürün üreten firmalar gittikçe daha çok kan kaybedecek. Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün kulvarını bir üst seviyeye çıkarması için bu konulara odaklanması şart. UİB Tekstil ve Hazırgiyim Birlikleri olarak geleceğimizi inovasyon ve tasarım alanında yapacağımız çalışmaların şekillendireceğine inanıyor ve bu çalışmaları da çok önemsiyoruz.
Bu sebeple de bu yıl 3.`sünü yapacağımız Tekstil ve Moda Tasarım Günleri`mizde inovasyon ve tasarım ekseninde geleceğe bakabilmek adına üyelerimize bir vizyon vermesi için `İnovatif tasarımla geleceği şekillendiriyoruz` başlığını seçtik` dedi.
`BURSA MODANIN ÜRETİLDİĞİ YER`


UTİB Başkanı İbrahim Burkay ise, Bursa`da düzenlenen Tekstil ve Moda Tasarım Günleri`ne ilginin her yıl daha da arttığını belirterek, bu yıl katılımcı sayısının geçen yılın iki katına ulaştığını söyledi.

İbrahim Burkay

Özellikle etkinlik kapsamında yapılan atölye çalışmalarında, tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin Ar-ge ve dizayn departmanlarındaki çalışan kişilerin, dünyada moda ve trendleri belirleyen gruplar tarafından nasıl takip edildiği, bir koleksiyonun nasıl oluşturulduğu ve gelecek trendlerle alakalı neler yapılacağı gibi konularda çalışmalar yaptıklarını kaydeden Burkay, `Düzenlediğimiz Moda Tasarım Günleri`nin etkisini Bursa`da hissetmeye başladık.
Atölye çalışmalarına katılma yönünde firmalardan yoğun talep var. Firmalar bu çalışmalardan hem faydalanıyorlar, hem de faydasını ürünlerinde, koleksiyonlarında ihracatlarında görüyorlar` diye konuştu.
İstanbul`un dünyanın en önemli moda merkezlerinden birisi olma yolunda ilerlediğini Bursa`nın da buna tam destek verdiğini ifade eden Burkay, `İstanbul modanın merkezi, Bursa ise modanın üretildiği yer. Bursa`da tekstil ve konfeksiyonda moda ve tasarımın ön plana çıkması gayet doğal. Bursa İstanbul`a alternatif değil.
Ama Bursa kumaş ve konfeksiyon tasarımlarıyla, dizaynları ile sürüklüyor. Düzenlediğimiz Tekstil ve Moda Tasarım Günleri ile etkimizi daha da arttıracağız. Ağırlıklı hedefimiz, firmalarımızı eğitmek ve onlara yeni bilgiler aktarmak. Bu yıl ilkini düzenleyeceğimiz defile de bizim için son derece önemli olacak. Ayrıca bu yıl ev tekstili sektörü de bu etkinlikte yer alacak` dedi.
Etkinlik kapsamında 2 – 3 Nisan tarihleri arasında gün boyu paneller ve firmaların tasarımcı, müşteri temsilcisi, mağaza yöneticisi, pazarlama yöneticisi, satın alma yöneticilerinin katılımları ile atölye çalışmaları düzenlenecek.
Concordia BV tarafından gerçekleştirilecek olan atölye çalışmalarında, tekstil ve konfeksiyon sektörlerinden toplam 12 grup oluşturulacak ve bu gruplarda,
`Farklı yaşam tarzlarının gelişen eğilimler doğrultusunda değerlendirilmesi` teması işlenecek. Program kapsamında ünlü modacı Bahar Korçan`ın 2010 yaz koleksiyonunu sergileyeceği `Kabullen ya da Değiştir` isimli bir defile de düzenlenecek. Defilede Burcu Kutluk, Didem Soydan, Ebru Öztürk, Alona Kıral, Nur Gümüşdoğrayan, Selda Car gibi ünlü mankenler yer alacak.

Bir birinden şık kıyafetler oscar törenlerinde yine göz kamaştırdı. Adeta tasarımcıların birbirleriyle kıyafetlerini yarıştırdığı moda haftalarından farksız nefesleri kesen bir gece yine geldi geçti. Filmlerden çok kıyafetlerin konuşulduğu geceden muhteşem kareler.

Eroğlu ve Koton firmaları 2010`u yurtdışına açılma yılı ilan etti. Avrupa`yı ortak yayılma alanı olarak belirleyen firmalardan Koton; Doğu Avrupa`ya, Eroğlu Batı Avrupa`ya yayılma arifesinde.

Colin`s ve Loft markalarının yaratıcısı Eroğlu Holding`in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şahin Eroğlu, 2010`da tamamen markalara yatırım yapacaklarını söyledi. Yurtiçi ve yurtdışında 180 Colin`s mağazası açmayı planladıklarını belirten Eroğlu, `Bunların büyük bir bölümü yurtdışında olacak` dedi. Colin`s yanında arka planda kalan Loft markasına da yatırım yapacaklarını vurgulayan Eroğlu, yurtiçinde 40 tane Loft mağazası açacaklarını ve markanın ilk önce yurtiçindeki bilinirliğini artıracaklarını söyledi. İtalya`da açacakları mağaza dışında mutlaka Milano Moda Haftası`na da girmeyi hedeflediklerini dile getiren Eroğlu, `Fashion TV ile görüşme halindeyiz. 2010 Kış koleksiyonumuz için bir ünlü ile reklam anlaşması yapmak istiyoruz. İtalya`ya 12 mağaza açacağız` dedi.

OSMANLI İMPARATORLUĞU SINIRLARINA KOTON MARKASINI TAŞIYACAK

Koton`un Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz geçen yıl 15 mağaza açtıklarını bu yıl da özellikle Türk nüfusun yoğun olarak yaşadığı ülkelerde mağaza açacaklarını söyledi. `Osmanlı İmparatorluğu`nun sınırlarına mağaza açıyoruz. Doğu Avrupa`yı önemsiyoruz` diyen Yılmaz, bu yıl mayıs ayına kadar Libya, Lübnan, Bulgaristan, Slovakya ve Ürdün`e gireceklerini söyledi. Bu arada Koton`un sahipleri Yılmaz Yılmaz ve Gülden Yılmaz bir yandan markalarına yatırım yaparken bir yandan da dernekler içinde aktif görevler üstlenmeye başladılar. Birleşmiş Markalar Derneği`nin yeni başkanlığına getirilen Yılmaz Yılmaz ile Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği`nin başkan yardımcılığına seçilen eşi Gülden Yılmaz bazı projelerde eş zamanlı ve işbirliği içinde çalışıp marka yaratmak ve o markaları yurtdışına yaymak için çalışacaklar.

Türkiye`nin en büyük tasarım ve dekorasyon etkinliği olan i-deco bu yıl yine özel tasarımları ve tasarımcıları ağırladı. Onlardan biri dünyaca ünlü İtalyan mimar, tasarımcı Piero Lissoni`ydi.

CNRExpo Fuar Merkezi`nde bu yıl üçüncüsü düzenlenen i-deco İstanbul Dekorasyon, Mobilya ve Tasarım Fuarı dünyaca ünlü bir tasarımcıyı ağırladı. Grafikten mimarlığa kadar tasarımın bir çok alanında imza atmış otel; showroom, mağaza, ev ve yat tasarımları ile ünlü İtalyan mimarisinin önemli tasarımcısı Piero Lissoni fuarın onur konuğuydu. 70 kişilik tasarım ekibiyle çalışan Lissoni, Associati, Boffi, Alessi, Artelano, Capellini, Cassina, Flos/Antares gibi prestijli firmalar için tasarladığı ürünler ile tanınıyor. Biz, Lissoni`yi Benotton`un İstanbul Suadiye`deki mağazasındaki imzasından tanıyoruz.

BİRAZ ŞİZOFREN OLMAK LAZIM

Piero Lissoni, fuarda kendine ayrılan bölümde önce tasarım meraklılarının sorularını yanıtladı. Konuşması yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Saat, kahve makinesi, bina tasarımı dahil aklınıza gelebilecek her türlü ürünü tasarlayan Lissoni`nin konuşma boyunca ağzından düşürmediği tek kavram vardı. O da `kültürlülük` Kimi tasarımcılar yurt içinde ve dışında üniversitelerden eğitim alırken bazı tasarımcılar da eğitimsiz oldukları halde iyi tasarımlar çıkarabiliyor. Lissoni`in bu konudaki düşüncesi şu, `Önce sanslı olmalısınız. Sonra kültürlü… Okula eğitime başladığım zaman mimar ve tasarım eğitimi aldım ama bu benim mimar yada tasarımcı olacağımın garantisi olamazdı. Lokomotif sanki çift başla ilerliyor. Kompartımanın bir kısmı aldığınız teorik bilgi ama diğeri de kendinize yüklediğiniz kültür. Biri olmadan diğeri olmaz.`

ORTAKÖY`DE FARKLI TAKSİM`DE FARKLI TASARIM

Benetton`un Suadiye`deki binasını tasarlayan Lissoni, İstanbul`un bir çok yüzü olduğunu ve bu yüzden binayı tasarlarken binanın bulunduğu çevreyi dikkate aldığını söylüyor. Lisoni, `Bağdat caddesine göre yaptığımda binanın dış cephesi, diğer binalarla kurduğu iletişim, bulunduğu yer, dört farklı yerde, farklı iz taşımasıyla böyle bir bina oldu. Taksim`de veya Ortaköy`de yapsaydım daha farklı olurdu` diyor. Lissoni her türlü tasarımı yapan bir tasarımcı. Düşündüğünüzde herbiri ayrı bir ilgi ve birikim gerektiriyor. Bu kadar bilgiye nasıl yetişiyor, 70 kişiyle yeterli oluyor mu? merak ettim doğrusu. Verdiği cevap güzeldi: `Biraz şizofren olmak lazım. Tevazu göstermek ve disiplinli çalışmak gerekiyor. Çalışmakla hersey mümkün` diyor. Son yıllarda tasarımların bir çoğu teknolojiye bağımlı olduğu düşünülürse tasarımlar gitgide daha mekanik oluyor. Peki tasarımda teknolojinin ölçüsü ne? Lissoni; `Teknolojiyi tabiki düşünmek lazım ama hiçbirşey son teknolojiyle çıktığı için iyi olmaz. Ama kullanmadığı için kötü de olmaz.`

MODAYA UYMAK APTALCA!

Piero Lissoni`ye sorduğum diğer bir soru da İstanbul gibi hem metropol hem de tarihi şehirlerde tasarım yapmanın zorluğu… `Herşeyi insan ölçeğinde düşünmek lazım` diyen Lissoni, İstanbul eskiden bir balıkçı köyüydü. Sonra Roma İmparatorluğu`nun başkenti oldu. Sonra Mehmet geldi ve bugünkü İstanbul oluştu. Yepyeni bir yüz çıktı ortaya. İstanbul her zaman bir dönüşüm içinde oldu. Hala o dönüşüm yaşanıyor. Buraya gün geçtikçe daha fazla insan gelebilir. Neden daha fazla bina yapmayalım elbette yapabiliriz. ` Peki tasarım kendini tekrarlıyor mu? Lissoni, her şeyde olduğu gibi tasarımda da geleneğin var olması gerektiğini düşünüyor. Modanın tasarımı etkilemesinin yanlışlığını da vurgulayan Lissoni şöyle devam ediyor: `Birçok meslektaşım bunu kabul etmese de, bazı meslektaşlarım modanın peşinden gidilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Önce çok basit sadelik içeren tasarımlar sonra süslü, sonra daha süslü tasarımları yapıyorlar ama sonra yine en başta yaptıkları sade tasarımlara geri dönüyorlar. Bu mümkün ama çok aptalca! Ben hep aynı yolda devam ettim.. Benim için basitlik ve sadelik önemliydi. `

Aykut Erol`dan tasarım mesajı: SAMİMİ OL!

Mimar Sinan Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarım bölümü mezunu ödüllü tasarımcı Aykut Erol ise fuara `BE SINCERE` yani `samimi ol` temasıyla tasarladığı cam ürünlerle katılıyor. Erol, tüketme arzusunda olan insanların algı düzeyini artırarak bilinçli tüketime yönlendirmeyi amaçlıyor. 2003 yılında ürün tasarımına başlayan sanatçı, mobilya tasarım sektörüne veya masaüstü objelere karşı `Samimi ol` mesajı veriyor. Tasarımcının aldığı eğitimin önemli bir güç olduğunu söyleyen Erol, tasarımcının eğer bu elindeki gücü iyi kullanmazsa dünya için iyi şeyler olmayacağını düşünüyor. Erol; `Mesela eğer bir tasarımcı geri dönüşüm özelliği olan malzemeleri kullanmazsa, o tasarımın yok olup olmayacağını düşünmezse sadece görünümü için çalışırsa faydasından çok zararı olacağını düşünüyorum` diyor.

MOBİLYALAR HADDİNİ BİLSİN!

Öncelikle ürünün fonksiyonun ihtiyaçları karşılaması gerektiğini söyleyen tasarımcının standında oymalı eski tip koltuklar balyozla kırılıyor görüntüsü verilmişti. Erol, burada `mobilyalar haddini bilsin` diyor. Bunun sebebini ise şöyle anlatıyor; `İki yönü var bunlardan biri tasarım şekline ve rengine değil, fonksiyonuna değinmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir de mobilyalar hayatımızı bu kadar işgal etmemeli. Sadece oturma eylemi görülen bir obje evinizde yaklaşık bir buçuk iki metre kare yer işgal ediyor ve fiyatı da yüksek rakamlara satılıyor` diyor. Sanatçı ürünün tek başına güzel olmasının yeterli olmadığını tüketicinin beklentilerini arttırması gerektiğini de söylüyor. Bunun nedenini ise şöyle açıklıyor; `Çünkü sonsuz kaynak diye birşey yok. Çünkü tasarım etrafta bulanan meteryalleri bir araya getirmektir`. Biz tasarımcıların dünyaya karşı samimi olmaları gerektiğine inanıyoruz. Stantda gördüğünüz kapların formları düz ama üstünde sadece samimi ol yazıyor bu da eğimli bir vazo yerine düz bir vazonun aslında işinizi gördüğünü diğer objelere ironik bir biçimde mesaj yolluyor`.