İtalyan moda devi Prada, 2010 yılında karını ikiye katladığını duyurdu. Milan merkezli şirketten yapılan açıklamada 2009 yılında 100.2 milyon Euro olan net karın geçen yıl 250.8 milyon Euro’ya çıkardığı belirtildi. Şirketin toplam geliri ise 2 milyar Euro’yu aştı.


Asya’da gelirlerini yüzde 63, ABD’de yüzde 30, Avrupa’da ise yüzde 20 artıran şirketin cirosunun ise yüzde 31 artışla 2.05 milyon Euro’yu bulduğu açıklandı.
Temmuz ayında halka açılmak için başvuran moda devinin Hong Kong Borsası’nda 10.7 milyar dolarlık şirket değeri ile halka arz edilmesi bekleniyor.

Victoria’s Secret Fashion Show’un benzer niteliğinde olan ve Victoria Secret mankenlerinden tanıdık isimleri de içeren tur için Monange, Latin Amerika’nın en büyük moda olayı olduğunu bildirdi.

Isabeli Fontana, Renata Kuerten, Adriana Lima, Izabel Goulart, Alessandra Ambrosio, ve Ana Beatriz Barros mankenler arasında göze çarpan isimler oldu. Kadronun tümünün Brezilyalılardan oluşması bu turun Latin Amerika’ya özgü olduğunun bir kanıtı gibi görünüyor.

İlki 26 Martta gerçekleşen gösteri Eylül’e kadar Brezilya’nın 12 şehrinde, Eylül ayına kadar ayda bir ya da iki gösteri olacak şekilde gerçekleşecek.

Abercrombie&Fitch’in Türkiye distribütörü Meridian Tekstil’in ortaklarından Kamil Yıldız markaya en büyük talebin doğu illerinden geldiğini, bu yüzden Doğu’da mağazalaşmak istediklerini söyledi

Dünyada gençler tarafından en fazla tercih edilen markalardan Amerikan casual (rahat spor) giyim markası Abercrombie&Fitch’in (A&F) Türkiye distribütörü Meridian Tekstil’in ortaklarından Kamil Yıldız, markayı Anadolu ve Doğu illerinde büyütmek için bu yıl harekete geçeceklerini söyledi. E-ticaret sitelerinde yaptıkları satışın yüzde 45’e yakınını doğu illerinden yapıldığını dile getiren Yıldız, “Doğu’da gelir seviyesi yükseldikçe insanlar daha fazla markalı ürüne yöneliyor. Abercrombie& Fitch de özellikle trendleri takip eden Doğulu gençlerin en sevdiği markalardan biri” dedi. Abercrombie&Fitch için özellikle Batman ve Gaziantep’ten talep aldıklarını ifade eden Yıldız, e-ticaret siteleri üzerinden 3 günde 10 bin A&F ürün sattıklarını belirterek, “Siparişin büyük bir bölümü Doğu ve Anadolu’dan. En çok polo yaka tişört, kareli gömlek ve chino pantolon sattık” dedi. 2009 Mayıs ayından beri marka ürünlerin sanal ortamda satışını gerçekleştiren Limango’nun Direktörü Gülfem Toygar, Doğulu tüketicilerin her şeyden önce trendleri çok yakından takip ettiklerini söyledi.

BÜYÜKŞEHİRLERİ GEÇİYORLAR
“O sene moda kırmızıysa kırmızı ürünler tükeniyor. Babet modası varsa talebe yetişemiyoruz. Açıldığımız yıldan beri Doğu’dan çok ciddi talep alıyoruz” diyen Toygar, o yılın trend markasını da bu doğrultuda çok tercih ettiklerini söyledi. Limango üzerinde satışa çıkan Miami merkezli Oye isimli bikini markasının Doğu illerine satışının kendilerini şaşırttığını dile getiren Toygar, “Oye bikiniler Doğu’nun uç illerinde, İstanbul, Ankara ve İzmir’in toplamından daha fazla sattı” dedi.

Frank&Marshall Türkiye’ye geldi
Meridian Tekstil bir yandan Abercrombie&Fitch’i yaygınlaştırma çalışmaları yaparken bir yandan da yeni markalarla büyümeye gidiyor. 2011 başında Scotch&Soda’yı Türkiye’ye getiren ve ilk mağazayı nisanda açmaya hazırlanan firma, şimdi de yine casual genç giyim markalarından Amerikan Franklin & Marshall’ı da Türkiye’ye getiriyor. Yurtdışından getirdikleri markaları Nstyle mağazaları aracılığıyla satan ve 20 mağazaya ulaştıklarını belirten Yıldız, bu şekilde dünya markalarını da Doğu’ya taşıyacaklarını ve 2015’e kadar Türkiye’de 100 mağazaya ulaşmak istediklerini söyledi.

Fransız sanatçı Erica Simone New York’un farklı yerlerinde çıplak fotoğraflarını çektirdi. Sanatçının metroda, kütüphanede, evinin önünde kar temizlerken çekilen 20 çıplak pozu önümüzdeki ay New York’taki Dash Galeri’de sergilenecek.
Simone sergi fikrini nasıl bulduğunu “İki yıl önce bir moda defilesi izlerken kendi kendime, ‘Sosyal statümüzü gösterdiğine inandığımız moda ve kıyafetler olmasaydı, çıplak olsaydık ne olurdu?’ diye düşündüm. Ortaya bu sergi çıktı” sözleriyle anlattı. Serginin adını “Şehirli Çıplak Vatandaşın Otoportreleri” koyan Simone, “Başta gergindim ama sonraki çekimlerde kendimi özgür hissettim” dedi.

LİBYA’YA yapılan operasyon bu ülkeyle bavul ticareti yapan Merter, Laleli ve Osmanbey esnafını da vurdu. Açık hesap çalışan birçok firma yaşanan savaş sebebiyle batık yazmak zorunda kaldı. Batık yazılan rakamın 80-100 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Merter Sanayici ve İş adamları Derneği Başkanı (MESİAD) Ercan Tan, Libya operasyonunun sadece Merter esnafına faturasının 50 milyon doları bulduğunu söyledi. Tan, Merter’de 7 bin firmanın bulunduğunu ve bunların 400-500’e yakınının Libya ile birebir açık hesap çalıştığını dile getirdi. Tan “Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi ile ticaretimizin yüzde 85’i açık hesap şeklinde. Bu yıllardır böyle yürüyor. Zaten Türkiye’yi tercih etmelerinin sebebi de bu. Biz müşterimize hiçbir teminat almadan malı teslim ediyoruz. Bu zamana kadar da hiçbir sıkıntı yaşamadık. Fakat yaşanan savaş, tüm iletişimimizi kopardı. Büyük zararımız var. Ama şunu söylüyoruz. Oradaki insanlarımız bizim insanlarımız. O paralar, batık da yazsak helal olsun. Önümüzdeki dönemde durum normale dönerse tekrar gelip bizimle çalışacaklarını biliyoruz. O açıdan tek dileğimiz savaşın bir an önce son bulması” dedi.

Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Orhan Altun ise Libya ile ticarette yaklaşık 1 aydır sıkıntı yaşadıklarını ve son 1 haftadır bağlantının tamamen koptuğunu söyledi. Laleli’de 5 bine yakın tekstil işiyle uğraşan esnaf bulunduğunu ve bunların yüzde 10’unun Libya ile açık hesap çalışan esnaf olduğunun altını çizen Altun “Zarar büyük. Borçlar tahsil edilemiyor. Açık hesabın faturası bize ağır oldu. Benim tahminim Laleli, Osmanbey ve Merter piyasasının bu savaştan 100 milyon dolar üzerinde zarar ettiği. Yakın bir zamanda da durum normale dönmeyecektir” dedi.

‘Bizden gıda istemeye geldiler’

Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği Başkanı Ali Ulvi Orhan da Osmanbey piyasasının savaştan etkilendiğini ve son 1 aydır Libya ile tüm ticaretin durduğunu söyledi. Açık hesaplar konusunda da esnafın zor durumda olduğunu belirten Orhan “Osmanbey’de irili ufaklı 4 bin tekstil firması var. Bunların en az yüzde 15’i Libya ile ticaret yapıyor ve çoğu açık hesap çalışıyor. Bir hafta öncesine kadar Libyalı müşteriler bizden gıda ve ilaç yardımı istemeye geldiler. Bizde elimizden geldiğince yardım ettik. Bu insanlara ‘borcunu öde’ diyemezsiniz. Savaşın sona ermesini bekliyoruz” dedi.

HİKMET TANRIVERDİ: Müşterilerimizle iletişim koptu

BÖLGE ülkelerine yıllık 600 milyon dolar üzerinde bavul ticaretinin olduğunu söyleyen İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanriverdi bu rakamın yıl sonunda 10 kat düşerek 60 milyon doları zor bulacağını söyledi. Tanrıverdi, özellikle Merter ve Laleli esnafı ile Libyalı tüccarların ciddi ticaret bağlantısı olduğunu belirterek “Bu ülke ile açık hesap çalışan birçok tekstil firması var. Buradaki esnaf verdiği malın parasını alamadı. Savaş  sebebiyle tekstil firmalarının Libyalı müşterileri ile iletişimi koptu. Tahminimce 70-80 milyon dolar açık hesap var ve bu rakamı firmalar batık yazmak zorunda kaldı” dedi. Tanrıverdi bavul ticareti yanında tekstil ve hazır giyimde Libya’ya resmi ihracatın ise 2 ayda sadece 14 milyon dolar olarak gerçekleştiğini, bu rakamın geçen yılın aynı döneminde ise 10 milyon dolar olduğunu da anlattı.

ABD’li bir fast-food zinciri, İngilizcede hem ‘Türkiye’ hem de ‘hindi’ anlamına gelen ‘Turkey’ kelimesinin yaptığı çağrışımdan yola çıkarak, yeni hindi burgerinin reklamında 2010 Türkiye Güzeli Gizem Memiç’i oynattı

Bir Amerikan fast-food zinciri, İngilizce’de hem ‘Türkiye’ hem de ‘hindi’ anlamına gelen ‘Turkey’ kelimesinin yaptığı çağrışımdan yola çıkarak, yeni hindi burger reklamını 2010 Türkiye Güzeli’yle çekti. Carl’s Junior adlı ünlü fast food zincirinin yeni hindi burgerinin reklamında 2010 Türkiye Güzeli Gizem Memiç rol aldı.

Güney Afrika’da bir havuz kenarında çekilen reklam filminde Memiç önce dev bir havuzun kenarında kırmızı gece elbisesi ve elinde hindi burgeri, üzerinde ‘Miss Turkey’ yazısıyla görünüyor. Daha sonra fondaki ses, “Tadına doyulmaz ızgara hindi (Turkey) burgerimizi hatırlamanız için Türkiye güzelini (Miss Turkey) tuttuk. Türkiye güzelini hatırlamanız içinse ona bikini giydirdik” diyor. Bu sırada Memiç elbisesini çıkarıyor ve bikiniyle, hamburgerinden bir ısırık alıp yürümeye devam ediyor. Bu sırada havuz kenarında oturan bir kadın, küçük çocuğunun gözlerini kapatıyor.

Ardından fondaki ses, “Türkiye güzelinin bikinisini hatırlamanız içinse bikinisinin üzerine küçük ızgara burgerlerimizden koyduk” diye devam ediyor. Son sahnede ise ekranda sadece hindi burger görünüyor. Reklam filminin yapımcıları, aradaki bağlantının anlaşılacağını ve dikkat çekeceğini düşündükleri için böyle bir benzetmeye başvurduklarını ve güzel vücuda sahip kadınların da bu düşük kalorili burgeri yiyebileceklerini göstermek için Memiç’i reklam filminde oynattıklarını söylüyor.

İşte o reklam filmi:


İstanbul’un Üçüncü Büyük Alışveriş Merkezi TORİUM, Yeni Açılan H&M, Tekzen Yapı Market ve T-Box İle Birlikte Mağaza Karmasını Genişletmeye Devam Ediyor.

Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen markalarına ev sahipliği yapan Torium, üç yeni büyük markanın daha açılmasıyla mağaza karmasını genişletiyor.

Haramidere bölgesine ilk kez yatırım yapan İsveçli hazır giyim markası H&M, iki katlı, 2 bin 500 metrekare büyüklüğündeki dördüncü mağazasını Torium Alışveriş Merkezi’nde açtı. Türkiye’nin dev yapı market zinciri Tekzen 2 bin metrekarelik 53. mağazasını ve özellikle genç yaştaki tüketici grubuna hitap eden sıkıştırılmış ürünlerin satışını yapan T-Box ise yeni konsepti ile 2. Mağazasını Torium’da açtı.

Türkiye’nin en büyük kapalı eğlence merkezine sahip Torium, dört mevsim kış sponsorlarının yapılabildiği ve kar oyunlarının oynanabildiği “Torium Snowpark”, dünyada son yıllarda en çok tercih edilen lunapark oyuncaklarını ilk kez Türkiye’ye taşıyan “Starpark Lunapark” ve ileri teknoloji ile donatılmış 9 salonda toplam 1766 koltuk kapasitesi bulunan “Cinetech Sinemaları” ile ziyaretçilerine alışveriş ve eğlenceyi bir arada sunuyor.

Torium içerisinde Electroworld, YKM, Migros, LCW, C&A, Teknosa, Boyner Sport, Vestel, Zara, Oysho,Pull&Bear, Derimod, Kiğılı, Zara, Sarar, Hotiç, Flo, Atasay, Koton, Mango, Desa, Ramsey, Damat, Pierre Cardin, Us Polo, Roman, Fabrika, Network, Divarese, Batik, Sephora, İpekyol, Twist, Toyzz Shop, Benetton, Accesories, Krc, Özdilek, Gratis, Collezione, Mavi, Adidas, Reebok, Loft, D&R, Burger King, Sbarro, Arbys, Popeyes, Çiçek Izgara, Çıtır Usta, Mc Donalds, KFC, Pizza Hut, Atom Tost, Anadoludan, Baydöner, Kahve Dünyası, Mudo, Orion, Cosmocity, Turkcell, Samsung, Vodafone, Siemens, ETS, Zen Pırlant, Altın Yıldız, Max Moda, İnci, Colins, Defacto, Aker, Pırlant Saat, Journey, Cafe Nero, Marks& Spencer, Stradivarius, Bershka, Beymen, Beta, Ayakkabı Dünyası, Heri, Nine West, La Senza, Gap, Max, Panço, English Home, NT, Penti, Koçak Gold, Nike, Watsons, Fenerium, Sony, Altınbaş, Kervan, Mother Care, Little Big, Tiffany ve Bernardo gibi mağazalar yer almaktadır.

Bakanlar Kurulu’nun onayladığı yerli üreticiyi koruma amaçlı tebliğ, 120 günlük gözetleme süresinin ardından 21 Temmuz 2011’den itibaren ithal tekstile ek vergi getirilmesini öngörüyor.

Bu durum sektörü ikiye böldü. Üreticiler karardan memnuniyetlerini dile getirirken, ithalatçılar, bu kararın satış fiyatlarını yüzde 20-30 arasında yükselteceğini savunuyor.

13 Ocak tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ‘İthalatta korunma önlemlerine ilişkin tebliği’ne Bakanlar Kurulu’ndan onay çıktı. İthal tekstile ek vergi getiren tebliğ, üreticilerin yüzünü güldürürken ithalatçıları rahatsız etti. Buna ilişkin ithalat rejimi kararına ek yapılmasına yönelik bakanlar kurulu kararı, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. 120 gün sonra yürürlüğe girecek karar, ithalat rejiminde 51, 52, 54, 55, 61 ve 62’inci fasıllarda bulunan ve kararda gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) ve ismi belirtilen maddelerin ürünlerini kapsayacak. AB, EFTA, İsrail, Makedonya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Fas, Batı Şeria ve Gazze Şeridi, Tunus, Suriye, Mısır, Gürcistan, Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ ve Kosova’dan ithalatta, ilave gümrük vergisi alınmayacak.

Sektörün önde gelen şirketleri 120 günlük gözetleme süresinin ardından 21 Temmuz’dan itibaren uygulanacak vergi ile satış fiyatlarını artıracaklarını kaydediyor. Tekstil ve hazır giyimciler, şubat ayında Dış Ticaret’ten sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’dan bu kararın ertelenmesi konusunda destek istemişti. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın (DTM) açtığı korunma önlemi soruşturmasına paralel olarak Bakanlar Kurulu, söz konusu tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatında yüzde 20-30 arasında ilave Gümrük Vergisi uygulanmasına karar verdi.

LC Waikiki’nin çatı kuruluşu Taha Holding Yönetim Kurulu üyesi İsmail Hakkı Kısacık, ek vergiye karşı olduklarının altını çizdi. Bakanlar Kurulu kararında 10 puan indirim yapıldığı belirtilmesine karşın, kilogram fiyatlarında bir oynamanın söz konusu olmadığını dile getiren Kısacık, iş dünyasına uygulanacak vergiden tüketicilerin de etkileneceğini belirtti. Tekstil ve hazır giyim sektörü, 21 Temmuz’dan itibaren satış fiyatlarına yüzde 20-30 oranında zam yapmaya hazırlanıyor. Sektörden bir temsilci ise ek vergilerin uygulanması durumunda, şu ana kadar ithal edilen bazı ürün gruplarındaki siparişlerin Türkiye’ye kayması sonucu kapasite kullanımında ve istihdamda belli bir artış olacağını belirtiyor. Ancak kararın enflasyona ve dar gelirli tüketiciye muhtemel zararlarının da gözden kaçırılmaması çağrısında bulunuyor. Kararın hükümetin enflasyon ile mücadele ve dar gelirli tüketiciyi koruma politikası ile çeliştiği iddia ediliyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin de dernek olarak kararı kesinlikte doğru bulmadıklarını dile getirerek pazartesi günü yapacakları yönetim kurulu toplantısız kararına göre gerekli adımları atacaklarını aktardı. Süvari Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Coşkun ise sektörün iyi bir ivme yakaladığını, alınan kararın bu düzeni sekteye uğratacağını kaydetti. Sonuçta alınan karardan en fazla tüketicilerin etkileneceğini de aktaran Coşkun, uygulamanın başlamasıyla birlikte yüzde 20 oranında bir zam yapılacağını da ifade etti.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle ise tebliği olumlu karşıladıklarını kaydederek, “Referans fiyatlarda henüz bir değişikliğe gidilmedi. Daha önce yüzde 40’ları bulan vergi oranlarında 10 puanlık bir indirim yapıldı. Hepimize hayırlı olsun.” dedi. Sarar Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar da iç piyasada ciddi bir hareketliliğin yaşanacağını ileri sürdü.

Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) Yönetim Kurulu Başkanı İsa Dal, önümüzdeki dönemde tekstil ihracatında pamuk ve iplik fiyatlarına bağlı durgunluğun yaşanabileceğini söyledi.
 

Dal, yaptığı açıklamada, 2010’da pamuk fiyatlarındaki artışın tekstil sektörünü etkilediğini, kriz sonrasında toparlanma sürecine giren dünya ekonomisinin, pamuğun arz ve talebindeki dengesizliklerle karşı karşıya kaldığını kaydetti.

ABD’nin pamuk politikaları, Çin’in devasa tüketimi, Hindistan’da devletin çiftçiyi desteklemek için pamuğu yüksek fiyattan almasının, pamuk fiyatlarının hızla yükselmesine neden olduğunu ifade eden Dal, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Dünyadaki artışa paralel olarak Türkiye’de de yükselen fiyatlar, pamuk çiftçisinin yüzünü güldürürken, iplik üreticileri için tehlike çanlarının çalması anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde tekstil sektöründe pamuk ve iplik fiyatlarına bağlı durgunluk yaşanabilir.

Aralık-şubat arasında tekstilde zaten bir durgunluk olur ama pamuk fiyatlarındaki artış maalesef ticari ilişkileri derinden sarsıyor. Herkes pamuk ve iplik fiyatlarında bir düşüş bekledi, beklenilen olmadı. Bir müddet kimse mal almadı, artık ortada mal da kalmadı. Daha hasadı yapılmayan pamuğun yüzde 20’si satıldı. Bu, tekstilciyi zora sokacak. Verilere göre pamuk ve iplik fiyatları daha da artacak.”

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından bu yıl 3’üncüsü düzenlenen ‘Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesinde Gap Güneydoğu Tekstil ödüle layık görüldü. Tekstil Ar-Ge’ Pazarı Zirvesi kapsamında alınan ödül tekstil sektöründe son dönemde gittikçe artan teknolojinin önemi açısından oldukça önemli. UTİB Başkanı İbrahim Burkay, uzun vadede büyümenin teknoloji üretmeye bağlı olduğuna dikkat çekerek, “Uzun vadede büyümenin en önemli ayağı da Ar-Ge’ye verilen önemdir” dedi.

Türkiye’nin Ar-Ge projelerinde alt sıralarda olduğunu dile getiren İbrahim Burkay, ABD ve Kanada’nın Ar-Ge’ye en fazla pay ayıran ülkeler olduğunu bu iki ülkeyi Çin’in izlediğini söyledi. Türkiye’nin proje kültürüne alışık olmadığını vurgulayan Burkay, değişen dünya koşullarının Ar-Ge projelerinin önemini ortaya koyduğuna dikkat çekti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de yılda 35 bin tasarım yapılacağını, daha yüksek kalifiye teknolojik imkanlara da ihtiyaç duyulacağını söyledi.